Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Ay Işığı Sokağı

Ay Işığı Sokağı

AY IŞIĞI SOKAĞI - Stefan Zweig / ÖYKÜ

Bir çok değerli eseri bulunan Zweig bu kitabında beş farklı öyküyü bir araya toplamış. Öykülerin ortak özelliği farklı kişilikteki kahramanların hepsinin intihar etmiş olmaları. Bu yönü ile biraz iç karartıcı olduğu söylenebilir. Yazarın tüm kitaplarını okumak gibi bir iddianız var ise düşünebilirsiniz.
javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); linklerinde kitabı okuyup hakında değerlendirmeler yapan kitap severlerin sayfalarına ulaşacaksınız. Göz atmanızda fayda olabilir.

´´Yine Zweig. Yine hayat dersi. Bu seferki küçük bir kutuya sığdırılmış beş öykü. Konuları ayrı olsa da sonları aynı olan bu üç hikayede takıntı ve tutkudan bahsediyor yazar. Ve iletişimsizlikten. Belki karşıdakinin anlıyacagi dilden konuşabilseler boyle bir sonları olmaz mıydı acaba? Hangimiz becerebiliyoruz ki karşıdakine kendimizi tam anlatabilmeyi? Bazen kendimize bile anlatamadiklarimiz varken.

Tutku ve takıntı gibi maraz duygularin içine birde ifade bozukluğu girince neler oluyormuş.

Anlaşılır olmak, anlatabilmek galiba aynı frekansta olan insanlar arasında olunabiliyor.Yoksa amuda da kalksan an-la-ta-mi-yorsun.

Sanki şey gibi. Birinci sinif talebesine 8×9 kaç eder diye sormak gibi.
Bu kitabı okurken şunu sordum hep. Aaba Zweig ´demi böyle hissetti? Anlatamadımı kendini?

Okuyunuz derim. Okutunuz da.´´ (Seyhan Arslan yorumu)

Arka Kapaktan:
Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel.
Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor