Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

On Daki̇ka Otuz Seki̇z Sani̇ye

On Daki̇ka Otuz Seki̇z Sani̇ye

ON DAKİKA OTUZ SEKİZ SANİYE - Elif Şafak / ROMAN

Çok farklı bir kurgusu olan bir romanla karşımıza çıkıyor bu sefer yazar. İki bölümden oluşan romanda, cinayete kurban giden kahramanın üzerinden ülkede yaşanan kadın sorunlarına dikkat çekmeye çalışıyor usta kalem. Okunmaya ve zaman ayırmaya değecektir.
javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); linklerinde romanı okuyup üzerine kanaatlerini yazan kitap severlerin yazılarına bakabilirsiniz.
Kitaptan: *** Daha dün akşam Beyoğlu´nda salınarak geçmiş, adlarını ya askeri liderlerden ya milli kahramanlardan - hep ama hep erkeklerden- alan sokaklarda gezdirmişti gölgesini. (Sayfa 13)
*** Medeniyetin bir anda toptan silinip gitmesi ihtimali ürkütücüydü, doğru. Ama çok daha ürkütücü olan bir şey vardı: tek tek bizim kendi bireysel ölümlerimizin dünyanın düzenine zerre kadar etkisi olmadığını ve hayatın bizle ya da bizsiz ertesi sabah aynı şekilde devam edeceğini kavramak. En korkutucu olan bu değil miydi? (Sayfa, 16)
*** Bir kadının kocasını düşündüğünde aşk değil, sevgi değil, korku hissetmesi ne acıydı. (Sayfa, 28)
*** İnsanlar ´kader´ deyip geçerlerdi bu durumlarda, çünkü ürkütücü ve karmaşık şeylere basit isimler verilirdi hemen. (Sayfa, 32)
*** İnsanlara en zayıf noktanı söylersen kesinlikle orayı hedef alıyorlardı. (Sayfa, 87)
*** Hep Yaradan´dan ne isteğiyle ilgilenmiş, Yaradan´ın ondan ne istediğini hiç düşünmemişti..(Sayfa, 108)
*** Yalnızlık Allah´a mahsustur. Ve unutma, hayat denen şu çölde aptal tek başına seyahat edermiş, akıllıysa kervanla. (Sayfa, 167)
*** Bazı insanlar nasıl oluyordu da hiç bilmedikleri kişiler hakkında rahatça atp tutabiliyorlardı? (Sayfa, 251)
*** Hayatlarımızı tamir etmek için ne gerekiyorsa yapmalıyız, evvela kendimize borçluyuz bunu - ama bunu yaparken başkalarını kırmamaya da dikkat etmeliyiz, özen göstermeliyiz. (Sayfa, 339)
Arka Kapaktan:
Adı Leyla´ydı. İstanbul´un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinenadıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri.Öyle derdi ona beş kadim dostu.Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni.Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hâlâ. Tastamam on dakikaotuz sekiz saniye boyunca…

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.