Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Bir Ömür Nasıl Yaşanır

Bir Ömür Nasıl Yaşanır

BİR ÖMÜR NASIL YAŞANIR? - İlber Ortaylı / KİŞİSEL GELİŞİM - Söyleşi

Yenal Bilgici tarafından yazar ile yapılan söyleşi kitap haline getirilip raflardaki yerini almış. Edebiyat, sanat, müzik, seyahatler, şehirler kısaca yaşam üzerine tarihçimizin görgü, tecrübe ve düşüncelerini okurları ile paylaşmakta çalışma. İlber Hocamızın okuyup beğendiği kitap ve yazarları, izleyip beğendiği film ve yönetmenleri, dinleyip beğendiği beste ve bestekarlar ile ilgili tavsiye listeleri bulabilirsiniz. Günümüzün önde gelen entelektüellerinden bir olan Ortaylı´nın dünyası ile biraz daha yakından tanışmak için doğru bir seçim olacaktır. Öneririz.
javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); adreslerinde kitap üzerine okuduktan sonra görüşlerini paylaşan blogger sayfalarına ulaşacaksınız.
Kitaptan: Hikâye, roman okumak insanı çok dinlendiriyor; çok da hafızasını açıyor. Sakın unutmayın, en önemli şey hafızadır. (Sayfa, 14)
*** Kimsenin sizi bulmasını beklemeyin, nitelikli insanları siz arayın! (Sayfa, 23)
*** Beyninize yeni bir kapı açacak, size bir değer katacak insanla bir araya geldiğinizde bir şey öğrenirsiniz; bir şey düşünürsünüz; yeni bir yere bakmaya başlarsınız. Düşünceniz yeni bir boyut kazanır, yaşamınıza farklı bir bakış açısı eklenir. (Sayfa, 33)
*** Becerilerinize gerçekten uyan mesleği seçiniz. Kendi kapasitenizin altında çalışmayın, kendinşie bol ya da dar gelen bir gömleği giymekten kaçının. (Sayfa, 39)
*** İllâ aynı hayat görüşünü paylaştığınız insanlarla dost olacaksınız diye bir kural yoktur. Ben her dostumun hayat görüşünü paylaşmam ama görüşlerinden faydalanırım. (Sayfa, 41)
*** İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın. (Sayfa, 49)
*** Sorumluluk almayan insanlar boş olur. Bir de hak talep ediyorlar. Sorumluluk duygun yoksa hak talep edemezsin. Çünkü hakkın temelinde sorumluluk vardır. (Sayfa, 50)
*** Dil dünyanızı rahatlıkla değiştirir; sizi farklı, belki hayal etmediğiniz yerlere taşıtabilir. Demek ki içinde bulunduğunuz çevreyi, öğrendiğiniz dil sayesinde yırtacaksınız. Ama unutmayın, tek bir dil yetmez. En az iki-üç dil bilmelisiniz. (Sayfa, 65)
*** İşinizi doğru seçin. Daha en başından aşık olduğunuz bir işi yapmaya gayret edin. Bunu yapmazsanız, ne kadar çalışkan olsanız da hayattaki gayenizi kaybedersiniz, zihniniz uyuşur. (Sayfa, 72)
*** Okuyup yazarak çalışanlara sabahları çalışmalarını, bilhassa da notlar alarak çalışmalarını katiyetle öneririm. Sabahların özel havasından faydalanmak gerekir. (Sayfa, 73)
*** İyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir. Bu temel şarttır, yalnız kalmayı bilmek gerekir. Yalnız kalmayı bilmeyen milletlerden fazla bir şey çıkmaz. Mesela iyi bir düşünür çıkmaz. Maalesef biz Türklerin böyle bir kabiliyeti yok, bu yüzden de bizden iyi düşünür pek çıkmıyor. (Sayfa, 74)
*** Bir toplum ancak filoloji bilgisine sahipse bütün zamanları kontrol ediyordur. Bir toplum musiki ve matematikten anlıyorsa bütün insanlıkla irtibat kurabiliyordur, dünyalı olmuştur. (Sayfa, 138)
*** Çocuğunuzu ne fazla övün ne de fazla yerin. Bir çocuğu sürekli övmek iyi bir şey değildir. İnsanın çocuğundan dâhi diye bahsetmesi, devamlı yermek, küçümsemek kadar tehlikelidir. Onun yanında olmasını bilin yeter. (Sayfa, 176)
*** Sözün özü, hem çocuklar hem de büyükler açısınıdan gıdaya dikkat etmek şart... Doğal gıdalar yenilecek, sık ve az yenilecek; hepsi bu kadar. ´İştahım açık´ veya ´Tadı hoşuma gitti´, katiyen demeyeceksiniz; az yiyeceksiniz. (Sayfa, 177)
*** Türkiye´de dayanıksız, hayata hazırlıksız, en küçük güçlükte tökezlemeye meyilli çocuklar yetiştiriliyor.... Çocukların yokluğu, zorluğu, mahrumiyeti bilmesi lazım. Bunu ona siz göstereceksiniz. (Sayfa 179)
*** Beraber dolaşmak, bir insanı tanımanın en iyi yoludur. (Sayfa, 182)
*** Mustafa Kemal, izlediği temsilden sonra, kendisine refakat eden Bulgar Millet Meclisi üyesi Şakir Zümre Bey´e ´Adamların Balkan Savaşı´nı niye kazandıklarını şimdi anladım´ diyecekti. Neden böyle demiştir? Çünkü opera bir tertip ve disiplin işidir. Kendisi de bunu idrak etmişti. (Sayfa, 203)
*** Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de müreffeh yaşasalar bile hayatın tadını çıkaramıyor demektir. (Sayfa, 208)
*** Kişi her şeyden evvel temiz olmak zorundadır. İllâ marka giysin, pahalı kıyafetler giysin demek değil; ama en azından temiz giysin. Her evde bir çamaşır makinası illâ vardır, kılığını kıyafetini temiz tutsun. Ütülemeye bile ihtiyaç duyulmayan gömlekler satılıyor artık; ütüye üşeniyorsa, onlardan satın alsın. Ütüsüz pantolon da var ama yine de bir ütü yapsın lütfen. Yüzüne de dikkat etsin, saç baş dağınık gezmesin. Temiz olsun, yıkansın, yıkatsın, temiz giysin. Ayakkabısını temizlesin. (Sayfa, 251)
Arka Kapaktan:
“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”

