KATEGORİLER

Aklın Muhteris Çağı

Aklın Muhteris Çağı Kategori: Sosyoloji Yazar: Eric Hoffer Yayınevi: Ayışığı Kitapları Dil: Türkçe Sayfa: 148 Sayfa

AKLIN MUHTERİS ÇAĞI – Eric Hoffer / SOSYOLOJİ

Büyük saygı duyduğumu yazar, bu kitapta diğer kitaplarından özlü sözleri derlemiş. Derlenen veya editörün ricası ile derletilen kitaplar çoğu zaman ayağı yere basmayan, adeta hava da asılı kalan kitaplar olur kanaatimizce. Maalessef bu kitap ta öyle olmuş , hali ile okunsada olur okunmasada çizgisinde kendine yer bulmuş. Büyük ustanın bütün kitaplarını okuma kararlığı içinde olanlara söylenecek bir şey yok tabii ki.

www.kitapokumakistermisin.com

Kitaptan : 

´ tutkuların çoğunda bir kendinden uzaklaşma hissi gizlidir. tutku peşinde koşan kişiler bir kaçağın tüm özelliklerini taşırlar. tutkular, genellikle, içimizdeki kusurlu, sakat eksik ve güvenilmez şeylerde kök salarlar. tutkulu tavırlar, dışardan yöneltilmiş bir etkiye tepki olmaktan çok, içsel bir tatminsizliğin tezahürüdürler. ´´

´´ dünya üzerindeki gücümüz hayal ettiğimizden daha fazladır. dokunduğumuz her şeyi kendi suretimize büründürürüz. ´´

´´ bir toplumsal düzen yeteneklere ve gençlere fırsat sağladığı sürece istikrarlıdır. gençliğin kendisi de bir yetenek, kolayca elden gidebilen bir yetenektir. ´´

´´ başkalarına yönelik tutumumuz ne kadar haksız ve akıldışı olursa olsun, bu tutumumuzu haklı çıkaran otomatik bir süreç devreye girer. ne kadar haksız olursak olalım, kendilerine nefretimizi sergilediğimiz kişilerin gösterdikleri tepkiler kendilerinden nefret edilmesini haklı çıkaracak nitelikte olur.önyargılarımızın, kuşkularımızın ve yalanlarımızın gücü, ruhları, önyargılarımıza, kuşkularımıza ve yalanlarımıza uygun bir kalıba girmeye zorlar. dünya, bizim akıldışı tutumlarımıza adeta kendiliğinden gerekçeler oluşturur. ´´

´´ şuna veya buna sahip olsak mutlu olurduk, diye inanmak, mutsuzluğumuzun nedeninin benliğimizin eksikliğinde ve sakatlığında yattığının kavranmasını engellemeye çalışmaktır. aşırı arzu, değersizliğimizi hissetmemizi önlemeye yarar. ´´

´´ taklit, çoğunlukla, güvensiz ve mütereddit benliğimizden bir ayrılma eylemidir. taklit olmadan hiçbir dindarlık, hiçbir coşku ve hiçbir kahramanlık söz konusu olamaz. ´´