KATEGORİLER

Mahrem

Mahrem Kategori: Roman Yazar: Elif Şafak Yayınevi: Metis Edebiyat Dil: Türkçe Sayfa: 214 Sayfa

MAHREM – Elif Şafak / ROMAN

Kitapla ilgili güzel bir yorum yapmıştı arkadaşlarımızdan biri; Resim sanatında Picasso´nun resimleri nerede duruyorsa

edebiyattada bu kitap orda duruyor. Herhalde en sade ve net yorum böyle olabilirdi.

www.kitapokumakistermisin.com

Tanıtım Bülteninden :

Görmeye ve görülmeye dair bir roman... gözbebeği: İnsanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. 

Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakn olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakından görmek istemez. 

Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki aşık olunan hep uzaktadır. Aradaki 
mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka ´gözbebeğim! ´ diye hitap edilir. –Elif Şafak– 

Arka Kapak :

Şimdiki zamanda yaşayan Şişko´nun öyküsünü neden 1880´lerin Perasına bağladınız? Osmanlı´nın son dönemini yeğlememin nedenini, o dönemde yaşama yeni yeni giren moderniteyle birlikte Osmanlı´nın görsellik anlayışında bir değişiklik olması. 

Modernite olgusuyla birlikte görsellik yeni bir anlam kazanıyor ve bunun odak noktasında da kadının bedeni yer almaya başlıyor. Kadın, etek boyundan vücut hatlarına kadar herşeyiyle ´seyirlik malzeme´ye dönüşüyor. Modernleşme tartışmasının odak noktasında kadın ve kadın bedeni vardır zaten. 

Modernite bir seyirlik dünya inşa eder.1880´deki Pera´nın vurgusu bu: O dönemde Osmanlı´da bir seyirlik dünyanın malzemesi. Bu dünyanın referansı da 1880´lerin Pera´sı. (Hangimiz Şişko değiliz ki? , Ahsen Erdoğan– Elif Şafak Söyleyişisi´nden, Binyıl Kitap,29 Eylül 2000.) 

Şişman ama çok şişman bir 
kadının başrolü aldığı çok az roman vardır. Elif Şafak´ın son romanı Mahrem´de, şişman olduğu için gözden kaçamayan bir kadın ana tema olarak kullanılıyor... 

Romanın açılış sahnelerinden biri olan minübüste seyehat bölümünde, ter, açlık, diğer kadınlar, sevimli olmak zorundaki küçük 
çocuk ve kapalı alanla oluşturulan karabasan, uzun yıllardır okuduklarım arasında ayrıcalıklı bir yere sahip... 

Elif Şafak´ın öykü anlatıcılığı özellikle bu romanda berraklaşmış. Masalın dili, bu romanın sürükleyiciliğinde ana unsur olarak görülüyor ve Şafak´ın yepyeni diyebileceğimiz bir üslubunun da habercisi. 
Özellikle tarihsel diye kabaca adlandırabileceğim bölümlerden ayrılmak istemedim.