Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Aşka Tutunmak

Aşka Tutunmak

AŞK´a TUTUNMAK - Ahmet Şefik Kemal / ROMAN - Felsefe

Her şeyden önce akıcı. Akıcılıkla birlikte oldukça farklı bir bakış açısı ile olaylara yaklaşıyor. Böyle olunca, ezberler bozulmaya, okuma ile düşünme eylemi bir arada yaşanmaya başlıyor, istense de istenmese de. Çok farklı çizgisi ile okunmaya ve kitaplıkta yer almaya aday bir roman.

javascript:ntrTemp(); adresinde bir kitapseverin bu roman üzerine yaptığı yorumu okuyabilirsiniz. javascript:ntrTemp(); burada ise çok sayıda okurun kısa kısa değerlendirmelerine göz atarak kitap hakkında biraz daha bilgi ve kanaat edinebilirsiniz.

Kitaptan: *** Ya üçümüz de yaşadığımız o büyük acının verdiği güçle direneceğiz ya da bu acının tükettiği hayatlar yaşayarak öylece ölüp gideceğiz. (Sayfa, 17)

*** Hayatın kısa olduğu bilinçaltımıza yerleşmiş. Onun için hızla her şeyi tüketmeye çalışmamız. Onun için her çiçekten bal alma telaşımız. bu koşuşturmalarımız, bu her şeye yetişebilmek adına kendimizi paralayışlarımız. Böylesine bir anlayış kısa kısa, hızlı hızlı ve bunun sonucunda basit basit yaşantıları ortaya çıkıyor. Kimsenin vakti yok büyük bir idealin uğruna ömrünü tüketmeye. Kimsenin vakti yok tek bir aşkı ömür boyu kalbinde taşımaya. (Sayfa, 21)

*** Bence insanoğlunun en temel güdülerinden biri tapınmadır. Her insan tapınma güdüsüyle yaratılmıştır. Bu güdü çoğu zaman Allah´a, bazen ideolojiye, bazen bir kişiye, bazen de maddeye taparak tatmin edilir. Hatta insan tapmaya değer bir şey bulamadığı zaman Narsizme yakalanır ve kendine tapmaya başlar. (Sayfa, 36)

*** Ama bilmiyorlar ki her türlü doğuştan ya da sonradan edinilmiş üstünlük iddiası ´şeytanla kardeşlik kurmaktır.´ O şeytan değil miydi üstünlük iddiasında bulunup Allah´ın lanetine uğrayan. (Sayfa, 38)

*** ...Anlatılan bir kitabı okumak, sonunu bildiğin bir filmi izlemek ne kadar sıkıcıysa sürekli kendini anlatan insanlarla beraber olmak da o denli sıkıntı veren bir durumdur. (Sayfa, 97)

*** Düşünmek ve hatta derinlemesine bir tefekkür, başlı başına varolmanın delili olamaz. Düşündüklerini eyleme döktüğün anda hem düşüncelerine hem de kendine can veriyorsun demektir. O halde ´düşündüklerimi eyleme geçiriyorum, o halde varım´ demek vardı ama üstat böyle buyurmuş. (Sayfa, 148)

*** İyi ya da kötü hiçbir şey hissetmeden yaşayıp gidenler... Onlar insan olmayı bile becerememişlerdir. (Sayfa, 212)

*** Her ne kadar mekâna indirgenmiş olsa da çağlar boyu, memleket dediğimiz sevdiklerimizin sıcaklığını içimize çekebilmektir aslında. (Sayfa, 230)

· https://www.facebook.com/pages/Kitap-Okumak-€°C4€°B0ster-misin/327927040637181

· https://twitter.com/kitap_okumak

Arka kapaktan :

AŞK-I NEFSANİ… AŞK-I ŞEYTANİ… AŞK-I İLAHİ…

İnsanoğlunun kaderine yazılı olan "üç farklı aşk hali"
Biri gerçek, diğer ikisi yanılsamadan ibaret üç aşk!
İşte en büyük sır…
Bu sırra ermek de, gerçek aşkı bulmak da senin seçimlerinde.

BİR DERVİŞ, BİR SOSYOLOJİ PROFESÖRÜ VE BİR SERİ KATİL…

Üç farklı bakış açısı, tek bir ortak hedef…
Ahmet, Şefik ve Kemal…
Aynı idealin peşinden koşarken, seçtikleri yollar kendilerine nasıl bir AŞKIN KAPISINI açacak?

Peki ya SENİN yolun hangisi?
Seni kendi gerçeğini bulmaya çağırıyorum…
Çok farklı bir SENLE tanışacaksın…

Olağanüstü bir felsefi derinliğe ve farklı bir anlatım tarzına sahip SARSICI BİR ROMAN… Kelime kelime, sindirile sindirile okunması gereken bir başucu kitabı. Birbirinin benzeri anlatılardan sıkıldıysanız bir de Aşka Tutunmak´ı okuyun derim.
Prof. Dr. Haydar Çakmak (Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü)

Okuduğum en çarpıcı roman. Müthiş bir kurgu ve muhteşem bir anlatım gücü… Ve en önemlisi yazarın hayata dair, arayışlarımıza dair inanılmaz saptamaları…
Dr. Özge Can (Dokuz Eylül Üniversitesi Dilbilim Bölümü)

Hayatı, insanları ve en önemlisi kendinizi anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Ne için, neden, kim için bunca mutsuzluklarım mı diyorsunuz? Velhasıl siz de tutunamayanlardan mısınız? Öyleyse Aşka Tutunmak´ı mutlaka okuyun.
Pınar Öztaş (Edebiyat Öğretmeni)

***

Kitaptan :

"Kendimize bir iyilik kumbarası yapalım,
Kilidi Allah´ta…"

Uzun süren yolculuklarda o çok sevdiği tarih kitaplarını okumaktan ayrı bir haz alırdı Şefik. Nasıl ki tebdil-i mekanda rahatlık varsa tebdil-i zaman da iyi geliyordu insan ruhuna. Kendi zamanının çarkından çıkıp da başka zamanlara akabilmenin oldukça keyifli bir yanı vardı. Aldığı bu hazzın yanında San Francisco-Ankara arası bu uzun yolculukta zamanın akışkanlığına hız verebilmiş, ağır aksak ilerleyen ak sakallı ihtiyar zamana kanat takıp uçurabilmişti. Hiç hesapta olmayan bu dönüş, oldukça ironikti aslında. Altı yıl önce yeni bir başlangıç yapmak için çocukluğunun ve gençliğinin şehri Ankara´dan bir daha dönmemeye yemin ederek ayrılmış, San Francisco´ya taşınmıştı.

Ne var ki hayat her zaman planlandığı gibi yaşanılamayan, garip bir oyundu ve yeni bir başlangıç için ilk başlanan ve asla dönmeyeceğim denilen yere döndürebilmekteydi insanı. Zaten, her yeni başlangıcı geride kaldıkça yeni başlangıçlara olan inancı kalmamıştı. Fakat, bu sondu. Her ne yapacaksa Ankara´da yapacak ve mutsuzluğuna, çektiği acılara bir son verecekti. Uçak, Ankara üzerinde geniş daireler çizerek iniş iznini beklerken, Şefik tarifsiz duygular, karmakarışık düşünceler içindeydi.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.