Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Son Nefes Havaya Karışmadan

Son Nefes Havaya Karışmadan

SON NEFES HAVAYA KARIŞMADAN - Paul Kalanithi / ROMAN

Böyle keyifl ve bir solukta okunan bir roman uzun zamandır elimize geçmemişti. Kitap sever bir dostumuzun önerisi ile okuduk ve çok keyif aldık. Tavsiyemiz üzerine okuyan hemen her okurun da beğendiğini biliyoruz. Okuyun ve kitaplığınızda yer verin deriz.
javascript:ntrTemp(); ve javascript:ntrTemp(); linklerinde iki bloggerın kitabı okuduktan sonra yaptıkları yorumları bulabilirsiniz. İlk defa önce kitabı okuyun sonra yorumlara bakın diyoruz.
Kitaptan: **** İnsan, çevresiyle etkileşim halinde olan bir varlıktı. Sözcükler sadece insanlar arsında kullanıldığında anlam kazanıyordu. Ve hayatı anlamı ya da fazileti, kurduğumuz ilişkilerin derinliğiyle bağlantılıydı. (Sayfa 49)
**** Terazinin bir kefesinde ölüm bir kefesinde yaşam varken, bilgi tek başına yeterli olacak mıydı? Sadece zeki olmak elbette yeterli değildi; aynı zamanda sağduyulu olmak da gerekiyordu. Ve zaman içind edeneyim ve bilginin yanı sıra o sağduyuyu da edineceğime inanmaktan başka çarem yoktu. (Sayfa 71)
**** O günden sonra, önüme gelen her dosyayı hastanın kendisiymiş gibi ele almaya ve hastalara asla dosya muamelesi yapmamaya yemin etmiştim. (Sayfa, 80)
**** Bilim de en az diğerleri kadar politik, rekabetçi ve sert bir meslekti ve şeytana uyup kestirme yol arayışına girenlerle doluydu. (Sayfa 100)
**** Tıpkı beyin cerrahın elindeki neşterin beyindeki bir rahatsızlığı giderdiği gibi, bir hekimin sözcükleri de zihindeki huzursuzluğu giderebilirdi. (Sayfa, 150)
**** Tıp eğitimi acımasız bir şekilde gelecek odaklıdır. (Sayfa, 173)
**** Okur, benim ayakkabılarımı giyip biraz dolaşacak ve sonra da, ´Hmmm, demek buradan bakınca böyle görünüyormuş...Burası eninde sonunda kendi ayakkabılarımla da gideceğim yer´, diyecek. Sanırım bu kitabı yazmaktakş amacım da zaten bu. (Sayfa, 189)
**** Ölümcül bir hastalıkla başa çıkmanın tek yolu, çok sevmekti - duvarları yıkmak, şefkat göstermek, cömert olmak, minnet duymaktı. (Sayfa, 190)
Arka Kapaktan:
Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.