Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Şarkısı Beyaz

Şarkısı Beyaz

ŞARKISI BEYAZ - Yılmaz Odabaşı / ROMAN

Yazarın kendi yaşadıklarından esinlenerek kaleme alınmış, gayet akıcı, hayata dokunan çok güzel bir eser. Beklenenin üstünde derinliği olan satırlar okurun karşısına çıkmakta sıklıkla. Bizim kütüphanemizdeki en güzel yerini almış bulunuyor. Tavsiye ederiz.

javascript:ntrTemp(); ve javascript:ntrTemp(); linklerini ziyaret ettiğinizde ´Şarkısı Beyaz´ hakkında yapılan değerlendirmeleri bulabilirsiniz.

Kitaptan: **** Geçmiş, insanın gölgesidir ve izler, anılar bizi asla terk etmez. (Sayfa, 10)

**** Kendi olduğunda ne çok hayatı yaşar insan, kendi olmadığında ise ne çok psikolojik ölümü ölür. (Sayfa, 11)

**** İnsan, mahkûmiyet halleri dışında asla bir ortamın çaresiz tutsağı olmaya mecbur değildi. (Sayfa, 12)

**** Düşlerimi, çoşkularımı iğdiş etmeye çalışmamı, yani bir bayrak direği gibi çakıldığım yerde öylece kalmamı ´istikrar´ olarak tanımlıyorlardı. Belki onlar, hep aşılmaz sandıkları duvarların önünde yaşamaya inanıyorlardı. (Sayfa, 14)

**** Bence yapmak istemediği işi yapanlar, konuşmak istemediklerini konuşanlar ve gitmek istemedikleri yerlere gidenler mağdurdu. (Sayfa, 17)

**** Bir böcek gibi yaşıyorsanız, hayat da bir böcekmişsiniz gibi davranır size. Ne birilerinin beni yönetmesine ne de hayatın bana bir böcek gibi davranmasına artık izin vermeyecektim. (Sayfa, 20)

**** Şu dünyada herkese yeten gökyüzü kadar, herkese yetecek ekmek de var... (Sayfa, 34)

**** İnsanlar bütün yasaklara rağmen yine de ne çok özgürlüğe sahipler, ama birçoğu farkında bile değil, birçoğu bu konuda düşünmemiştir bile; demek mesele yalnız özgürlük değil, asıl o özgürlükle ne yapılacağı, nasıl yaşanacağıdır. (Sayfa, 44)

**** Bir insan bir işyerine yalnız işgücüyle gelmez, komplekslerini, zaaflarını, kısaca kişiliğini de getirir ve asıl bedeniyle değil, kişiliğiyle çalışır. (Sayfa, 55)

***** Hiçbirimiz, yaşadığımız bu yaslı topraklarda ışığa ait değil, karanlıktan korkmamak için kendi kendimize uydurduğumuz yalanlara aittik. (Sayfa, 75)

**** Sistem, herkesi ya işine yarar hale getiriyor ya da imha ediyor. (Sayfa, 79)

**** Her yer cehennem değil Nevin. Birkaç insanın cehennemliği yüzünden bütün dünyayı, dışarıyı cehennem ilan edemezsin! (Sayfa, 92)

**** Hayat nedenlerle değil, sonuçlarla ilgileniyor. (Sayfa, 105)

**** Her koşulda sevebilirdim. Sokakta beş parasız kalacak olsam, dört duvar arasına kapatılsam da hiç kimse bütün benliğimle sevme hakkımı elimden alamazdı...Sevgi için belki birilerii tutuklayabilir ama hiç kimse sevgiyi, sevginin ta kendisini tutuklayamazdı. (Sayfa, 132)

**** Sevgiye inanmak değil, sevgiyi yaşamak gerekir. Sevgi bir teori değil, pratiktir; inanmamız yetmez, onu ancak hayata, insanlara ve ilişkilerimize taşırsak inandığımızı doğrulamış oluruz. (Sayfa, 135)

**** Yüzlerimize şuçlu olduğumuza öyle çok inanarak bakmışlardı ki, zamanla suçlu olduğumuza biz de inanmıştık. (Sayfa, 145)

