Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Anna Karenina

Anna Karenina

ANNA KARENİNA - Tolstoy / Roman

Her okurun kendinden bir şeyler bulacağı bittiğinde "iyi ki okumuşum" diyeceği klasik. Hatta klasiklerin anası. Öyle ki Anna Karenina´yı okumamış yazarın kitabının okunmaya değmeyeceği tarzında bir efsane bile dolaşır edebiyat dünyasında. Yeni başlayanlar için olmasa da bir müddet sonra tecrübe kazanan okurun eline alması gereken bir eser.

Hatırı sayılır sayfa sayısına sahip olmasından dolayı bu eseri dört yıldızlı kitaplar rafında sergiledik. Aslında beş yıldızlık rafında sergilenmesi gerekir bize kalırsa. Okunması çok da kolay olmadığı için böyle bir seçim yaptık. Cesaret gösterip okuyan her okurun "iyi ki okumuşum " diyeceğine inanıyoruz. Arzu eden okurlar bu muhteşem eserin filmini de izlemeyi tercih edebilirler. Eseri okumaya başlamadan önce javascript:ntrTemp(); ve javascript:ntrTemp(); göz atmanızı öneririz.
´´Anna Karenina için yorum yazmak benim için biraz zor olacak. Tolstoy Rus edebiyatında tartışmasız en iyi yazarlardan. Savaş ve Barış, Diriliş kitaplarını okuduktan sonra söyle bir düşünüyor insan; ´Bir yazar yazdığı kaç eserle başyapıtlar arasına yerleşebilir acaba?´ Sanırım Tolstoy bu anlamda bir hayli eser kazandırmış edebiyat dünyasına. Çünkü bence Savaş ve Barış, Diriliş ve Anna Karenina kesinlikle birer başyapıt.
Kitabı okurken o kadar çok duygudan duyguya geçip, kendi içinizde değişimler yaşayarak bitiriyorsunuz ki kitabı, son sayfada bi şöyle gözleriniz dalıp dalıp gidiyor.
Tolstoy dönemin Rusya´sında öyle güzel bir gezintiye çıkarıyor ki okuru, bir bakmışsınız şehirde aristokrat bir kesimle yan yanasınız, bir bakmışsınız köyde çiftçiyle ot biçiyorsunuz. Ve tüm bunları öylesine yaşıyor ki insan, kitabın filmi yapıldığında neden aynı zevki alamadığınızın cevabını buluyorsunuz kitapta. Ya bir bebeğin emekleyişini, tepkilerini öyle güzel anlatmış ki yazar tebessüm ederek okuyor, kendinizi orada hissediyorsunuz. Biz Levin´le ve köylülerle ot biçtik, Dolli ve çocuklarla nehirde yüzdük, Levin, Stepan Arkadyiç ve Vesanka ile su çulluğu avladık. Daha neler neler, okuyun göreceksiniz.
Ben kitabın aşk, evlilik ve ilişkiler kısmına çok girmek istemiyorum. Zaman zaman kızdığım, öfkelendiğim, ama sayfalar ilerledikçe ve insan duygularının ayrıntılarıyla yüz yüze geldikçe konunun ne kadar tartışmaya açık olduğunu farkediyor insan. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında olmalı.´´ (Suzan Gündüz´ün yorumundan)
Kitaptan: **** Böyle taşkın bir karakterle ve kıt bir akılla doğmuş olması onun suçu değildi (Sayfa, 114)
**** Hiç kimse durumundan hoşnut değil, ama herkes aklından hoşnut. (Sayfa 179)
**** Pişman olmak için asla geç değildir. (Sayfa 182)
**** Ona göre bir adamın kıskançlık göstermesi karısına hakaret olurdu ve karısına güvenmeliydi. (Sayfa 188)
**** Bir matematikçi, ´zevk, gerçeği ortaya çıkarmakta değil, onu aramaktadır´, demiş. (Sayfa 215)
**** O, insan değil, bir makinedir, kızdığı zaman ise kin dolu bir makine. (Sayfa 250)
**** Namuslu bir adama ve namuslu bir kadına hakaret edilebilir, ama bir hırsıza hırsız olduğunu söylemek la constatation d´un fait´dir. Bir olgunun saptanmasıdır). (Sayfa 477)
**** Ama seni her zaman sevdim, birini seversen eğer, olmasını istediğin gibi değil, olduğu gibi, her şeyiyle seversin. (Sayfa, 799)
**** Mükemmellik ararsan hiçbir zaman memnun olamazsın. (Sayfa, 877)
**** Ben maaşların arz ve talep yasasına göre değil, düpedüz adam kayırmaya göre belirlendiği sonucunu çıkarıyorum. (Sayfa 936)
Arka Kapaktan:
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Savaş ve Barış, Diriliş ve Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, sadece toplumsal olayları değil, bireyin duygularını da olağanüstü tasvir yeteneğiyle aktarmıştır. Yazar, en ünlü eserlerinden biri olan Anna Karenina’da evlilik, aşk ve ölüm konularını derin bir gözlem gücüyle ele almış, muhteşem edebi dehasıyla işlemiştir. 1875-1877 yılları arasında Ruskiy Vestnik dergisinde tefrika edilen romanın ilk baskısı 1878’de yapılmıştır. Pek çok yazar ve eleştirmen Anna Karenina’yı gelmiş geçmiş en büyük roman saymaktadır. Tolstoy’un bu büyük eseri birçok kez sinemaya da uyarlanmıştır.

Ayşe Hacıhasanoğlu (1952): DTCF Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Bir süre SSCB Büyükelçiliği Basın Bürosu’nda çevirmen olarak çalıştı. Edebiyat ve sosyal bilimler alanında çeviriler yaptı. Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Gorki, Bagirov eserlerini Türkçeye kazandırdığı yazarlar arasında yer almaktadır.