KATEGORİLER

Patasana

Patasana Kategori: Roman Yazar: Ahmet Ümit Yayınevi: Everest Dil: Türkçe Sayfa: 520 Sayfa

 PATASANA - Ahmet Ümit / ROMAN - Polisiye

 

´´Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım´´ bu sözcükler aralarında iki bin yedi yüz (2700) yıl bulunan iki kişinin yazman Patasana ve Timothy´nin ağızlarından dökülen sözcükler. Gaziantep yakınlarındaki bir kazı alanında, Hititler döneminden kalan Patasana tabletlerini bulan bir arkeolog grubunun etrafında gelişen olayları anlatan kitap başlangıçta biraz ağır kalsa da ilerleyen sayfalarda okuru bağlamakta ve akıcı bir hal almakta. Polisiye tarzınızsa elden bırakmadan merakla okuyup bitireceksiniz.

 kitapgunesim.blogspot.com.tr/2016/04/patasana-ahmet-umit.htmlc ve kitaplarimolmadanasla.blogspot.com.tr/2012/01/ahmet-umit-patasana.html adreslerinde farklı iki cidi bloggerın kitapla ilgili uzun yorumlarını bulacaksınız.

twitter.com/kitap_okumak www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/  www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos

Kitaptan: 

***   Eşitlik herkese aynı davranmak değil, herkese aynı özeni göstermektir. (Sayfa 130)

***   İnsanlar cehennem azabından korkmadan iyi olabildiklerinde daha üst düzeyde bir uygarlığın ilk adımı atılmış olacaktır. (Sayfa 192)

***   Her şeyi bilen insan hiçbir şeyi derinlemesine öğrenemez. (Sayfa 256)

***   Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi? Ona gülümsemiyor diye anne yavrusundan vazgeçer mi? Tarla tohumdan, başak güneşten, böcek çiçekten vazgeçer mi? Benim senden vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?  (Sayfa 324)

***   Aşksız geçmiş bir ömür fakir bir yaşamdır. (Sayfa 383)

***  Korkaklar da intikam alırdı. Belki de en iyi intikamı korkaklar alırdı. İlan etmeden, sinsice bekleyerek, hiç kimsenin ummadığı anda.. (Sayfa 448)

***   İnsanı asıl etkileyen ne din, ne sanat, ne bilimdir, insanı asıl etkileyen olgu, ölümdür. (Sayfa 507)

***   Onlar da bana cezaların en korkuncunu verdiler. Beni vicdan azabımın ateşinde yanmaya mahkum ettiler. (Sayfa 519)

Arka kapaktan:

Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana´nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...

"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, ´Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,´ yazılan Saray Başyazmanı Patasana."