- İlber Ortaylı

İlber Ortaylı, yediden yetmişe herkesin faydalanacağı, bilge şahsiyetinden ve yaşam tecrübesinden süzülen tavsiyelerden oluşan bir eserle karşımızda. İlber Hoca bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.

Bir ömrü hakkıyla yaşayabilmek ve yaşanan her andan tat alabilmek için önce ne lazımdır?
İnsan hayatı kaç dönemden oluşur ve her bir dönemde neleri tecrübe etmek gerekir? 15, 25, 40 ve 55 yaşları neden birer eşiktir?
İnsan kimden, ne öğrenebilir? Kendi kendini yetiştirmek nasıl mümkün olur?
Kişi mesleğini neye göre seçmelidir?
Bir işin uzmanı olmak ve o uzmanlık bilgisiyle çalışmak için nelere ihtiyaç vardır?
Bir dil, en iyi nasıl ve ne zaman öğrenilir?
En verimli sonucu alabilmek için nasıl çalışmak gerekir?
Sorumluluk sahibi bir insan, kendisi veya çocukları için nasıl bir eğitim modeli aramalıdır?
Hayata değer katmak için ne tür insanları arayıp bulmak gerekir?
Doğru kararları alabilmek için en çok kimleri dinlemek gerekir?
En iyi nasıl seyahat edilir; bir şehir nasıl dolaşılır? Hangi müze, hangi meydan, hangi sokakları görmek için dünyanın bir ucuna kadar gidilebilir?
İyi film, güzel müzik, doğru kitap nedir? Hangi temel eserleri dinlemeli, okumalı ve seyretmeliyiz?
İnsan yaşadığı şehirden tam manasıyla nasıl yararlanabilir?
“Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz…

İlber ORTAYLI tarafından hayata dair güzel tavsiyelerin bulunduğu akıcı ve güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim. Herkes kendisine göre bir tavsiye bulacaktır.

Bilgi verici, çok durağan hele çevresini bahsettiği kısımlar. Eline alan kişi sıkılmayı göze alabilir.

Kitap soru cevap şeklinde ilerliyor. Geçmişte neler yaptığından bahsediyor. Tabi burada önerilerde de bulunuyor.Kitaptan örnek; Gençler evlediğinde pahalı mobilyalar alacaklarına Türkiye veya Dünyayı gezsinler diyor. Semerkand görülmesi gereken ilk yerlerder biridir.

İlk başlarda altı çizilecek güzel nasihatler verdi sonlara doğru okurken sıkıldım. Bilgi verirken her alandan alıntı yapıyor :)