Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Yalnız Gezenin Düşleri

Yalnız Gezenin Düşleri

YALNIZ GEZENİN DÜŞLERİ - Jean-Jacques Rousseau / Deneme - Otobiyografi

Çalkantılı bir hayattan sonra rakipleri tarafından İsviçre´ye sürgüne gitmek zorunda bırakılan siyasetçi-düşün insanın kendi iç hesaplaşması. Ancak yalnızken kendi ile baş başa kaldığını ifade eden yazar 70 yıl süren ama sadece 7 yıl yaşadığını düşündüğü hayatı boyunca edindiği engin tecrübelerini okurları ile paylaşmış. Tavsiye ederiz.
javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); adreslerinde eser üzerine yağılan değerlendirmeler ve alıntılar hem yazar hem kitap hakkında daha fazla bilgi verebilir size.
Kitaptan: *** Kişiler ölür ama topluluklar ölmez.
*** Avuntuyu, umudu ve sessizliği ancak kendimde bulduğum için, ölene dek yalnızım, kendimden başka hiç kimseyle uğraşmayacağım ve uğraşmamayı istiyorum.
*** Yalnızlık içinde düşünen bir adam, doğal olarak kendisiyle uğraşır.
*** Yüreğim mutsuzluğun ateşinde temizlendi.
*** Gerçek mutluluğun kaynağının bizde olduğunu, mutlu olmayı bileni bedbaht etmenin insanların elinde olmadığını öğrendim.
*** ´´Bu dünyada ne suç işledim?´´ diyordum. Yaşamak için doğmuştum, yaşamadan ölüyorum. Sanırım kusur bende değil ve beni yaradana, yapmama fırsat verilmeyen iyilikleri sunamazsam da, hiç değilse engellenen iyi niyetlerimi, katışıksız ama etkili olmaktan alıkonmuş duygularımı ve insanların aşağılanmasına karşı sarsılmaz bir sabır sunabilirim?
*** Doğrulukla açık sözlülük insanlar için cinayet sayılıyor; insanlara kötü ve acımasız görünmek için onlar gibi sahte ve hain olmamak yeter.
*** Öğrene öğrene yaşlanıyorum.
*** Mutsuzluk, kuşkusuz en büyük öğretmendir; ancak bu öğretmen, dersini pek pahalıya satar ve yararı da ona ödenene değmez.
*** Gençlik bilgeliği öğrenme; yaşlılık da uygulama dönemidir. İtiraf edeyim ki deneyim her zaman bir şeyler öğretir ama daha yaşayacağımız üre zamanla ölçülüdür. Ölme zamanı gelince nasıl yaşamak gerektiğini anlamanın ne değeri var?Yazgım ve o yazgıyı yazan başkalarının tutkuları hesabına, hem böylesine geç, hem de acı içinde edinilmiş gerçekler ne işe yarar?
*** Birçokları, iyi kabul edilsin de ne olursa olsun diye kitap yazmak sevdasındaydılar; kendilerini aydınlatmak için değil, başkalarına öğretmek için çalışıyorlardı. Bense, öğrenmeyi başkalarına öğretmek için değil, kendimi bilmek için istedim.
*** İnsanların budalaca düşüncelerine ve kısacık ömrün küçücük olaylarına değerinden çok önem verdiğimi gördüm.
*** Kötülük etmekte düşmanlarıma yetişebilir miyim? Yetişsem de, edeceğim kötülüklerin hangisi beni kendi derdimden kurtarır?
*** İnsanın yanında götürebildiği, her gün çoğaltabildiği ve ölümün dahi değerini düşürmesinden korkutmayan servet, ancak sabır, ılımlılık, boyun eğme, doğru yöne yönelme ve yan tutmayan adalettir. İşte, yaşlılığımın kalan yıllarını verdiğim tek ve yararlı konu budur. Benliğimi düzelterek, doğduğum günden daha iyi değil de daha erdemli olarak yaşamdan ayrılabilirsem, ne mutlu bana!
*** Ahlak içgüdüsü beni hiç bir zaman aldatmadı, o yüreğimde, her zaman güvenebileceğim saflığını korudu.
***.Bir yalan, hemen hiç bir zaman masum olamaz. İnsanın kendisinin ya da başkasının çıkarı için yalan söylemesi, sahtekârlıktır, zarar vermek, ara bozmak için söylenen yalansa, yalanların en bayağısıdır.
*** Hak etmeyene fırsat vermek adalet düzenini bozmaktır.
*** İyilik etmek insan yüreğinin duyabileceği mutlulukların en gerçeğidir.
*** Dönemin değişmesi, insanların da değişmesine yetti.
*** İnsan doğal durumundan çıkmaya görsün, artık onu hiç bir şey tutamaz.
*** Bana sürekli bir hoşnutluğu verecek yalnızca bütün insanların mutluluğudur.
*** İnsan için özgürlüğün, istediğini yapmaktan çok istemediğini yapmamak olduğuna her zaman inanmışımdır.
*** İnsanların kendilerinde bulunduğu kuruntusuna kapıldığı bunca hastalıktan biri yoktur ki, onu kökünden iyi edecek yirmi tür ot bulunmasın.
*** Bu denli çok bilginin, yaşamın mutluluğuna yardım ettiğini hiç görmedim.
*** Bu üzücü durumda bile, kimliğimi ve talihimi en mutlu insanlarınkiyle değişmem ve onların talihini tatmaktansa, kendi düşkünlüğüm içinde kalmayı yeğlerim.
*** Dert büyük, büyük ama öfkelenmeksizin direnme yolunu bulduğumdan beri işlemez oldu.
*** Gönül rahatına kavuştuğumuz zaman, zevkine varalım; kendi kusurumuzla onu kaçırmayalım; ama onu bağlamayı düşünmek de bir çılgınlıktır.
*** Gerçekten, eğlence parayla değildir.
Arka Kapaktan:Fransız Aydınlanması´nın ´aykırı´ sesi Rousseau, edebiyatın geleneksel türleri içinde kendisine kolayca bir yer bulamayan bu ´anı´ ile ´roman´ arası metinde, hayatı ile bir son hesaplaşma çabasına girişiyor. Bu hesaplaşma en başta düşünürün iç dünyasına, geçmişine yaptığı bir yolculuk anlamına gelmektedir. Yalnızca Aydınlanma´nın değil, tarihin en büyük ve en önemli devrimlerinden birini gerçekleştirmek üzere olan burjuvazinin, tarihe kendi ´aklı´ ile yön verme hedefinin içinden yükselen uygarlık eleştirisi ve buna bağlı ´doğaya dönüş´ çağrısıyla Romantik akıma öncülük etmiş, halk iradesinin monarşiye karşı üstünlüğünü savunan bu ´eleştirel ses´, Rousseau´nun hayatının son yıllarında içine sürüklendiği yalnızlığın, tecrit edilmişliğin kalın duvarlarını ören sestir de.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.