KATEGORİLER

Kanadı Kırık Kuşlar

Kanadı Kırık Kuşlar Kategori: Roman Yazar: Ayşe Kulin Yayınevi: Everest Yayınları Dil: Türkçe Sayfa: 392 Sayfa

KANADI KIRIK KUŞLAR - Ayşe Kulin / ROMAN

Yazar bir söyleşisinde bu romanda insanların kolayca doğdukları yurtlarını kolayca terk etmemelerini, kalıp onurları ile mücadele etmeleri gerektiği mesajını vermeye çalıştığını söylüyor. 2.Dünya savaşı yıllarında Almanya´da başlayıp yurdumuzda devam eden bir öykü var kitapta. Hitler´in hışmından kaçan Yahudi asıllı Alman ´´Şiliman´´ ailesinin dört nesil boyunca yaşadıklarını ve yurdumuzun yakın tarihine göz atmış olacaksınız. Oldukça sürükleyici ve etkileyici bir roman olmuş Kanadı Kırık Kuşlar. Zaman ayırmalı ve kitaplıkta her daim bulundurulmalı.

 evdeyazar.blogspot.com.tr/2016/11/ayse-kulinden-kanad-krk-kuslar-okudum.html  veya listekitap.com/kitap/ayse-kulinin-son-kitabi-kanadi-kirik-kuslar-ve-17-muthis-alinti/ detaylı yorumları okumanızda yarar olacaktır.

 www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/  www.youtube.com/user/KitapOkumak

Kitaptan: *****   ...O hiç sevmediğimi Naziler, iş alanları yaratmayı ve şehrin sosyal yaşamını canlandırmayı başardılar! Halka açık festivaller, konserler, yarışmalar düzenliyorlar.
..... Kazandıkları belediyelerin hepsinde, ihtiyacı olanlara yardımlar da yapıyorlarmış.
.....Ölenleri takip edip, cenazeden sonra kederli ailelere küçük de olsa, para yardımı yapıyorlar. İşsizlere iş bulmakta da pek mahirler. (Sayfa 21)

*****   Ne tuhaf, bela gelip de kapısını çalana kadar, kendine bulaşmaz sanıyordu insan. Bu da bir insanlık zaafıydı kuşkusuz! (Sayfa 35)

*****     Çocuklara gelince...çocuktu onlar yahu! Dini, ırkı ne olursa olsun, çocuklarla kim uğraşırdı ki;? (sayfa 38)

*****    Ülkenin ve halkın sıkıntılarının önlenmesine dair yetki tasarısı mı ne...adı öyle bir şey işte...Bu yasa Hitler´e istediği kanunu çıkarma ve üülkeyi kararnamelerle yönetme yetkisi veriyor. Kısacası damat, Almanya´da parlamenter rejim bugün itibariyle sona erdi. (Sayfa 39)

*****     Hayal kırıklığına uğramamak için hayal kurmamayı çabuk öğrenmişti. (Saayfa 59)

*****     Türklerin çağdaş bir ülke yaratmanın, bina inşa etmekle değil, ancak doğru eğitimle mümkün olabileceğini bilen bir liderleri var. (Sayfa 71)

***** Biat, inandığın kişiye hiç sorgulamadan kendini gözü kapalı teslim etmektir. Disiplin ise, mevcut kurallara ve düzene eksiksiz uymak ve aynı anda sürekli sorgulayabilmektir. (Sayfa 72)

*****    Beş yüz yıl önce, Türkler İstanbul´u fethettiklerinde, Bizanslı bilim adamlarının İstanbul´u terk etmesini önleyememişlerdi. İşte bu yüzden Rönesans, bu kişilerin sığındığı İtalya´ya nasip oldu.  (Sayfa 77)

*****     Çocuğun kız ise senindir, erkek ise önce senin, sonra arkadaşlarının, daha sonra sevgililerinin olur, en son da karısının! (Sayfa 106)

*****     Yine de içinden bir ses kulağına, Hitler´in baskıcı ve zalim rejimini yurt dışında yayabilmek içim bilim ve kültür odaklarını kullanmaya kalkacağını fısıldıyordu. (Sayfa 120)

*****     Ölüm ne yapılacağını bilemeyen cahiller için...(Sayfa 126)

*****     Evin beyinin sarhoşluğundan istifade eden birinin mutlaka bir sevgilisi de vardır, bir yerde. Benden para sızdırmak isteyen bir adam, mesela. (Sayfa 178) 

*****    Türkiye´ydi burası; Harika şeylerin ömrünün uzun süremediği ülke! (Sayfa 203)

*****     Özellikle de 1954 yılının Temmuz´unda, hükümet uygun gördüğü takdirde, memurları işten el çektirecek ya da onları emekliye sevk edecek kanunu çıkarttığında, Demokratlara güle                 oynaya oy verenler, bu partiye duydukları güveni iyiden iyiye yitimişlerdi. (Sayfa 212)

*****     ´´Hitler´le Nazilere kızmak varken, niye tüm Almanlara düşman kesildin?´´ demişti bir keresinde.
              ´´Sustukları ve kabullendikleri için,´´ diye yanıtlamıştı. (Sayfa 237)

*****     Zamanın ruhu her şeyden güçlüdür. (Sayfa 312)

*****     Kimse sana ne olacağını dayatmayacak. İstediğin gibi olma özgürlüğünden daha değerli ne var ki hayatta? (Sayfa 313)

*****     İnsanın inancı kalbinin derinindedir. İnancı, Allah´la kendi arasındadır ve hangi dinin mensubu olursa olsun, Allah, tektir, bunu unutma.  (Sayfa 349)

 *****    ´´Bazıları kendileri gibi olmayanları sevmiyor...´´
              ´´Kimler?´´
              ´´Düşünmeyi bilmeyenler.´´

*****     Allah bize ne vermediyse, illa onu istiyoruz, biz iflah olmaz arsız kullar! (Sayfa 364)

***   Kitap yakmak! İnsanların günlerce, gecelerce uğraşıp damıtarak kağıda aktardıkları birikimlerini, beyin ve hayal güçlerini yakmak! Yangınların en hainiydi!

Arka Kapaktan:

"Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar... Ona her yer gurbettir..."

1930ların Almanyası... Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak...

Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudi entelektüellere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa´nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülkesi kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti...

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar´da, bir ailenin 1930´larda Almanya´da başlayan ve ister bu ülkenin yerlisi ister yabancısı olsun, bir türlü sonlanamayan sürgün olma halini gözler önüne seriyor. Atatürk´ün davetiyle Türkiye´ye gelen, birçok bilim dalının temellerini atan Yahudi asıllı entelektüellerin ve Türk olmayı seçen Schlimann ailesinin dramına tercüman oluyor. Yakın tarihimizde ve günümüzde yaşanan çalkantılı günlere ışık tutarak üç kuşak kadının, Susan, Sude ve Esra´nın zorlu ayakta kalma macerasını, başka bir deyişle, kanadı kırık da olsa gökyüzü var olduğu müddetçe asla uçmaktan vazgeçmeyen kuşları anlatıyor...