KATEGORİLER

Sultanı Öldürmek

Sultanı Öldürmek Kategori: Roman Yazar: Ahmet Ümit Yayınevi: Everest Dil: Türkçe Sayfa: 516 Sayfa

 SULTANI ÖLDÜRMEK – Ahmet Ümit / ROMAN – Polisiye

Polisiye ve Ahmet Ümit edebiyatımızda ayrılmaz ikili oldular. Polisiye – macera tarzı ilginizi çekiyorsa ara vermeden başlayıp bitrebileceğiniz bir roman olmuş, diğer bir çok eseri gibi.

Şahane bir aşk, çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir… 
Ahmet Ümit´in ustalıkla kaleme aldığı cinayet–aşk–tarih üçgende işlenmiş harika bir roman… 
Kitap ilk cümlesinden itibaren kurgusuyla okuyanını öyle bir sarıyor ki, çevrilen her sayfada Ahmet Ümit’e hayranlığınız bir kat daha artıyor… 
Bazı kitaplar vardır elinizden düşüremezsiniz ama bir yandan da bitmesini istemezsiniz. İşte bu kitap öyle bir kitap… 
Özellikle benim gibi tarih meraklılarının aşk ve polisiyeyle süslenmiş bu romanı okumalarını tavsiye ederim… Uzun zamandır iyi bir şey okumadım okuyamadım diyenler için…(Aydanur Duman isimli okur görüşü)

kitaplarimolmadanasla.blogspot.com.tr/   adresinde tecrübeli bir okurun kitap hakkında yorumunu okuyabilirsiniz.

·            http://www.youtube.com/user/KitapOkumak

                    https://twitter.com/kitap_okumak                                              

                    https://www.facebook.com/pages/Kitap–Okumak–‰C4‰B0ster–misin/327927040637181

Arka Kapaktan :

´Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız? ´ 

Ahmet Ümit´in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin´in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed´in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri ´Ulu Hakan´ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı? 

´...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah´ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye´yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu´nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed´in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han´ın cansız bedeni...´ 

Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet–aşk–tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.