Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Prag Mezarlığı

Prag Mezarlığı

PRAG MEZARLIĞI - Umberto Eco / Roman

Yahudilerin tepkisini çeken bir kitap. Usta yazar bir çok eserinde olduğu gibi bunda da belgelerle ön çalışmalarını yapıp sonra kaleme almaya başlamış. Toplumsal olayların arka planı ve bu olaylara karşı devletin mekanizmalarının nasıl çalıştığını okurun dikkatine sunmakta. Roman çok hızlı akmasa da zaman ayırıp okunmaya değecektir. Tavsiye ederiz.
javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); adreslerini ziyaret edip roman hakkında detaylı bilgiler edinebilirsiniz. 
Kitaptan: *** Avrupa´nın en büyük iki uyuşturucusunu yani alkolü ve Hristiyanlık´ı aşırı kullandıklarını söyleyen kimdi? (Sayfa, 18)
*** Eğer birisi bir başka halka ilişkin olumsuz sözler söylüyorsa, bunun nedeni kendi halkını üstün görmesindendir. (Sayfa, 20)
*** Son kilisenin son taşı son rahip üzerine yıkılana kadar, uygarlık yetkinliğe ulaşamayacaktır; yeryüzü ancak o zaman bu soydan kurtulacaktır. (Sayfa, 24)
*** Hekimlik mesleğinin Yahudiler arasında pek gözde olduğu söyleniyor, aynen tefecilik gibi. (Sayfa, 53)
*** Abartılı miktarlarda kullanılırsa her şey zehirdir. (Sayfa, 55)
*** Olaylar iyi hesaplanmadığında zaman, iyi niyet, hüsranla sonuçlanabiliyor. (Sayfa, 112)
*** Cazibesi fazla olan önderlerin kafaları, krallıkların huzuru ve iyiliği için çabuk kesilir. (Sayfa, 144)
*** -Yoksulların Bourbonlara değil, onları aç bırakanlara karşı savaşmalarını istiyoruz. Aç bırakanlar ise sadece sarayda bulunmuyorlar, her yerdeler.
- O halde dört bir yanda toprakları ve manastırları olan siz papazlara karşı da savaşılmalı.
-Bize karşı da evet, hatta bütün ötekilerden önce bize karşı. (Sayfa, 155)
*** İnsanoğlunun sayısının artmasını engellemenin arzulanabilecek en doğal ve etkili yolu savaş. (Sayfa, 158)
*** Devrim buyrukla ilan edilmez, halkın kalbinden doğar. Ülke yirmi yıldan beri ahlaki bir kangren yaşamakta; yeniden canlanması iki gün içinde olamaz. (Sayfa, 285)
*** Devrim yapmak için iyi bir askeri eğitim gerekiyordu ama iyi bir eğitimin varsa devrim yapmıyor, iktidar tarafında duruyordun. (Sayfa, 290)
*** İnsanların en belli başlı niteliği her şeye inanmaya hazır oluşudur. Öyle olmasa kilise iki bin yıldır inanırlılığını koruyabilir ve ayakta kalabilir miydi? (Sayfa, 329)
*** Halk bilgeliği, ağlamaktansa gülmek evladır, der. (Sayfa, 448)
*** O rahibin dediği gibi garanti olsun diye hepsini öldürelim. Tanrı kendi evlatlarını tanıyacaktır nasılsa. (Sayfa, 472)
Arka Kapaktan: 19. yüzyılda Paris: Komün Günleri; hançer darbeleri; absent dumanları arasında hazırlanan cinayetler; kanalizasyonda yatan cesetler; patlamalar; isyanlar; takma sakallar; sahte noterler; düzmece vasiyetler; satanist örgütler; kara ayinler; cinsellikle pek fazla ilgilenmeyen, hastalarının rüyalarına burnunu sokmamaya kararlı bir Doktor Froïde Torino, Palermo, Paris şehirlerinde dolaşan histerik bir satanist; iki kez ölen bir rahip; masonlara karşı entrikalar kuran Cizvitler; rahipleri kendi bağırsaklarıyla boğan masonlar; çarpık bacaklı raşitik bir Garibaldi; bir sahte belgenin Siyon Bilgelerinin Protokollerine dönüşmesi... Umberto Eco, 2010 yılında İtalya´da yayımlanır yayımlanmaz çoksatarlar arasına giren romanı Prag Mezarlığı´nda, çok renkli, çok katmanlı, çok kişilikli bir dünya sunuyor bize. Hitler´in Yahudi soykırımının gerekçesini oluşturduğu iddia edilen Siyon Bilgelerinin Protokolleri´nin ortaya çıkışını ele alıyor bu eserde. Dönemin popüler macera romanlarından gazete yazılarına kadar çok sayıda kaynağın bir araya gelmesiyle oluşan protokollerin tarihçesini, o dönemin tefrika romanlarına uygun bir tarzda ve tabii ki her zamanki gibi engin tarih, edebiyat ve popüler kültür bilgisini konuşturarak romanlaştırıyor. Üstelik dönemin kaynaklarından seçilmiş uygun resimlerle. Okurları tam bir karnaval bekliyor!

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.