Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Kardeşimin Hikayesi

Kardeşimin Hikayesi

KARDEŞİMİN HİKAYESİ - Zülfü Livaneli / ROMAN

Bir solukta okunacak, sizi bilgi ve farkındalık yağmuruna tutacak harika bir eser. Bitirdiğinizde "İyi ki okumuşum" dediğiniz kitaplar arasında ki yerini alacaktır muhtemelen. Kazançlı çıkacaksınız.

Kısa ve öz bir yorum için ; adadenizi.blogspot.com/2013/09/kardesimin-hikayesi.html aşağıda iki farklı yoruma göz atabilrisiniz.

cadininikizi.blogspot.com.tr/search blogumabandim.blogspot.com.tr/search/

´´Gördüğünüz gibi her şey bir hikayedir ‘’ dedim, ‘’ve nereye kadar gerçek olduğunu bilmemize imkan yoktur. İnsanlar birbirine durmadan yalan söyler."

Zülfü Livaneli´nin eserleri, önerirlerle ısrarlarla okunmam işitendi. Nedense bende direndim herzaman, sonunda hediye olarak geldi ve ilk okuduğum eseridir kardeşimin hikayesi..
İyi ki okumuşum ve keşke daha önce okusaymışım dedirten bir eser ve yazar.

Kitabın ilk girişinde beni kendine çeken bir üslubu vardi ve her çevirdiğim sayfada daha çok derinlere aldı beni ve iki günde bitirmemle sonuçlandı, Kardeşim Hikayesi..

Kardeşimin Hikayesi, çok güzel bir eser ister üslup olsun ister konu içeriği olsun ister tasvirleri olsun ciddi anlamda çok etkileyici bir kitap.
Livaneli´nin kalemi muhteşem..
Eserinde ise bir adam (Ahmet) ve bir gazetecinin cinayet sonucu tanışmasıyla başlıyor. Ve bu tanışmada sizleride içine çeken muhteşem bir sohbet havası var.
Ahmet´in çocukluğundan süre gelen hüzünlerle dolu yaşamını anlatıyor ve aşkı anlatıyor. Aşkın bir insan üzerinde ne gibi sonuçları olur diye düşünüyorsanız bu kitabı okumalısınız. Ahmet takıntılı daha doğru biraz hasta biri ve bu hastalığa sebep olan etkenleri kitabın sonuna kadar anlamıyorsunuz. Livaneli öyle bir yazmış ki ne tahmin etseniz hepsi yanlış çıkıyor. Kitap sonunda her şeyi anlayıp, şaşırıp ve istemsiz olarak hüzünleniyorsunuz.
Buda yazarımız kalitesini gösteriyor.
Cinayet üzerine tanışan Ahmet ve gazetecimiz arasındaki sohbet zeka oyunları sizi kitaba hapsediyor. Ahmet´in ikiz kardeşi var Mehmet adında ve gazeteciye Mehmet´in hikayesini anlatıyor ama bu anlatımı gazeteciye gizem katarak merak duygusu uyandırarak anlatıyor. Sizde gazeteci gibi bu hikayeyi merak içinde sabırsızlıkla okuyup takip ediyosunuz.
Mehmet´in hikayesi sizi her türlü duyguya sevk ediyor. Hikayenin gizemi yazarın muhteşem ötesi anlatımıyla kitabi yaşayarak okuyorsunuz. 10, daha fazla puan olsa onu verirdim. Özellikle kitabın can alıcı noktası kitabın sonları..
Yazar sona öyle bir gizem ve sürpriz eklemiş ki okuduğunuz zaman resmen şoka uğruyorsunuz.
Kısacası; Kardeşimin Hikayesi sizi yaşayarak olaylarin içine hapseden ve bilindik bütün duyguları sizlerde hissediren nadir eser ve yazarlardan biri.
Bu incelemeyi okuyanlara vereceğim tek tavsiye ön yargılı olmayin kararsız olmayın mutlaka alın okuyun kesinlikle pişman olmayacaksınız...
Kitabı anlatan şu alıntıyla bitirmek istiyorum incelememi; "Kimse kimseyi bilemez. Çünkü herkesin anlattıklarının bir kısmı kurgudur, kiminde daha az, kiminde daha çok." (Turabi Teke’nin yorumu)

https://www.facebook.com/pages/Kitap-Okumak-‰C4‰B0ster-misin/327927040637181· http://www.youtube.com/user/KitapOkumak https://twitter.com/kitap_okumak

Arka Kapaktan:

Serenad fırtınasından sonra Livaneli´den nefes kesen bir roman...Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikaye, daha doğrusu hikaye içinde hikaye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı´nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikayesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. "Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz´in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum."