Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Bir Dinozorun Anıları

Bir Dinozorun Anıları

BİR DİNOZORUN ANILARI - Mina Urgan / Otobiyografi

İnanç olarak ateist, siyasal olarak komünist ama aynı zamanda devletçi ve vatansever bir Cumhuriyet aydınının çok sayıda edebiyatçı ve sanatçı arasında geçen hayatını okurken bazen gıpta, bazen hayret edebilirsiniz. Yazarın bir çok görüşüne katılmayabilirsiniz. Ancak kitabı okurken Cumhuriyet´in ilk yılları ile ilgili epey bilgi ve görüş almanız mümkün. Biyografi tarzından hoşlanmayanlar için okunması zor olabilir. Her kitaplıkta bulunması gerektiğini düşünüyoruz. www.goodreads.com/book/show/2006419.Bir_Dinozorun_An_lar_ veya javascript:ntrTemp(); linkinden kitapla ilgili farklı okur değerlendirmelerine ulaşabilirsiniz.

Kitaptan: *** Tek ölümsüzler sanatçılardır, şairlerdir, yazarlardır, düşünürlerdir. Şimdi olmasalar bile, ileride değerleri anlaşılacaktır. Çamurlu bir su birikintisine, bembeyaz, ışıl ışıl ışıldayan çok güzel bir çakıltaşı atmışlardır onlar. Çamurlu sular nasıl olsa bir gün çekilecek, o güzel çakıltaşı gün ışığına çıkacaktır. (Sayfa, 9)

*** I.Q.´nun yetmediğini, bir işi yönetene iş hayatında başarı sağlamak için bile E.I.Q (Emotional Intelligence Quotient) gerektiğini, Amerikalılar bile anladılar artık. Bu duygusal zekâ ise, kitap okuyarak, müzik dinleyerek, tablolara bakarak, yani sanatla gelişebilir. ancak. (Sayfa, 11)

*** Belirli bir yaşa kadar siz çocuklarınızı azarlarsınız, ondan sonra çocuklarınız sizi azarlamaya başlar. (Sayfa, 13)

*** Çocuğu benim etimdir, benim kanımdır diye değil, ona emek verdiğiniz için, onun kahrını çektiğiniz için seversiniz aslında. Bertolt Brecht, Kafkas Tebeşir Dairesinde, gerçek ananın, bir çocuğu doğuran kadın değil, ona bakan, onu sevgiyle koruyan kadın olduğunu, yadsınamayacak bir mantıkla kanıtlar. (Sayfa, 29)

*** Tüketim toplumunun kültürden yoksun bir ortamda egemenlik kurmasının doğal bir sonucu olan bayağılık, faşizm kadar çirkin, faşizm kadar tehlikeli benim gözümde. (Sayfa, 38)

*** Televizyona karşı olduğumu sanmayın. Hiçbir makinaya, hiçbir elektronik cihaza karşı değilim. Yeter ki, onlar insanları değil, insanlar onları kullanabilsin. (Sayfa, 42)

*** Yaşamım boyunca birçok yanılgıya düştüm. Bana çok acı çektiren yanlış işler yaptım. Hiçbirinden pişman değilim; çünkü yapılması gereken yanlışlardı bunlar. O yanlışları ancak yaptıktan sonra onlardan kurtulabilirdim. Ama sigaraya alışmama çok pişmanım. Çünkü sigara bir keyif değil, kötü bir alışkanlıktır sadece. (Sayfa, 47)

*** İki tek bile insanın kafasının tam verimli işlemesini engelleyebilir. (Sayfa, 51)

*** Kimlerle consensus´a varabileceğimizi, kimlerle varamayacağımızı, iyice düşünüp taşınmalıyız. Çoğunluk yanlış bir tutum benimsemişse, o çoğunluğa boyun eğmek, o çoğunlukla anlaşmak zorunda değiliz. (Sayfa, 59)

*** Ben tarafsız değilim. Açık seçik taraf tutuyorum. Yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. İnsanların sömürülmesine ve savaşa karşıyım. Sosyalizmden, sevgiden, kardeşlikten, aydınlıktan yanayım. (Sayfa, 60)

*** İntihar edenler, yalnız kendilerini değil, onları sevenleri de öldürürler bir bakıma. Kaldı ki, kandini öldürmek kolaydır. Anlık bir cesaret meselesidir sadece. Asıl zor olan yaşamaktır. Bunca felaket arasında fazla rezil olmadan yaşamak gücünü bulmaktır asıl zor olan. (Sayfa, 63)

*** Uzun yaşamanın bir felaketi sevdiklerinizin ölümünü görmekse, bir başka felaketi de yalnızlıktır. İhtiyarlar aranmaz. Yaşıtlarınız sağlık durumlarından ötürü size gelemezler. Siz de ikide bir de onlara gidemezsiniz. Gençlerin ve orta yaşlıların ise, işigücü vardır. Kimseyi aramaya pek vakit bulamazlar. Yapayalnız kalırsınız öylece. (Sayfa, 66)

*** Arkalarında bıraktıkları büyük eserler sayesinde ancak büyük adamlar ölümsüzdür. (Sayfa, 73)

*** Gülmece yeteneğinden yoksun olanlar, kendilerini hafiften alaya almayanlar, tam insan değildirler benim gözümde. (Sayfa, 81)

*** Bir insan ne denli üstün zekâlı ve bilgili olursa olsun, eğer duyarlılıktan yoksunsa; kafa açısından görkemli bir dev, duygu açısından zavallı bir cüceyse, ben neyleyeyim böyle bir adamın dostluğunu? (Sayfa, 82)

*** Kendine acımak, bir insanın kendi benliğine karşı işleyebileceği suçların en yıkıcısıdır. Kendine acıyanın, ne kendine hayrı dokunur, ne başkalarına. (Sayfa, 85)

*** Yaşayabilmek için bir amaç edinmek, o amaç uğruna çalışmak şarttır. Çalışmak değil, stres altında çalışmaktır insanı mahveden. (Sayfa, 88)

*** Demokrat Parti hükümeti, halkın dikkatini gittikçe zorlaşan ekonomik koşullardan uzaklaştırmak amacıyla, yüce bir ´milli dava´ ayarladı. Çünkü milli dava deyince, kahraman Türkün ayranının kabardığını, gözünün o milli davadan başka bir şey görmediğini, geçim sorunun ikinci plana düştüğünü biliyordu. İşte bu yüzden bir Kıbrıs sorunu icat edildi. (Sayfa, 279)

(Sayfa, 119)

·https://www.facebook.com/pages/Kitap-Okumak-‰C4‰B0ster-misin/327927040637181. · https://twitter.com/kitap_okumak

Arka Kapaktan :

İngilizce edebiyatı "duayenimiz" Mina Urgan "Bir Dinozorun Anıları"nda açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü..."Oğuz Atay´ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca ´miyaaav´ diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde ´tanıştığımıza memnunum´ deyince şaşırıp kaldım."Mina Urgan´ın anılarını bazen coşkuyla bazen buruklukla ama hep gülümseyerek okuyacaksını

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.