KATEGORİLER

Ladesci

Ladesci Kategori: Roman Yazar: Üstün Dökmen Yayınevi: Remzi Kitabevi Dil: Türkçe Sayfa: 208 Sayfa

LADESCİ - Üstün Dökmen / ROMAN

Anadolu insanını dah ayakından tanımanıza yardımcı olacak hem akıcı hem eğlenceli güzel bir roman. Yazarı zaten bir çoğumuz ya kitaplarını okuyarak ya da Tv programlarını, seminerlerini izleyerek bir şekilde tanıyor veya en azından adını duymuşuzdur. En az sohbetleri kadar keyif verici bu romanı bitirdiğinizde ´´İyi ki okumuşum´´ diyeceksiniz muhtemelen.

muratcetin87.blogspot.com.tr/2012/07/ladesci-ustun-dokmen.html veya tuncdemir.blogspot.com.tr/2007/06/stn-dkmen-ladesi-7999-ytl.html linklerinde bu güzel roman üzerine detaylı yorumlara göz atmanızı hatırlatırız.

www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/  www.youtube.com/watch

Kitaptan : ***   İnsan kitap okurken yaşar. Yaşarken okumalı. Aslında bütün bir yaşam bir kitaba benzer bazen. Yaşamı da bir kitap gibi toptan alırsın eline ve bir gün toptan bırakırsın ama onu sayfa sayfa okuyabilirsin. Ve hiçbir kitabın seni kandırmasını, sana yalan söylemesini istemezsin.

***   Onlar hiç roman okumadılar, hiç sayfa çevirmediler; o yüzden milleti soyup soğana çevirdiler.

***   Sana medeniyet getirdiğini söyleyen işgalcin, önce mideni satın alır senin. Ruhunu kurtarmaya çalışırken mideni verirsin.

***   Güçlü ve vicdansız bir efendi açıkça döver sizi, akıllı, ahlaksız ve sinsi birileri ise sessizce kandırır herkesi. 

***   İnsanlar hak ettikleri rolleri almamalılar, aldıkları rolleri hak etmeye çalışmalılar.

***   Dürüstsüzlük konusunda milli mutabakat var bu ülkede. Birkaç yüz tane hortumcu mevcut ama binlerce pipetçi var çevremizde. Pipetçiler, hortumculara sövüp sayarlar ama kendileri bir mağazaya girdiklerinde KDV pazarlığı yaparlar. Hortumcu milyarlar götürür, pipetçi birkaç TL.

***   Üç tür dürüstlük var, doğaya karşı, insanlara karşı, kendine karşı...Bu üç tür dürüstlüğe sahip olan, ne fakirdir ne halinden sızlanır.

***   Dürüstlükle insan arasındaki en büyük engel insanın kendisidir.

***   Politikacılar yalan söylüyor diye kızıyor nicesi. Çocuklara yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş toplumlarda, politikacılar da yalan söyler çoğunlukla. Gökten düşmezler çünkü, bir ailede yetişirler sonuçta.

***   İnsanoğlu namusunu satmaktan çok korkar ama namussuzluk etmek rahatsız etmez onu.

***   Yapabilecekleri işlere odaklananlar, ufukların ötesine ulaşırlar. Yalnızca amaçlarına, örneğin paraya, üne odaklananlar, kendilerine sürekli bir ufuk arayıp dururlar.

***   Son günlerde Cemil’in aklında iki cümle vardı: “Kendin olmak”, diğeri Demir’in bir süre önce söylediği: “Siz bir şeyler olmak istiyorsunuz, zengin, ünlü…Bir şey olmayın, bir şeyler yapın.

***   Benim demek istediğim toplumsal ahlâk işe yaramaz. Rutin ve baskıcıdır. Ahlâk bireysel olmalıdır. Bireyin ahlâklı olması da bazen fedakârlık gerektirir, o yüzden lükstür.

***   Sevdiklerimizi kandırmak, onlara karşı dürüst olmaktan her zaman daha kolaydır.

***   Ama bence, başkasının zaten yapacağı bir ahlaksızlığı, sen ondan önce davranıp yapabilecekken, yapmamayı tercih etmek dürüstlük olsa gerek.

***   Aslında bütün çocuklar zengindir. Doğaldır, dürüsttürler, dünyaya göz bebeklerinin hakkını vererek, renkli renkli, zengin zengin bakarlar. Sonra doğallıklarını ve zenginliklerini ana-babalarına, öğretmenlerine, müfredatlara, komşu teyzelere ... ödünç vermeye başlarlar ve giderek fakirleşirler. Dikdörtgen olur dünyaları, yalnızca parayı görürler!

***   Bazı insanlar vardır az konuşarak kapatırlar kendilerini dış dünyaya, bazıları da çok konuşarak...

***   Evlilik doğaya aykırıdır, doğal değildir. Bak hayvanlara; hayvanlar evlenmezler, birlikte olurlar yalnızca...

- İyi de abi, hayvanlar dişçiye de gitmiyorlar, dişçilikte mi doğaya aykırı?

***   Ahlak, ahlaksızlık etme gücü olup da etmeyenler için bir lükstür, pahalı bir hobidir, ama ahlaksızlığa gücü olmayanlar için sıradan bir davranıştır. Şimdi bak, sade bir vatandaşın bebeğinin altını değiştirmesi veya bir omlet yapması basit bir iştir. Ama bir kraliçenin mürebbiyelerin baktığı bebeğinin altını arada bir heves edip değiştirmesi veya on yılda bir mutfağa inip omlet pişirmesi, adamları tarafından yıllarca anlatılan ender, lüks bir şeydir. Ahlak da böyle. Tarihte veya günümüzde bir devlet, bir kral düşün. Bu devlet ekonomik ve askeri bakımdan çok güçlü iken, bir zayıf ülkeye saldırıp onu işgal edebilecekken, sadece insanî-ahlakî gerekçelerle bunu yapmazsa, işte bu ahlaktır ve saldırmanın getireceği kazançtan daha pahalı, lüks bir şeydir. Bu lükse herkes sahip olamaz. Güçlüyken saldırmama, çalabilecekken çalmama lüksüne herkes sahip olamaz. 

***     Dünyada bütün ülkelerde birer milli savunma bakanlığı var bir tane milli saldırma bakanlığı yok! Bu hesaba göre hiç savaş olmamalı...

Arka Kapaktan : İnsan manzaralarıyla örülmüş şaşırtıcı bir roman…

Toplumsal yaşamımızda en önemli sorun bir bakıma dürüstlük eksikliği. Bu anlamda neredeyse herkes karşısındakini kandırmaya çalışıyor.

Ladesçi’nin kahramanı Cemil Usanmaz da çocukluğunda babasından öğrendiği lades oyununun büyüsüne kapılıp bunu âdeta bir yaşam felsefesine dönüştürüyor. Hayatın bize sunduğu olanaklara ilişkin bir yol haritasının ortaya çıktığı bu romanda ibret verici insan manzaralarıyla da karşılaşacaksınız. Yaşamın kerteriz defterinden insanlık durumları…