Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Madenci

Madenci

MADENCİ - Natsume Soseki / ROMAN

Japon edebiyatının kurucusu olduğu kabul edilen yazarın kıvrak ve bir o kadar keyifli kalemi ile tanışacaksınız. Başından geçen aşk hikayesini anlatan bir madenciyi dinleyen yazarın, anlatılanlar içinde aşktan çok maden hayatı ilgisini çekmiş ve ortaya bu güzel roman çıkmış. Haruki Murakami´nin ´Son Söz´ünü yazdığı 100 yaşın üzerinde ki bu roman 197 sayfadan ibaret. Elinize alınca kısa sürede bitirmek isteyeceksiniz. Hayattan ve kendinden bıkıp intihar için denemeler yapan ama başarılı olamayan kahramanımız, ölmek yerine bir maden ocağında çalışmaya başlar. Kendini ve hayatı tiye almaktan çekinmeyen kahramanın ağzından usta yazar Natsume Soseki öyküyü çok akıcı ve okunur kılıyor. javascript:ntrTemp(); ile javascript:ntrTemp(); linklerinde yazar ve kitabı hakkında bilgi ve yorumları okuyarak kendisini daha yakından tanıyabilirsiniz.
Kitaptan: *** Eğer tek seferde kendimi öldüremiyorsam, kendimi zamanla çürümeye bırakmalıydım. (Sayfa, 30)
*** Gerçeği saklamanın çok büyük bir kötülük olduğunu düşünürdüm. (Sayfa, 31)
*** Vücudumdan başka hiçbir şeyim yoktu. Ne çalınacak bir eşyam ne de aşağılanacak bir gururum olduğundan ümitsiz bir vakaydım. (Sayfa, 32)
*** Geçmişi olmayan bir ruh, öteki dünyadan kayıp düşmüş bir hayalet gibiydim. (Sayfa, 41)
*** Ait olmadığı bir yere uyum sağlamaya çalışırken mutlu olan birisine hiç rastlamamışımdır. (Sayfa, 65)
*** Çukura düşmek için de fazla gençsin. Burası insan artıklarını fırlatıp attıkları bir yer. Gerçek bir insan mezarlığı. Diri diri gömülürsün burada. Bir adım atıp yakalanırsan, ne kadar mükemmel olursan ol bir daha asla çıkamayacağın bir tuzak.
*** Buradan da insan kadar kolay güdülen başka bir varlığın olmadığı sonucuna varabilrsiniz. İmkânsıza yakın görevleri bile hazır olda dinleyip kabul eder, en ufak maraza çıkarmadan bundan mutluluk duyar. (Sayfa, 71)
*** Kendinizi öfkelenmeyen ve isyan etmeyen bir varlığa dönüştürme çabasının, aptal olma yolunda kendinizi keyifle eğitmenizden bir farkı yoktur. Her şeyden önce sağlığınıza zarar verirsiniz. (Sayfa, 72)
*** Önemli olan dostum dost, düşmanım düşmandır alışkanlığına düşmeden düşmanların arasındaki dostları, dostların arasındaki düşmanı görebilmek ve tek taraflı düşünmeyip zihninizi özgür bırakabilmektir.(Sayfa, 93)
*** Ölmek üzere olan birisi bile cebinde parası varsa kendini güvende hisseder. (Sayfa, 94)
*** Girişin hemen önünde dikilip derinlere doğru bir göz attım. İlerisi karanlıktı.
*** Toplumların, öbür dünyayı garamtileme lütfunda bulunan dinlere ihtiyaç duymasına şaşmamalı. (Sayfa, 115)
‘Burası cehenneme açılan kapıdır. Girebilecek misin?’ diye sordu Hatsu. (Sayfa, 128)
*** Tesadüfen verdiğiniz bir tepkinin kimi nasıl etkileyeceği belli olmuyor işte. (Sayfa, 138)
*** Bir insan tamamen kafayı yemediği sürece mutluluk duygusunun farkında olmaması katiyen mümkün değildir. (Sayfa, 160)
*** Toplum denilen şey merhametsizdir. Günahlarını içinde saklamayı becerirsen seni her zaman bağışlar fakat açık ettiğin an daha fazla görmezden gelmez.. (Sayfa, 174)
*** Geçerli bir sebebi olmadığı halde, kendi çıkarlarını gözeterek para almayı kabul eden birisi dilenciden farksızdır. (Sayfa, 178)
Arka Kapaktan: Burası cehenneme açılan kapıdır. Girebilecek misin?”
Madenci’nin isimsiz anlatıcısı, kafasında tehlikeli düşünceler ve ayağında hasır sandaletlerle ormanda yürürken, hiç tanımadığı Çozo’nun “İş lazım mı genç adam?” çağrısına kulak verir. Bu sese niye karşılık verdiğini pek anlayamaz aslında, neden sonra “Ne tuhaftır ki insan ruhu sonsuzluğa sürüklenmeye hazır da olsa, birisi seslenince hâlâ bir yerlere bağlı olduğunu fark ediveriyor,” diyerek açıklar bu durumu. Fakat tuhaflıklar bununla sınırlı kalmaz ve kendisini
Çozo’nun ardından bakır madenine doğru giderken bulur. Tokyolu kibar bir ailenin iyi yetişmiş çocuğu, kir pas içindeki işçilerin yanında yaşamaya başlar artık. Ve sıra, maden ocağı ile tanışmaya gelir.
1908’de yayımlandığında, hem konu hem de anlatım tekniği açısından zamanının oldukça ilerisinde bir roman olan Madenci, birçok edebiyat tarihçisine göre Beckett ve Joyce’un modernist ve absürt ögelerini fazlasıyla barındıran bir yapıt. Modern Japon edebiyatının kurucusu kabul edilen Natsume Soseki’nin bu öncü romanını, Sinan Ceylan’ın Japonca aslından çevirisi ve Haruki Murakami’nin son sözü ile sunuyoruz.
“Natsume Soseki, Japonya’nın en büyük modern romancısıdır. [...] Yüz yıldan fazla bir zaman önce yazılmış olan bu romanı, sanki bugün yazılmış gibi okuyabildiğimi bilmek ve bundan derinlemesine etkilenmek beni inanılmaz mutlu ediyor.”
Haruki Murakami

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.