Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Benim Adım Kırmızı

Benim Adım Kırmızı

BENİM ADIM KIRMIZI - Orhan Pamuk / ROMAN

Yazarın kendisinin de söylediği gibi en ümitli olduğu romanı. Okuduğunuzda bu ümidinin boşa çıkmadığını fark edebilirsiniz. Polisiyenin gerginliği ve heyecanı ile sayfaları çevirirken 1600 yılların başında yaşayan bir kültürle tanışacaksınız. Ve bu kültürde önemini henüz kaybetmeye başlamış ´Nakkaşlık´ sanatı ve onun incelikleri ile karşılaşacaksınız. Elden bırakmadan kendini okutan ve okuruna kabul ettiren bir roman . Öneririz.
javascript:ntrTemp(); ve javascript:ntrTemp(); linkleri bu değerli roman hakkında çok detaylı incelemelere götürecektir.
Kitaptan: **** Yalnızca aptallar masumdur.
**** Ev işlerini gören cariye kızı, kiraya verememekten korktukları bir kış, alelacele esir pazarına götürüp sattılar.
**** Sarılmasını bilen adam iyi adamdır.
**** Kötü olan şey yaşlanmak, çirkinleşmek, hatta kocasız ve yok olmak değil, hayatta kimsenin sizi kıskanmaması diye düşündüm.
**** Şehirlerin zekâsı, barındırdığı alimlerle, kütüphaneler, nakkaşlar, hattatlar, ve medreselerle değil, karanlık sokaklarında binlerce yılda sinsice işlenmiş cinayetlerin çokluğuyla ölçülmeli. Bu mantıkla İstanbul´un bütün cihanın en zeki şehri olduğundan hiç şüphem yoktu.
**** Biraz ilgi gören ve bundan başı dönen hırslı her vaiz, dinin elden gittiğini söylemeye başlar. En sağlam ekmek kapısı budur.
**** Oysa bütün katiller, sanıldığının aksine, inançsızlardan değil, fazla inananlardan çıkar.
**** Mutluluğun uyumdan geleceğini, uyumun da mutluluk olacağını kimse anlamaz.
****
Arka Kapaktan: Orhan Pamuk’un “En renkli ve iyimser romanım” dediği "Benim Adım Kırmızı", yazarın dünyada şimdiye dek en çok satan romanı oldu; Fransa ve İtalya’da yılın kitabı seçildi, dünyada bir romana verilen en prestijli ödüllerin başında gelen Uluslararası IMPAC Dublin ödülünü kazandı. Eski resim sanatımız, Doğu ve Batı’nın dünyayı görme biçimleri, aşk ve ölüm hakkında unutulmaz bir tarihi roman olan bu çağdaş klasiği, ilk yayımlanışından 15 yıl sonra, yazarın sonsözü ve kapsamlı bir sanat-tarih kronolojisiyle birlikte sunuyoruz.

"Benim Adım Kırmızı", hem Orhan Pamuk’un en çok dile çevrilen ve en çok hayranlık duyulan eseri hem de modern edebiyat tarihimizin dünyada en çok okunan kitabı.

Orhan Pamuk’un “en renkli ve en iyimser romanım” dediği "Benim Adım Kırmızı", 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre’ye âşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul’da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikâyelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

“Türk romancısı Orhan Pamuk, Avrupa’ya roman nasıl yazılır, gösteriyor.”
FRANKFURTER ALLGEMEINE

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.