KATEGORİLER

Fırsat Varken İyi Şeyler Yapalım, Nasılsa Sonumuz Aynı Ama Bıraktığımız Hikayelerimiz Çok Farklı.

 Kıymet Teyze, mahallesindeki parka dozerler gelince, önüne bir sandalye koyup oturduğunda, bir durumu fırsata dönüştürdü. Gazetelere çıkma fırsatına filan değil. Kendi hayatında önem verdiği bir değeri savunma fırsatına. Kimisi de "Yahu zaten kıyım yapılmış, bir ağacı ben kurtarsam n´olur, kurtarmasam n´olur?" dedi.

Böyle düşünmek tesadüfen olmuyor. Bir hikayesi var:

Mesela çocuk yolda giderken kaldırıma fırlatılmış sigara paketine uzanır, alıp çöpe atmak için. Annesi koluna yapışır, "Sana mı kaldı, atan atmasaymış, sen çöpçü müsün?" diyerek izin vermez.

Mesela, "Ben büyüyünce doktor olucam" der çocuk. Baba alaycı güler, "N´oldu son matematik sınavı?!" diye çocuğun aldığı kırık nota gönderme yapar. Türkçesi şudur: Senden bir b.. olmaz!

Yol arkadaşlığı
Çocuk heyecanla eve girer, çantasını fırlatır ve der ki: "Anne ben tiyatro koluna girdim okulda." Anne daralır, "Başıma tiyatro filan çıkarma şimdi, sen derslerinle ilgilen yeter."

Demiyorum ki her istediğini yapsın çocuk. Söylemek istediğim iki şey var: İlki, bu yaşantıların her biri, çocukla sohbet etmek için bir fırsattır. İkincisi, çocuklar hayallerinde özgür bırakılmalıdır.

Çünkü aksi takdirde fırsatları görseler de tanıyamazlar. Gözlerini oymuş gibi körleştiririz onları. Çoğu kere istediklerine ulaşmak için çok uzun bir yol vardır önlerinde. Biz yolun uzunluğuna dikkat çekip cesaret kırmaktansa, yol arkadaşlığı etsek ya çocuklarımıza…

.........
"Bir ağacı ben kurtarsam n´olur, kurtarmasam n´olur" diyen kişi aslında ağaçtan değil kendinden söz etmektedir. Dediği şudur: "Ben olsam n´olur olmasam n´olur, varlığımla bir fark yaratamadıktan sonra."

Fırsat varken iyi şeyler yapalım, nasılsa sonumuz hep aynı ama arkamızda bıraktığımız hikayelerimiz çok farklı.

(Ebru T.Üzümcü´nün Makalesinden alınmıştır)

Sosyal Medya Paylaş