Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Çalıkuşu

Çalıkuşu

ÇALIKUŞU - Reşat Nuri Güntekin - ROMAN

Her yaştan okurun elden bırakmadan okuyup bitireceği, duygu yüklü,‘´naif´´ bir Türk klasiği. MEB´in 100 Temel Eser Listesinde yer alan esere kitaplığınızda yer vermenizi öneririz. Bu değerli eserin dizisi ve filmi olduğunu da hatırlatırız. www.xn--edebiyatgretmeni-twb.net/calikusu.htm ve kitapkapan.blogspot.com.tr/2010/09/kitabn-kunyesi-yazar-resat-nuri.html linklerini tıkladığınızda özet ve yorum bulacaksınız.

***** Çalıkuşu´m, Feride´m, canım, cananım. Böyle kelimelerle başlamak istedim çünkü Çalıkuşu´nu sevmek, yaralı tüm kadınları sevmekle eşdeğer benim için. Bu kitabı ilk okuduğumda 14 yaşlarındaydım ve o zamanlar başımızda kavak yelleri esiyor, herşey toz pembe, aşk, sevmek sevilmek başkaca kavramlardı. Çalıkuşu´na çok kızmıştım aşkına sahip çıkmadığı için her ne olursa olsun seviyordu ve kalmalıydı... Çekip gittiği için ve geri dönmediği için çok kez aptalıkla suçladım Feride´yi. Saçma birgurur uğruna heba etmişti herşeyi...Bunları söyleye söyleye kitabı bitirmiş, Kâmran gibi bir "aşık" beklemeye başlamıştım. Çoğu genç kızın hayallerindeki tatlı düşler gibi...Uzun yıllar geçti ve kitabı tekrar okumak nasip oldu. Bugün Çalıkuşu´nu okurken neler düşündüm neler...Önce helal olsun sana Çalıkuşu´m dedim, cesaretine, dik başlılığına,azmine,bitip tükenmek bilmeyen gücüne ve doğrularının peşinden gidişinde ki güce hayran kaldım. Bir çok yönden benzediğimiz için belkide bu günkü Çalıkuşu´nu çok sevdim. Bende olsam aynısını yapardım dedim okurken. Affetmenin ne yüce bir duygu olduğunu anladığım bu yaşlarda, bazı yapılan davranışların asla affedilmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden bu günkü Feride´ye sitemim olacak; kızgınım Feride´ye affettiği için. Uzun yıllarını sevgisini haketmeyen bir insana heba ettiği için kırgınım. Oysa hayat kimse için ziyan edilmeyecek kadar değerli. Kendisine bir şans verseydi daha mutlu olabilir ve onu çok seven birini bulabilirdi. İnsanın geriye takılıp kalması ne acı... Elimizde tek bir yaşam hakkı varken, bir başkasına heba etmek hemde hiç haketmeyen birine ne büyük ızdırap.

Ahhh Kâmran ahhh... Şu sözlerin beni delirtti; "Dağlarda ismini bilmediğim bir ot yetişir. Feride, insan, onu daima koklarsa, bir zaman sonra kokusunu daha az duymaya başlar. Bunun ilacı, bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. Hatta bazen -sırf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hırsıyla- herhangi bir kokuyu, mesela manasız " Sarı Çiçeği" yüzüne yaklaştırır." Bu nasıl bir savunma Allah´ım, çıldırdım resmen çıldırdım... Bu sözleri işitip sessiz kalan Çalıkuşu´ma kızdım...Kitap bitene kadar, kızdım, bağırdım, ağladım, Kamran´ı dövdüm, Feride´yi omuzlarından tutup sarstım... Hiç biri işe yaramadı çırpınışlarım ve en sonunda Feride teslim oldu. Kendi ellerimle gelin etmiş gibi hissettim. Bir annenin, kızı için yanan yüreği gibi yüreğim... Usulca kulağına fısıldadım, mutlu ol emi, çok mutlu... Gözyaşları sel oldu...Bazı kitaplar ömrümüzde defalarca okunmayı hakeder ve her okuyuşta farklı hisler uyandırır. Çalıkuşu böyle bir kitap ve her yaşta okunacak ender kitaplardan biri. Yazarına rahmet olsun, toprağı bol mekanı cennet olsun. Keyifli okumalar. Kitapla kalın. Sevgilerimle...(Anna isimli okur yorumu)www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/ www.youtube.com/watch

Kitaptan: *** O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı. Bu gece gönlüm ağlıyor.

*** Daha o gün anlamıştım Feride; ben ömrümce seninle sınanacaktım. Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır..

*** Daha yirmi üç yaşıma girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluğun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baştan başa bütün sevdiklerimin ölüleriyle dolu.

*** İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor...

*** İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, hep birinin gönlümüzden kopup ayrılması bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!

*** Kızım , ben çok şeyler biliyorum.Her şeyi anlıyorum. Fakat dünya öyle bir dünya ki , bildiklerinin birçoğunu saklamak lazım.

*** İnsana en yakın akrabaları kalpsizce vurduktan sonra yabancılar vurmuş ne çıkar?

Arka Kapaktan: Çalıkuşu ilk kez 1922 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Beşinci baskısından sonra eser, 1939 yılında bizzat Reşat Nuri Güntekin tarafından sonra tekrar yayımlanmıştır. Bu kitap söz konusu baskısından yararlanılarak aslına uygun olarak yayına hazırlanmıştır.