Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

1984 Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

1984 Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

George Orwell - 1984 / ROMAN

Bu kitabın bu derece etkili olmasını sağlayan şey galiba o dönemlerde insanların başından geçen kötü hadiselerdir. Orwell 1903´te sömürge Hindistan´da doğdu. 1922´de İngiliz Polis Teşkilatı´na girdi ve 1928´de istifa etti. İstifasında etkili olan şey İngiliz sömürgeciliği ve emperyalizmidir. Daha sonra komünizme adadı kendisi. Düşüncesine göre "bütün uluslar iğrençtir ancak bazıları daha iğrençtir". Komünist olduktan sonra Stalin´in Troçki´yi ve taraftarlarını öldürtmesi ve İspanya´da karşı iki tarafın birbirine girmesi komünizme olan inancını da sarstı. Bunun üzerine bir de başlayan 2. Dünya Savaşı ve getirdiği büyük yıkım 1984´ü doğuran ortamdır. Savaştan sonra "bomba" denildiğinde yatağın altına saklanacak kadar psikolojisi bozulmuş insanların olduğu bu dünyada, gelecek de hiçbir zaman iyi olamayacaktır.

Kitabın önsözünde E.M Forster onun için çağımızın peygamberi olabilecek bir adamdı, fakat değildi diyor. Çünkü Orwell, acı gerçekleri insanların gözü önüne sermiştir fakat yapılacak hiçbir şey olmadığını söylemiştir. Oysa bir peygamber hem gerçekleri söyler hem de yol gösterip umut verir. Orwell kitabı yazdıktan sonra komünistler tarafından İngiliz İstihbaratı´ndan olmakla suçlanmıştır fakat Orwell kitabında sadece komünizmi değil tüm sistemleri ve insanlığı eleştirmiştir.

George Orwell´in hem "Hayvanlar Çiftliği" hem "1984" isimli romanları günümüzün siyasi hayatını ve oynanan oyunları biraz daha perdelerden sıyrılmış olarak görmemize katkı da bulanabilir. Her evde okunması ve bulundurulması gerektiğine inanıyoruz. 1984´e yakın çizgide "Açlık Oyunları´veya "Seni sevmenin mümkün olduğu bir yere götüreceğim" de akla gelen romanlardan.

´´Kameralarla sürekli gözetlendiğinizi ve bunun bir parti tarafından yapıldığının hayalini kurmak ve 1948’li yıllarda bunu roman haline getirmeyi düşünmek kimin aklına gelebilirdi ki, üstüne üstlük romanına isim olarak da sayılarının yerini değiştirerek 1984 demek. Şimdiyi düşündüğümüzde ise zaten hepimiz kontrol altında tutulmuyor muyuz teknoloji sayesinde.

1984 kült roman kategorisinde ve geleceğe ilişkin kabus senaryosudur yazarın ama günümüzde yaşıyor olsaydı “Ben bile bu kadar kötü bir senaryoyu hayal edemezdim” derdi büyük ihtimalle... Aklımızdan düşüncenin geçmesine fırsat dahi verilmeden tedbir alan dünya üzerindeki güçleri düşündüğümüzde. Kitabın her daim okunabilmesi; yazarın yazdığı yıllarda geleceğin korkunç senaryosu olması ve bizim şu an o gelecek denen dönemde yaşıyor ve birebir olanlara şahit oluyor olmamızdır. Hele bir de 80 dönemini yaşayanlar televizyondan sürekli yayın yapan kişileri düşündüğümüzde Orwell acaba bizim ülkemizde yaşamış olabilir mi? demekten kendilerini alamayacaktır.
Aşk hangi ortamda ve nerede olursa olsun var olmaya devam edecektir
. Demek isteyeceğim o ki tüm bunların yanında 1984 de aşkın da büyüsüne şahit olacaksınız.

O zaman hadi 1984’ün büyülü, korkunç, şaşırtıcı dünyasına hoş geldiniz ve keyifli okumalar diyelim.´´

(Tülay Azizoğlu isimli okurun değerlendirmesi).

http://sedasolar.blogspot.com.tr/search?q=1984 linkinde bir bloggerın 1984 ile ilgili farklı bir yorumuznu okuyabilirsiniz.

Arka Kapaktan: Parti´nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.


George Orwell´in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Can Yayınları, bu "bütün zamanların kitabını" Celâl Üster´in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.