KATEGORİLER

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens Kategori: Sosyoloji Yazar: Yuval Noah Harari Yayınevi: Kolektif Kitap Dil: Türkçe Sayfa: 412 Sayfa

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi - Yuval Noah Harari /  SOSYOLOJİ - Tarih

İnsanlığın kısa tarihi. Tarih ve sosyoloji ilgi alanınıza giriyorsa bilim insanı tarafından kaleme alınan bu kitap sizin de hoşunuza gidecektir muhtemelen. Risk almaya ve zaman ayırmaya değecektir.  www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans  linkinde yazarın tedx sunusunu izleyebilrsiniz.

www.egitimpedia.com/haftanin-kitabi-hayvanlardan-tanrilara-sapiens/# ve ekoiq.com/insanin-trajikomik-hikayesi/ adresleri size hem kitabı hem yazarı biraz daha yakından tanıma imkanı sağlayacaklardır. 

www.youtube.com/user/KitapOkumak  www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/

Kitaptan: ***     Daha yakın zamana kadar savandaki orta halli yaratıklar olduğumuz için hala korku ve endişelerle doluyuz ve bu da bizi fazlasıyla zalim ve tehlikeli kılıyor. (Sayfa 25)

***   Etkili hikayeler anlatmak kolay değil; zorluk hikayeyi anlatmakta değil, herkesin hikayeye inanmasını sağlamaktadır. (Sayfa 44)

***   Yüzeysel bilgi ve tahminlerle belli bir grubu şeytanlaştırmanın veya idealize etmenin tehlikelerine karşı dikkatli olmalıyız. (Sayfa 65)

***   Tahıllara dayalı bir beslenme biçimi mineral ve vitamin yönünden zayıf, sindirimi zor, ayrıca diş ve diş etlerine zararlıdır. (Sayfa 93)

***   Tarihin en eski yasalarından biri de şudur; Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yani zorunluluklar ortaya çıkarır. İnsanlar belli bir lükse alıştıklarında bir süre sonra kanıksarlar. Onu yaşamlarında hep bulundururlar ve bir süre sonra onsuz yaşayamaz hale gelirler. (Sayfa 99)

***   Zihin hoşuna gitmeyen bir şey yaşadığında şiddetle bu rahatsızlıktan kurtulmak, hoşuna giden bir şey yaşadığında da zevkin kalıcı olmasını ve yoğunlaşmasını ister, bu yüzden de hep doyumsuz ve huzursuzdur. (Sayfa 226)

***   ´´Nasıl´´ı tarif etmekle ´´neden´´i açıklamak arasındaki fark nedir? ´´Nasıl´´ı tarif etmek, birbirini izleyen belirli bir olaylar dizisini yeniden kurmaktır. ´´Neden´´i açıklamak ise, diğer bütün olayları hariç tutarak bu olaylar dizisinin meydana gelişindeki sebep sonuç ilişkilerini bulmaktır. (Sayfa 238) 

***   ´´Silahlanma yarışı´´ bir ülkeden diğerine virüs gibi yayılan bir davranış biçimidir; evrimsel hayatta kalma ve yeniden üreme stratejisine harfiyen uygun olarak kendisine fayda sağlar ama diğer herkese zarar verir. (243)

***  Her yıl ABD nüfusu diyetlere, dünyanın geri kalanının tamamındaki aç insanları beslemeye yetecek miktardan daha fazla para harcıyor. Obezite tüketimcilik için çifte zaferdir. Ekonomik daralmaya sebep olacak az yemek gibi alışkanlıklar yerine tüketerek ekonomik büyümeye çifte katkı yapıyorlar. (Sayfa 343)

***   Ortaçağ Avrupa´sinda, aristokratlar paralarını aşırı lüks şeylere harcarken köylüler her kuruşu sayarak tutumlu yaşarlardı. Bugünse durum tam tersine döndü; zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılarborca girerek hiç ihtiyaçları olmayan arabalar ve televizyonlar alıyorlar. (Sayfa 343)

*** Doğanın isteklerine karşı giderek saha duyarsızlaşan Sapiens, modern sanayinin ve devletlerin isteklerineyse giderek daha bağımlı hale geldiler. (Sayfa 347)

***   Devlet ve piyasa, yabacılaşmış bireylerden oluşan bir topluma, güçlü aileler ve topluluklara göre çok daha kolay müdahale edebilir. Apartmandaki komşularıyla kapıcıya be kadar ödemeleri gerektiği konusunda bile anlaşamayanlar devlete nasıl direnebilirler? (Sayfa 354)

***   Şehirli orta sınıfların konforlu yaşamındaki hiçbir şey, bir avcı toplayıcının başarılı bir mamut avında hissettiği saf çoşku ve heyecan hissinii veremez. (Sayfa 370)

***   Para, toplumsal statü, plastik cerrahi,güzel evleriktidar konumları, bunların hiçbiri size mutluluk getirmez, uçup gitmeyen gerçek mutluluk sadece serotonin, dopamin ve oksitosin sayesinde olur. (Sayfa 380)

***    Avcı toplayıcıların yaşamı, genel olarak kendilerinden sonra gelen çoğu köylünün, çobanın, işçinin ve ofis çalışanının yaşamından daha konforludur.

