KATEGORİLER

Mesela Ufak Hırsızlıklara Da Boş Versek Nasıl Olur?

 Amerikan Tv kanalı Showtime´da bugünlerde yayında olan ´´Billions´´ isimli dizide Bharara’dan esinlenen karakter, New York Güney Bölgesi savcısı Chuck Rhoades her sabah köpeğini dolaştırdığı güzergahta sıkça rast geldiği bir vatandaşın köpeğinin pisliğini hiç temizlemediğini fark eder.
Aralarında geçen diyalog şöyle:
-Afedersiniz beyefendi. Köpeğinizin pisliğini temizlemediniz.
-Yanıma poşet almamışım.
-Hiç sanmıyorum. Bu yaptığınız yasaya aykırı olduğu kadar bireysel ahlaki değerlere de aykırı. Sizi her sabah şu binadan çıkarken görüyorum. Her seferinde köpeğiniz buraya pisliyor ve siz öylece bırakıp gidiyorsunuz.
-Pardon sen niye işine bakmıyorsun?
-Bu benim işim.
-Haa sen şu adamsın…
-Evet o adamım.
-Fazla torban var mı?
-Yok. Çünkü ben benimkini kullandım.
-Neyse bir daha kine yanıma poşet alırım.
-Hayır bir daha ki sefer değil bu sefer toplaman lazım pisliği.
-Neden eziyet ediyorsun, neden boş vermiyorsun ki?
-Boş vermek mi? Çok basit değil mi? Boş ver alt tarafı köpek pisliği değil mi? Ben size boş verirsem bütün New York’un köpek pisliğiyle dolmasını kabul ediyorum demektir. Her yer pislik dolduğunda ve biz pisliklere basa basa evimize girdiğimizde o zaman da “evimiz köpek pisliği oldu ama boş ver” dememiz gerekecek.
Peki mesela ufak hırsızlıklara da boş versek nasıl olur? “Şu adam marketten beş dolar çalıp kaçmış, n’olur ki, boş verelim” değil mi?
O zaman bir daha ki sefer televizyonunu sırtlayıp götürdüğünde “boş ver alt tarafı televizyon” dersin. Belki bir dahakine evine girer bütün paranı çalıp karına tecavüz eder ama sen boş verirsin çünkü zaten bok içinde yaşıyorsundur.
-Ama, torbam yok. Anlasana.
-Ellerin var.
-Ne?
-Elinle al at.
Adam eliyle köpeğin pisliğini alıp atar. Rhoades başında bekler ve “Şurada biraz kaldı onu da al” der.
Adam söylenerek kalan pisliği de atar.
Rhoades’un son sözü: “Beyefendi, vatandaşlık görevinizi yerine getirdiğiniz için size teşekkür ederim.”
Sarraf’ı yargılayan böyle bir adam. Ve bu basit anekdot bile bizim ülkemizde yaşanan “boş ver ya, bir kereden ne olur ki” mantığı sonucu nerelere geldiğimizi anlatıyor aslında.
Kimse kurallara uymak istemiyor, herkes kafasına göre takılmak istiyor, kimse toplumsal yaşamın şartlarını yerine getirmeye hevesli ve niyetli değil.
Herkes anlayış bekliyor. Herkes bir defadan bir şey olmaz kafasında. Ve toplumu felakete götüren bu boşvercilik anlayışı bizde “insaniyet” şeklinde anlaşılıyor.
Yani bu hikayede Rhoades “tamam yarın toplarsın” diyecekti ve bunun adı “insaniyet” ya da “hoşgörü” olacaktı.
(Mehmet Tez´in makalesinden alıntıdır)

Sosyal Medya Paylaş