**** İnsanın kalbi, birinin peşine düştüğünde o sağlıklı mı, sağlıksız mı diye muayene yapmaz ki! İnsan kalbi, her şehirde insan kalbidir. (Sayfa, 147)

**** O tertemiz üniversiteli gençlere güvenmekle yanılmadığımı görüyorum. (Sayfa, 177)

**** Siz toplumda bir konuma gelmiş, bir statüye sahip olmuş herkesi sağlıklı mı sanıyorsunuz? (Sayfa, 179)

**** Herkesin hayatında çarmıhta yaşadığı ve kederlerin derin, sarsıcı izler bırakarak geçtiği yıllar ya da dönemler vardır. O dönemlerde hayatımıza ait acıları bütün dünyaya ait sanırız; oysa dünya bizim kederlerimizle değil, hep kendi halinde, kendi seyrindedir... (Sayfa, 185)

**** Yazdıkça bir yük kalkıyordu sanki üzerimden, iyileşiyordum. (Sayfa, 186)

**** Başka insanların söylediklerinden beni sorumlu tutuyor olamazsın! (Sayfa, 207)

**** Bir ömrü her gün, her yıl aynı yere götürüp getirmeke.. Hep aynı işyerine, aynı eve, aynı sokağa, aynı yüzlere ve aynı yazgıya tutunup orada bir bayrak direği gibi çakılıp kalmak katlanılmaz olmalıydı. (Sayfa, 215)

**** Âşık olmasam insan olmazdım... Olmazdım; çünkü kalbinde hiçbir aşkın ateşi olmayana insan mı denir? (Sayfa, 222)

**** Kaçan, kendinden kaçar; dilinden, yurdundan, aşkından kaçar. Benim düşlerim burada, aşklarım burada;

aşkından, düşünden hiç kaçar mı insan? (Sayfa, 226)

**** Bugün olup biten pek çok şey zamanın çöplüğünde unutulucak. Çünkü o yeni dönemlerin de kendine özgü sorunları, gündemleri olacak.. Kalırsa yazı kalacak ve yazı anımsatacak bütün bu yaşananları. Yazı, bizim hafızamız olacak. (Sayfa, 234)

**** Sen artık oturarak ve öyle yaşlanacaksın; ben ise hep ayakta yaşayıp hiç yaşlanmayacağım. Çünkü ayakta yaşayanlar hep gençtir. (Sayfa, 250)

**** Gözden çıkarılmış ikinci el hayatlar gibiydik... (Sayfa, 260)

youtube/user/ Kitapokumak

Arka Kapaktan ;

Bu kez bir ´ilk´ romanla dönüyor Yılmaz Odabaşı.

Bir sıkıyönetim kentinin alacakaranlığında yazgısını değiştirmek üzere yola çıkmış genç bir adam, kendini dış dünyaya kapamış üniversite öğrencisi manik depresif bir genç kız. Yaşadıkları dünyanın, sistemin kurumları ve kurallarıyla bağdaşamayan bu iki genç insanın yolları (ruhsal sorunların, sekiz yıl mahkûmiyetin ve kuşatmaların ortasında) önce çakışır, sonra hazin bir aşkla biter...

Yalın, yoğun ve şiirsel bir dille kaleme alınmış bu kitap, Yılmaz Odabaşı okurlarının bildiği ´Yenik Serçe´nin -bir şiirin- de romanı: Adı Nevin, şarap içer, rüzgar giyerdi geceleyin./ O, kanadı kırık bir kuştu/ Beyaza vurulmuştu./ Kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini/ Kimseler... Görmedi kimseler kirlendiğini (!) dizeleriyle süren bir şarkının da.

Belki ışığın olmadığı bir başka dünyaya atılmış lanetlilerdik ve bir başka hayatta sınıyorduk karanlığı... Belki de karanlık yutmuştu bizi ve bir daha ışığa bakamayacaktık...

Yine başka bir yerden yazıyor Yılmaz Odabaşı; acının kuralı olan toprakları bir daha kurutup çatlattığı yerden. Zulmün burgacında tuttuğu bir yerden. Büyük bir aşk duygusunun olduğu, ama aşkın çok zor olduğu bir yerden...

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.