Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Hayatın Gizli Hazları

Hayatın Gizli Hazları

HAYATIN GİZLİ HAZLARI - Theodore Zeldin / DENEME - Felsefe

Hayatın içinden 28 farklı konu hakkında tecrübe ve bilgilerini paylaşıp okurların zihinlerinde yeni pencereler açmaya, onlara daha çeşitli bakış açıları kazandırmaya çalışıyor yazar.
Kitabında ´Sizleri benim gibi düşünmeye ikna etmek, sizi dinlemekten elde edeceğim faydaları azaltırdı ve her durumda anlamsız olurdu; çünkü fikirler, bir başka dimağa yerleştiklerinde neredeyse her zaman değişirler´ cümlesi ile bu yazdıklarını hangi duruş içinde okurla paylaştığından bahsetmekte. Son sayfalarda ise www.ofxordmuse.com adresinde Oxford İlham Perisi Vakfı´na tüm okurları deneyim, bilgi ve hatıralarını dünyanın geri kalanı ile paylaşmaya davet etmekte. Deneme/felsefe türü ile barışık olanlara önermekteyiz ama bize sorarsanız herkes okumalı ve kitaplığında yer vermeli.
javascript:ntrTemp(); ve javascript:ntrTemp(); linklerinde kitap ve yazar hakkında yorum ve bilgilere ulaşabilirsiniz.
Kitaptan:*** Dünyadaki en beter kusur cehalettir. (Sayfa, 14)
*** Paris´e gittiğinde de şöyle yazdı: ´Buradaki insanlar özgürlüğün tadını çıkarıyor. İstediklerini söyleyebiliyorlar özgürce. Kimse başkasının işine karışmıyor... Keder kısaltıyor ömrü. Bu insanların kederi yok, sonsuza dek yaşasınlar. (Sayfa, 15)
*** İnsanlığın büyük maceraları, neredeyse herkesle fikir uyuşmazlığı içinde olan birkaç kararlı insan tarafından gerçekleştirilmiştir. (Sayfa, 23)
*** Sizleri benim gibi düşünmeye ikna etmek, sizi dinlemekten elde edeceğim faydaları azaltırdı ve her durumda anlamsız olurdu; çünkü fikirler, bir başka dimağa yerleştiklerinde neredeyse her zaman değişirler. (Sayfa, 24)
*** Yalnızca insanın bebeği dünyayı ilk gördüğünde ağlar. (Sayfa, 52)
*** Despotizm ortadan kaldırıldığında, genellikle yerini popülist sloganların ardına saklanmış başka bir diktatörlük alır. (Sayfa, 55)
*** Fakirseniz kimse sizinle konuşmak istemez, herkes üzgündür sizin için, kimse sizinle içmek istemez diye şikayet etmişti bir Bulgar. (Sayfa, 71)
*** O güne kadar yalnızca bir ´idolü´ vardı, o da para kazanmaktı. Ama bu ´en kötü tapınma türlerinden biriydi.Hiçbir idol, paraya tapınmak kadar küçük düşürücü değildir.´ (Sayfa, 76)
*** Tüm zevklerden kaçınılmalıdır. Kendiniz için mümkün olan en az parayı harcayın. Yemeği yalnızca lezeti için yiyenler zamanından önce ölür. Yemeği ilaç gibi yiyin. (Sayfa, 86)
*** Borç içindeki insan, başkaları tarafından sahip olunan insandı. (Sayfa, 98)
*** Kuzey İrlanda´da Katolik ve Protestanların birbirlerine karşı tarihin en acımasız dini savaşlarından birini vermelerinin ardında, din hakkında gerçekte ne bildiklerine dair yapılan ilk araştırmada, İncil´deki on emir´in ilkini dahi bilmedileri ortaya çıkmıştır. 16-24 yaş aralığındaki gençlerin yalnızca %17´si bilirken, daha yaşlı neslin de yalnızca %46´sı doğru yanıt verebilmişti. Ve yine gençlerin yalnızca %21´i ve yaşı 65´in üzerinde olanların yalnızca %54´ü dört farklı İncil olduğunda haberdar. Amerikalıların yarısı İnciller´den birinin adını söyleyebiliyor. (Sayfa, 123)
*** Nihayetinde zaman, en değerli varlığımızdır, hayatın kendisidir. (Sayfa, 148)
*** İnsanın hafızasını nasıl beslediği, bedenin besleyiş şekli kadar önem kazanır. Kişisel deneyimler yetersiz beslenmedir; ancak başkalarından, hatta ölü ya da diri tüm insanlıktan edindiğimiz dolaylı hatıralar ek gıda sağlar. (Sayfa, 151)
*** Günümüzde uluslar, kendi dillerini konuşmayanlara bir şeyler söyleyebildiklerinde ayakta kalabiliyorlar yalnızca. (Sayfa, 192)
*** Birçok insanın birbirine sorduğu soruyu ben size sormuyorum: ´Nerelisin?´ Bunun yerine şu soruyu tercih ederim: ´Nereye gidiyorsun?´. (Sayfa, 194)
*** İnsanlar her zaman bir yandan gurur duyabilecekleri bir yerlerinin olmasını, diğer yandan da nefret edebilecekleri başka yerlerin olmasını istemişlerdir. (Sayfa, 204)
*** Başarısızlık başarıdan çok daha sık rastlanan bir durum olduğuna göre, başarısız oluş şekliniz başarısızlıktan daha önemlidir. (Sayfa, 209)
*** Halbuki ister küçük yerel zorbaların ister büyük yığınların efendisi olsunlar, krallar ve kralmış gibi yapanlar genellikle vaat ettiklerinden daha az güvenlik ve düzen getirmişlerdir. (Sayfa, 215)
*** İnsanlar yeni fikirleri çoğunlukla hoş karşılamaz. Yeni fikirler rahatsızlık vericidir. (Sayfa, 225)
*** Birilerinin size yapmanızı ve söylemenizi istediği bir şeyi tekrarladığınızda bir başkasının gölgesi olmaktan öteye gidemediğiniz fark edersiniz. (Sayfa, 258)
*** İnsanlar sevgiye fazlasıyla aç, yalnızca sevgi görmeye değil sevgi sunma fırsatlarına da o kadar açlar ki, bu sevgiyi hiç tanımadıkları ünlülere sunuyor ve karşılık görememekten de hiç yakınmıyorlar. (Sayfa, 262)
*** Sayfa, 385...

