KATEGORİLER

Ölmek Kolaydır Sevmekten

Ölmek Kolaydır Sevmekten Kategori: Roman Yazar: Ahmet Altan Yayınevi: Everest Dil: Türkçe Sayfa: 573 Sayfa

ÖLMEK KOLAYDIR SEVMEKTEN – Ahmet Altan / ROMAN – Tarih

Yazarın ilk kez romanını okuduk ve çok beğendik. Yakın tarihimizden kesintiler ve insan kişiliği üzerine çarpıcı tahlilleri ile yep yeni ufuklar açıyor. yazarın diğer kitaplarını da fırsat buldukça okumaya niyetlendik. Kitaplığınızda yer ayırmanızı öneririz. Okuduğunuzda çok şeyler kazandığınızı hissedeceksiniz muhtemelen. ´

´´  İnsanı merkeze alan, ilişkilerini, duygularını, hayatın görünmez kaosunu anlatan romanlara çocukken de hayrandım. Yazarken de mümkün olduğunca hayatın genişliğini kucaklayan bu anlatımı seviyorum. Bu kitap, bu klasik anlatıma imkân veriyor, Osmanlı’nın çökmeye başladığı, çok hareketli, çelişkili, acı, keskin bir dönemi içeriyor ve insan ilişkileri de çağa uygun bir biçimde keskinleşiyor. Romancı için zengin bir malzeme, dil itibarıyla da geniş bir yol açıyor, hayatın bütün kuytularına sızabiliyorsun.

Kader, gelecek ve belirsizlik gibi temalar çok ilgimi çekiyor. İnsanların düşünceleri ve hayalleriyle hayatın örgüsü arasındaki çelişkiler çarpıcıdır. Bazen bir şeyin çok iyi olduğunu düşünüyorsun ama o senin felaketin oluyor.´´  Ahmet Altan´ın romanı ile ilgili söyleşisinden alınmış bir kesit , kendisi ve kitabı ile ilgili bizraz daha ışık tutabilir.

 www.kitapyurdu.com/kitap/olmek–kolaydir–sevmekten/363067.html adresinde çok sayıda okur yorumu bulabilirsiniz.

Arka kapaktan :

Araba kumarhanenin önünde durdu, Nizam aceleyle indi arabadan, koşar adımlarla kumarhaneye girdi, piyano sesi yoktu, köşk sessizdi, yandaki salona yürüdü, piyanonun kapağı kapatılmıştı, gözleriyle salonu taradı, Anya pencerenin yanındaydı, sigara içiyordu.

Nizam´ın kendisine doğru yürüdüğünü gördüğünde, yüzünde ilk kez bir şaşkınlık izi gördü Nizam.
Gidip kadının karşısında durdu:
– Adınız ne?
– Neden soruyorsunuz?
– Çünkü kimse yokken, sabahın aydınlığında ikimiz burada yalnızken adınızı söyleyip söylemeyeceğinizi merak ediyorum.
– Bunun için mi geldiniz?
– Evet Anya, bunun için geldim.
– Adımı öğrenmişsiniz.
– Öğrendim... Ama sizin de bana adınızı söyleyip söylemeyeceğinizi merak ediyorum... Adınız ne Anya?

Anya, Nizam´ın yüzüne, gözlerine baktı ve orada daha önce hiç kimsenin görmediğini, göremediğini, bir deliliğin kendini yakarak yok edişinin parlayışını gördü. Bundan korkmadı, bir başkası korkabilirdi ama o bundan korkmadı, aksine ilk kez bakışlarındaki boşlukta neşeye benzer bir pırıltı belirdi.
– Delisiniz.
– Evet Anya... Adınız ne?
Anya, sigarasından bir nefes çekti, tavana doğru üfledi, bakışlarını Nizam´a çevirdi, uzun uzun baktı, yavaşça, neredeyse şefkatle konuştu.
–Adım Anya...