***   Ordular, polisler, mahkemeler ve hapishaneler kesintisiz olarak insanların hayali düzene uygun davranmasını sağlamak için çalışır.

***   Bazen yüzlerce askerin yapamadığını, tek bir rahip üstelik çok daha ucuz ve etkili bir şekilde yapabilir.

***   Bir orduyu yalnızca zor kullanarak örgütlemek imkansızdır; en azından bazı komutanların ve askerlerin tanrı, onur, vatan, erkeklik veya para gibi bir şeylere inanmaları gerekir.

***   Bizi hastalıktan ve kıtlıktan koruyan zenginliğin büyük kısmı laboratuvar maymunları, süt inekleri ve üretim bantlarındaki tavukların çektiği acılar sayesinde elde edildi. Bu hayvanların on milyarlarcası son iki yüz yılda dünya tarihinde görülmemiş zalimlikte bir endüstriyel sömürüye tabi tutuldular. Hayvan hakları aktivistlerinin söylediklerinin onda birini bile doğru kabul edersek, modern sanayi tarımı dünya tarihindeki en büyük katliam olabilir.

***   Tüketicilik akımı bize mutlu olmamız için mümkün olduğunca çok mal ve hizmet tüketmemiz gerektiğini söyler...Her televizyon reklamı yeni bir ürün ya da hizmet tüketmenin yaşamımızı daha iyi yapacağını anlatan küçük bir efsanedir.

***   Tarım Devrimi´nin ilk dini sonucu bitkileri ve hayvanları ruhani bir yuvarlak masanın eşit üyelerinden birer metaya çevirmesidir.

***   Aynı Tanrıya inanmayan veya aynı krala itaat etmeyen insanlar seve seve aynı parayı kullanıyorlar. Amerikan kültüründen, dininden, siyasetinden nefret eden Usame Bin Ladin ABD Dolarlarının hayranıydı. Peki tanrıların ve kralların başaramadığını para nasıl başardı?

***   Bankalar ellerinde mevcut olan her bir dolar için on dolar kadar kredi verebilirler, bu da şu demektir: banka hesaplarımızdaki paranın %90´ının gerçek banknot ve madeni para olarak karşılığı yoktur.

***   Devlet ve piyasa yabancılaşmış bireylerden oluşan bir topluma, güçlü aileler ve topluluklara göre çok daha kolay müdahale edebilir.

***   Eğer tanrı birinin kendi iradesiyle kötüyü seçeceğini ve bu yüzdende cehennem de sonsuz işkencelerle cezalandırılacağını önceden biliyorsa,onu neden yaratır?

***   Bağımsızlık Bildirgesi’ni imzalayanların çoğu köle sahibiydi ve Bildirge’yi imzaladıktan sonra kölelerini salıvermedikleri gibi kendileri de ikiyüzlü olarak görmediler. Onların bakış açısıyla, insan haklarının siyahilerle bir alakası yoktu.

***   Etrafımızı şekillendirdik, gıda üretimini artırdık, şehirler yaptık, imparatorluklar kurduk, çok uzak ve geniş ticaret ağları oluşturduk, ama dünyadaki acıyı azalttık mı?

***   Herhangi bir insan grubunu (kadınlar, Yahudiler, Çingeneler, eşcinseller, siyahiler) yalıtılmış kılmanın en iyi yolu herkesi bu kişilerin bir "kirlilik" kaynağı olduğuna inandırmaktır.

***   Bugün tüm insanlar, itiraf etmek istemeseler bile, giyim kuşamda, düşüncede ve zevkte Avrupalıdır.

***   Kralların ve peygamberlerin kendilerini çoban olarak göstermesi ve bir çobanın sürüsüne özen gösterdiği gibi halkına özen göstereceğini iddia etmesi tesadüf değildi.

***   Son birkaç yıldır bankalar ve devletler deli gibi para basıyor, herkes şu an sürmekte olan ekonomik krizin ekonomik büyümeyi durdurmasından korkuyor. Bu yüzden de trilyonlarca dolar, euro ve yen üreterek sisteme ucuz kredi basılıyor ve bilim insanlarının, teknisyenlerin ve mühendislerin balon patlamadan yepyeni bir şeyle çıkagelmeleri umuluyor. Her şey laboratuvarlardaki insanlara bağlı. Biyoteknoloji ve nanoteknoloji gibi alanlardaki yeni keşifler yepyeni sektörler ortaya çıkarabilir ve bu sektörlerin kârları da bankaların ve devletlerin 2008´den beri karşılıksız olarak bastıkları bir ton parayı karşılayabilir. Eğer laboratuvarlar bu beklentiyi balon patlamadan karşılayamazsa çok zor zamanlara doğru ilerliyoruz demektir.

Arka Kapaktan:

- Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?
- Para neden herkesin güvendiği tek şey?
- Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
- Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
- Geleceğin dini bilim mi?
- İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce Yeryüzü’nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadeceHomo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor.

İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”
Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”
John Gray, Financial Times