Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Sisifos Söyleni

Sisifos Söyleni

SİSİFOS SÖYLENİ - Albert Camus / FELSEFE
Hemen herkesin aklından bir kez geçen bir düşüncedir intihar. Bu düşünce bazıları için hayatın ciddi buhranlarından kaynaklanır, bazıları içinse günlük bir sohbette içi boşaltılarak edilmiş bir çift laftan ibarettir. Yazar bu denemesinde, günlük hayatın monoton döngüsünden sıyrılıp "Neden?" sorusunu soran bir insan için hayatın nasıl zorlaştığından ve gelecekte onu bekleyen olası durumlardan bahsediyor. İntiharı herhangi bir öğretiye bağlı kalmaksızın salt akıl yoluyla değerlendirmeye çalıştığı eserinde farklı düşünürlerden alıntılar yapılmış. Dili ve felsefi terminolojisinden ötürü okuması biraz zor bir kitap. javascript:ntrTemp(); ile javascript:ntrTemp(); adreslerini ziyaret ederseniz yazar ve eseri üzerine yapılmış tahlilleri okuyabilirsiniz.
Kitaptan: ** Tüm büyük eylemlerin, tüm büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır. (Sayfa, 31)
** Her şey bilinçle başlar, her şey ancak onunla bir değer taşıyabilir. (Sayfa, 31)
** Aynı biçimde ve donuk bir yaşamın bütün günlerinde, zaman alıp götürür bizi. Ama, bir gün gelir, bu kez de bizim zamanı taşımamız gerekir. (Sayfa, 31)
** Önemli olan iyileşmek değil, dertleriyle yaşamak. (Sayfa, 54)
** İntihar başkaldırının mantıksal sonucu değildir. İçerdiği boyun eğiş dolayısıyla, onun tam tersidir. İntihar bir yanılmadır. (Sayfa, 68)
** Bana her şeyi açıklayan öğretilerin aynı zamanda beni zayıflatmalarının nedenini şimdi anlıyorum. Kendi yaşamımın ağılığından kurtarıyorlar beni, oysa onu yalnız başıma taşımam gerek. (Sayfa, 69)
** Tinsel ya da toplumsal her türlü önyargıdan ne kadar uzak durursak duralım, bir ölçüde etkilerinde kalırız. (Sayfa, 71)
** İnsanın bazı bazı kendini yargılaması iyi olur. Bunu yalnız o yapabilir. (Sayfa, 77)
** Bilinçleri birse, postadaki bir memur adayıyla bir fatih eşittir. Bu bakımdan, tüm deneyimler farksızdır. İnsana yararlı olanları vardır, zararlı olanları vardır. Bilinçliyse yararlı olurlar ona. (Sayfa, 83)
** Bu dünyanın kendisini aşan bir anlamı var mı, bilmiyorum. Ama bu anlamı bilmediğimi öğrenmenin de benim için şimdilik olanaksız olduğunu biliyorum. Kendi koşulumun dışında olan bir anlamın benim için anlamı ne? Ben ancak insan ölçüleriyle anlayabilirim. Dokunduğum şey, bana karşı direnen şey, işte budur benim anladığım. Bu iki kesinlik, birlik ve bütünlük isteğimle bu dünyanın akla ve mantığa uygun bir ilkeye indirgenmezliği, bunları uzlaştıramayacağımı da biliyorum. Yalana başvurmadıkça, benim olmayan, benim kendi koşulumun sınırları içinde hiçbir anlam taşımayan bir umudu araya sokmadıkça, bundan başka hangi gerçeği tanıyabilirim?
** Deha da budur işte: sınırlarını bilen us. (Sayfa, 86)
** Bunu anlatamayacak kadar iyi biliyorum diyenlerden sakının. Çünkü anlamayı beceremiyorlarsa, bilmedikleri ya da, tem-
bellik yüzünden, kabukta kaldıkları içindir. (Sayfa, 101)
** Bir insan söylediklerinden çok söylemedikleriyle insandır. (Sayfa, 101)
** Dünya apaçık olsaydı, sanat olmazdı. (Sayfa, 116)
** Gerçeği yüceltmeye gücü yetmeyen düşünce, onu yansıtmakta karar kılar. (Sayfa, 118)
** Çok çabuk alışır insan. Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır. (Sayfa, 119)
Arka Kapaktan:
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir." Albert Camus, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı Sisifos Söyleni´nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. Tahsin Yücel´in dilimize kazandırdığı eser, 20. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir.
Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiş, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.

´´Sisifos, tanrıların paryası, güçsüz ve ayaklanmış Sisifos, düşkün durumunun tüm enginliğini bilir: inişi sırasında bunu düşünür. Bunalımını oluşturan açık görüşlülük aynı zamanda yengisini de tüketir. Hoşgörünün aşamadığı yazgı yoktur.´´

´´Düşünme alışkanlığını edinmeden yaşamaya alışırız. Bizi ölüme her gün biraz daha yaklaştıran bu koşuda, bedenin bu önlenmez önceliği sürüp gider. Bu çelişkinin özü sıvışma diye adlandıracağım şeydedir. Ölümcül sıvışma umuttur. “Hak edilmesi” gereken bir başka yaşam umudu ya da yaşamın kendisi için değil de onu aşan büyük bir düşünce için, en yüce olan için yaşayanların hilesi, ona bir anlam verir ve ona ihanet eder.´´

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.