KATEGORİLER

Gitme Zamanı

Gitme Zamanı Kategori: Roman Yazar: Aret Vartanyan Yayınevi: Destek Yayınları Dil: Türkçe Sayfa: 512 Sayfa

GİTME ZAMANI - Aret Vartanyan / ROMAN 

Fantastik kurgusu olan roman zamanlar arasında gidip gelmekte ve bu gidişlerde felsefi sırları işlemekte, kadim bilgelikleri okura hatırlatmakta. Oldukça değişik bir üslubu olan roman kimi okurları zorlasa da  çoğunlukla beğenilmekte. Her roman bir yolculuk. GİTME ZAMANI oldukça sıra dışı bir yolculuk vaad etmekte kitap severlere.

erguvandelisi.blogspot.com.tr/2015/09/gitme-zamani-aret-vartanyan.html veya kozmokitap.blogspot.com.tr/2017/01/gitme-zamani-aret-vartanyan-kitap-yorumu.html bloglarında yapılmış olan yorumlar ilginizi çekebilir ve oldukça detay bilgiye ulaşabilirsiniz.

www.youtube.com/user/KitapOkumak  www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/

Kitaptan:***   Şu gökdelenleri, uçakları, gelişmiş teknolojiyi "uygarlik" diyerek adlandırmak nasıl bir budalalik hali... uygarlık insanın yücelmesi... uygarlık bir bütün ... insanların silahla öldüğü, din savaşına koştuğu, açlığın fakirliğin hüküm sürdüğü bir dünya nasıl olur da "uygar" sayılabilir.

***   Karanlık çöktüğünde, yalnız kaldığında anlıyor insan, günlük hayatın ruhundan alıp götürdüklerini.

***   Bugünkü düşüncelerin, yarınki manzaralarındır.

***   Yaşadıklarımızdan cok yaşamadıklarımızın yorduğu bu hayatta, hiçbir yaşanan, yapılan, "Acaba yaşasaydım, yapsaydım nasıl olurdu?" sorusu kadar ağır değildi.

***   "Neden buradayım? Yanlış soru. Doğru soru şu olmalıydı: Burada neyi bulmalıyım? Buradan almam gereken ne?"

***   Tüm yaşam amansız bir değişim süreciyken, değişime direnmeye çalışanlar yaşarken ölenlerdi.

***   Velhasıl sadece mutluluğu değil, hiçbir şey arama. Aramak yerine aradığın şey ol.

***   Yaradan da, nesne de, ruh da, beden de konuşur, insan duymak isterse.

***   Cehennemden korkarak, Cenneti yaşayamazsın.

***   Arkana bakarak ileriye yürümeyeceğin gibi, geçmişi ceplerinde tutup, iplerin bileklerinde bağlı da gidemezsin.

***   Mezarlıkların bu kadar soğuk olması anlamsız...Yaşamın kutsandığı yer olması gerekirken,insanların korktuğu,sadece acılarını hatırladığı,görmezden gelmek istedikleri yerler mezarlıklar...Hayatın dışında bırakılmak istenen mezarlıklar kutsanmalı...Mezarlıklar hayattan uzaklaştırılan değil,hayatın içine alınması gereken yerler.

Arka Kapaktan:

"Gök ile yer arasında köprü kuran asa misali, Bâtın ile Zâhir arasında gidip geliyor insan…"

"Hazır mısın?"
"Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım."
"Korkuyor musun?"
"Korkmadığım anım da olmadı."
"Neden buradasın?"
"Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka bir yer yoktu."
"Başlayalım mı?"
"Her başlangıç bir son… Yeni bir sona başlayalım."

Bir yanda Zâhir, bir yanda Bâtın… Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu… Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini, çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikâye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli, mistik bir yolculuk… Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı düalite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schrödinger´in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk, tutku, aldatma, entrika ve yaşam kavgası…

Kitapları ve insan odaklı çalışmalarıyla milyonlarca ruha dokunan Aret Vartanyan, daha önce denenmemiş tarzda kaleme aldığı bu romanında yüreğiyle mantığı, gerçekle illüzyon arasında sıkışan insanlığı kendi içinde bir yüzleşmeye davet ediyor.