KATEGORİLER

Cehennem

Cehennem Kategori: Roman Yazar: Dan Brown Yayınevi: Altın Kitaplar Dil: Türkçe Sayfa: 573 Sayfa

 CEHENNEM / Dan Brown – ROMAN

Okuma alışkanlığı kazanmak adına okunabilir. Oldukça akıcı.

Biz öteden beri Dan Brown gibi yazarların kitaplarını okumuyoruz. Bu tarz yazarlar sipariş üzerine yazarlar ve medya ve bol reklam desteği ile piyasaya çıkarlar. Kaldı ki kitapların ya filmleri var ya da çok yakında çıkacaktır. Bizce zaman kaybı olacak kitaplardan biri ve gelecek nesillerimize ve soranlara önermeyi hiç düşünmüyoruz açıkcası.

Arzu ederseniz kitap dostu bloggerlardan  Cehennem hakkında yorum okuyabilirsiniz;

http://www.kitapkritigi.net/2013/09/cehennem8.html

http://1temmuz.blogspot.com/2013/08/cehennem.html#uds–search–results

http://www.youtube.com/user/KitapOkumak?feature=watch

Arka Kapaktan:Dan Brown´ın sır gibi gizlenen kitabı 12 ülke ile aynı anda Türkiye´de de piyasaya çıktı. Hatta saat farkını göz önüne alırsak kitap dünyada ilk olarak Türkiye kitapçılarının raflarında yer aldı. Dan Brown bu kitabı yazarken Dante´nin Cehennem´inden esinlendiğini söylemişti. Kitabı okurken de bu etkiyi görebiliyorsunuz; Dante´nin cehennemi sizi içine çekiyor! Bugün Dünya Sağlık Örgütü´nün de açıkladığı üzere dünya nüfusu büyük bir hızla artmakta. Kitapta da bu nüfus artışının yaşantımızı nasıl olumsuz etkileyeceği anlatılıyor ve bu sorun bir cehennem olarak karşımıza çıkıyor. Peki, bu cehennemden nasıl kaçılır, bu sorunun cevabını arıyoruz bu kitapta. Bu arayışta da Brown Dante´nin Cehennem´indeki iç içe geçmiş ve gittikçe daralan dokuz sarmal daireye ve orada acı çeken insanlara atıfta bulunuyor.Alışıldık Dan Brown kitapları gibi bu kitapta da yine sırlar, gizem, şifreler ve tabii sanat tarihi var. Ama Türkiye´deki okuyucular için bu sefer büyük bir fark mevcut. Çünkü cehennemin kapıları aslında İstanbul´a açılıyor! Hikâye Floransa´da başlasa da merkezde İstanbul var! Ve İstanbul´da da öne çıkarılan yerler Yerebatan Sarayı ile Ayasofya! Kahramanımız ise yine Robert Langdon. Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa´da bir hastane odasında gözlerini açtığında ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşı kıyısından kendisine "Ara, bulacaksın!" diye seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve onu çevreleyen, toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir.Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendisine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks´un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır ve neler olduğunu ilk olarak onun ağzından duyma fırsatına kavuşur.