Arka Kapaktan:Adeta bir roman gibi akan bu kitapta, zamana ve mekâna dair bambaşka bir boyut geliştiriyor Theodore Zeldin. Geçmişi günümüzle, doğuyu batıyla birleştiriyor, belki de mümkün olan en geniş açıyla bakıyor dünyaya. Ve insanlığa dair, varoluşa dair yepyeni bir vizyon yaratıyor. Her cümlesinde düşündürüyor, insana hayatını, yaptıklarını, yapabileceklerini sorgulatıyor. Alanında ender bir çalışma bu bakımdan. Zeldin, belki de varlığından bile haberdar olmadığımız bambaşka fikirlerin, yaşam biçimlerinin ışığında insanın çıplak gözle seçemediği yolları aydınlatıyor.

Neredeyse her cümlesinde durup düşünmek isteyeceğiniz, hatta düşünmek zorunda kalacağınız bir kitap Hayatın Gizli Hazları. Varoluş hakkında sorular soran, cevaplar arayan, daha önce verilmiş cevapları sorgulayan bir kitap bu. Cevap arama süreçleri kadar, soruları da başlı başına dikkate değer: “Zamanımızın büyük macerası nedir? Heba edilmiş bir yaşam nedir? Yoksul zengine ne söyleyebilir? Zengin yoksula ne söyleyebilir? Bir din nasıl değişebilir? İnanmayan biri inananı nasıl anlayabilir? Neden bu kadar çok sayıda insan değer görmediğini, sevilmediğini ve yalnızca yarı canlı olduğunu düşünüyor? Kadınlar ve erkekler birbirlerine başka nasıl davranabilirler? Farklı bir tür cinsel devrim mümkün mü? Bu kadar çok çalışmanın ne anlamı var? Yaşıyor olmak ne anlama gelir?”

Theodore Zeldin, hepsi de kışkırtıcı olan bu sorulara sade ve sakin cevaplar vererek, bu esnada yeni soruların sorulmasına da zemin hazırlayarak, okurunu bambaşka diyarlara davet ediyor...

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.