KATEGORİLER

Anti Terapi

Anti Terapi Kategori: Psikoloji Yazar: M. Hakan Alşan Yayınevi: Karakutu Dil: Türkçe Sayfa: 346 Sayfa

ANTİ TERAPİ - Mehmet Hakan Alşan / PSİKOLOJİ

Halen Boğaziçi Üniversitesinde Eğitim Bilimleri, Klinik Psikoloji ve Psiko tarih alanlarındaki çalışmalarıma devam etmekte olan yazarın mesleki birikimini yansıttığı bu eser özellikle psikoloji alanında ve ´´kendini tanımak´´ için okumalar yapan okurların ilgi alanına giriyor. Sonunda uzun bir kaynakçası olan eseri bu alana özel ilgisi olmayan okurlar okumakta güçlük çekebilirler.. Ancak alanında büyük bir boşluk doldurduğu ve kaynak arayanlara yardımcı olacağı büyük olasılık. Okumaktan yorulmayan okurlara bu kitaba zaman ayırmalarını hatırlatırız.

mhakanalsan.com/index.php linkinde yazarı kendi web sitesinde ziyaret edip daha yakından tanıyabilirsiniz.

ikifikirbirden.blogspot.com.tr/2014/05/anti-terapi-mehmet-hakan-alsan.html ve www.kitapyurdu.com/kitap/anti-terapi-amp-sana-ruhtan-soruyorlaroteki-psikoloji-notlari/151531.html&filter_name=Anti%20Terapi linklerinde kitapla ilgili farklı yorumlara göz atmakta yarar olacaktır.

twitter.com/kitap_okumak www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/  www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos

Arka Kapaktan:

 İnançların hükmü, öldü mü?
Seküler tapınaklarında mânevî soru(n)larına cevaplar arıyanlar siz insanlar, modernizasyon hareketi; bizi ve kişiliklerimizi giderek içten içe işgal ediyor!
Modern Psikolojinin kuram ve pratikleri, rûh dünyamızı eşeliyor mu yoksa tedavi mi ediyor?
Modern insanın hastalıklı varoluşu bir yana, onu tedavi etmeye çalışan modern psikolojinin ve de psikoterapilerin epistemolojisi hastalıklı mı?
Yaşadığımız kültürel şoklar, bellek yitimi, tüketim alışkanlıklarımız, yabancılaşma, narsisizm ve benliğin yükselişi, toplumsal histeri, kültürel şizofreni, mahremiyetin ölümü, fanatizm, terörizm, televizyon kanallarını işgal eden şiddet ve cinnet görüntüleri, aile kültünün felce uğraması, sanal ve saymaca değerlerle takım elbise değiştirir gibi kimlik ve kişilik değiştirme istencimiz, sosyal bukalemunluğa varan şahsiyetsizliğimiz ve riyâkârlıklarımız; peki biz kimiz?