KATEGORİLER

Zorba

Zorba Kategori: Roman Yazar: Nikos Kazancakis Yayınevi: Can Yayınları Dil: Türkçe Sayfa: 335 Sayfa

ZORBA - Nikos Kazancakis / ROMAN

İlk yaşlarından beri okumaya düşkün olan yazarın, içsel yolculuğunu sürdürürken karşısına çıkan olabildiğince muzır ve güya ´cahil´ yoldaşı ile birlikte yaşadıkları ve sıra dışı hocasından öğrendikleri. Okunmaya değer farklı, güzel ve oldukça akıcı bir roman ´´Zorba´´.  

´´Bir yaşam kılavuzu gibidir Zorba .Bir yandan Egenin kokusunu duyarsınız , bir yandan yaşamınızı sorgularsınız Zorbayı kıskanır ama cesaret edemezsiniz yaşamına .Çoğu zaman içinde bulunduğumuz durumlara dışarıdan bakarken bulursunuz kendinizi.´´ Bu yorumun devamı için   1kitap1000sohbet.blogspot.com.tr/2014/03/zorba.html adresini ziyaret edebilirsiniz. Veya indnihan.blogspot.com.tr/2011/09/brak-sana-anlataymkursun-kalem-gibiyiz.html göz atabilirsiniz.

www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/

Kitaptan:  ***Herkes kendi yolunu izler. İnsan bir ağaç gibidir. Neden kiraz vermiyor diye incir ağacını hiç azarladığın oldu mu?

***Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türktür, bu Bulgardır, bu Yunanlıdır. Ben vatan için öyle şeyler yaptım ki patron tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim... Neden? Çünkü bunlar Bulgarmış, ya da bilmem neymiş... Şimdi kendi kendime sık sık şöyle diyorum, hay kahrolasıca herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır bu kötü adamdır. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk. Hepsi bir benim için. Şimdi iyi mi kötü mü yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça buna da bakmamaya başladım. Ulan ister iyi ister kötü olsun be. Hepsine acıyorum işte... Boşversem bile bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor,(...) o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek... Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be... Hepimiz kurtların yiyeceği etiz....

***Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; ‘Aleksi’ dedi, ´Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı´yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama.

***Dünyadaki pek çok insanın esas sorunu, henüz kendisiyle tanışmamış olmasıdır.

***Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır.

*** Gerçek hoca, öğrencisinden öğrenebileceği her şeyi öğrenmeli, gençliğin ne yöne gittiğini anlamalı, o da ruhunu oraya doğru yöneltmelidir.

***İyi bir öğretmen, şundan daha belirli bir armağan istemez: Kendinden üstün öğrencisi olmak!

***Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.

 ***İyilikten dolayı sevinmem, kötülükten dolayı da üzülmem;
Yunanlıların İstanbul´u aldığını öğrensem,
Türklerin Atina´yı almasıyla aynı şeydir bu benim için.

 

Arka Kapaktan: Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis´in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hesaplaşma sayılabilir. Geçmişin, elden kayıp giden zamanın ve insanın temel yanılgılarının bir kez daha gözden geçirilmesidir bu roman. Zorba aracılığıyla Kazancakis özyaşamının yenilgiler ve soru işaretleriyle dolu bir bilançosunu çıkarır. Bu bağlamda ele alınınca, bu roman, Zorba ile yazarın yaşam öykülerinin çizili sınırları arasında sonsuz atkı ve çözgülerle sokunmuş büyülü bir kumaştır, denebilir; baştan sona sürekli bir arayışı, sonu gelmez çabaları yansıtan bir kanaviçedir; insanı arayışın serüvenidir...