KATEGORİLER

Teşkilat

Teşkilat Kategori: Roman Yazar: Selman Kayabaşı Yayınevi: Yakın Plan Dil: Türkçe Sayfa: 319 Sayfa

 TEŞKİLAT - Selman Kayabaşı / ROMAN - Yakın Tarih

Tarihten beri Derin Devletin mekanizmalarını ve istihbarat başta olmak üzere kurum ve kişilerin karmaşık ilişkilerini roman anlatımı içinde okurlarla buluşturuyor. Konu ilginizi çeker mi bilmeyiz ama eline alan bırakmadan bitiryor, oldukça sürükleyici ve kafaları karıştıran bir roman. www.hknkr.com/blog/kitap-yorum-teskilat-serisi.html linkinde yazarın hem bu kitabı hem de diğer kitapları hakkında bilgi edinebilirsiniz. kitap.yazarokur.com/hanedan sitesinde çok sayıda ve birbirine tamamı ile zıt görüşlere bakmak isteyebilirsiniz.

***   Bugün Türk ile Kürt´ü, Türk ile Fars´ı savaştırmak isteyenlere karşı geri geldiler… TEŞKİLAT geri dönüyor !

***   Kusura bakmayınız efendim ! Kulun kulda aradığı, Mevla´nın kulda sakladığıdır. Aradığınızı bulabildiniz mi ?

***   Edep dediğin , edebi olmalı ki, güzel ola.Bugün hemi kadına , hemi erkeğe ;edebin kendincesi gerek!Şimdi sorarsın , ´Edebin kendincesi nedir , edebisi yok mudur? diye.´
Var tabi ..Olmaz mı? Lakin , günün kadını edebin erkekçesini takınmış; günün erkeği edebin kadıncasını giyinmiş.Kadın da edepli , erkek de edepli olmuş amma edepte edep kalmamış..

***   Dağ kanunudur beyler! Kurşunun hesabını; bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen bilir!

***   Kiralanmış kafanın, köleliktir kirası; köleler yağmalattı o mukaddes mirası...

***   Şehir´de şehir kanunu; it´le dalaşacağına, çalıyı dolaşacaksın. Dağ´da dağ kanunu; it´le dalaşacağına, it´le dolaşacaksın.

***   Bizde aşk dediğin sevilmek değil sevmektir kızım! Kalp için sevmekten daha büyük nimet, aşık olmaktan daha tatlı bir zevk yoktur.

Arka Kapaktan:  

Onlar; Oğuz Kağandan bugüne kadar, Türkün devlet-i ebed müddet fikrini devam ettiren gizli teşkilatın liderleriydi... Kimi, Gök-Türk Devletini; kimi, Selçuklu Beyliğini; kimi, Osmanlı İmparatorluğunu; kimi de Türkiye Cumhuriyetini kurmakla görevlendirildi. Nizamülmülkten İmam-ı Gazaliye, Selçuk Beyden Mevlana Celaleddin-i Rûmiye, Osman Beyden Dursun Fakihe, Sultan Abdülhamitten Enver Paşaya ve Mustafa Kemalden Turgut Özala kadar birçok isme; Teşkilatın gizli sancağı emanet edildi. Pakistanda, Afganistanda, Lübnanda, Azerbaycanda, Bosnada; Osmanlı Devletinin bakiyesinde kurulan elliye yakın devletin harcında Onların gizli faaliyetleri vardı.

Ve bugün; Türkle Kürtü, Türkle Farsı savaştırmak isteyen Kaos Düzeninin mimarları, hesap etmedikleri bir gerçekle yüzleşmeye başladı: Teşkilatın askerleri, yeni bir düzen için geri dönüyorlardı...

Çam da bizim, kozalak da bizim!

Teşkilat-ı Mahsusa, Osmanlı Devletinin son istihbarat teşkilatı idi. Kurulduğu günlerde, kabinedeki bakanların birçoğu ve üst düzey komutanların büyük bir kısmı dahi böyle bir örgütün varlığından haberdar olmamıştı. Örgütün, Trablusgarptan Hindistana kadar yüzlerce hücresi ve bu hücrelere kayıtlı binlerce ajanı vardı. Üyeleri arasında Mustafa Kemal, Enver Paşa, Celal Bayar, Eşref Kuşçubaşı, Kazım Karabekir, Fuat Balkan, Süleyman Askeri ve Fevzi Çakmak gibi birçok ünlü sima da bulunuyordu.

Teşkilat-ı Mahsusa, Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaptığı gizli çalışmalarla, elliden fazla devletin kurulmasını sağladı. Teşkilatın gizli hücreleri, aradan yüz yıl geçmesine rağmen henüz ortaya çıkarılamadı.

Selman Kayabaşı, bu heyecan verici kitapta Kıbrısta Türk Mukavemet Teşkilatını kuran, Bosna Hersekin bağımsızlığını kazanmasında büyük pay sahibi olan ve son olarak Kerkükte ortaya çıkan Teşkilatın; Musuldan Semerkanda, Lübnandan Pakistana, Romadan Selanike ve Azerbaycandan Kafkasyaya kadar, günümüzdeki faaliyetlerinin izini sürüyor.

Tarih:
"Mustafa Kemal, saltanatı yıkmak ve yerine Cumhuriyet rejimi kurmak istiyor. Şu halde nasıl olur da onu lider tayin ederiz Sultanım?"

İstihbarat
"Kurşunun hesabını üç kişi bilir: Bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen..."

Siyaset
"Şehirde şehir kanunu; itle dalaşacağına, çalıyı dolaşacaksın. Dağda dağ kanunu; itle dalaşacağına, itle dolaşacaksın..."

ve Aşk...
"Galata göz gibi, Süleymaniye gönül gibi bakıyor Baba! Öyle ya, yüreğimde kor bir ateş, kor yüreğimde kör ateş; kör yüreğim kor ateş, kor yüreğim kör ateş..."