KATEGORİLER

Aslında Giden Erkek Yoktur

Aslında Giden Erkek Yoktur Kategori: Psikoloji Yazar: Seda Diker Yayınevi: Destek Dil: Türkçe Sayfa: 230 Sayfa

 Evli veya evlenme niyeti ve döneminde olan kadın erkek istisnasız herkes tarafından okunması gereken, hayatınıza katkısı olacak bir eser. Gerçek bir başucu kitabı. Ara ara tekrar ele alınıp  okunmasında, unutulanların hatırlanıp, pekiştirilmesinde, çok yarar olacaktır.

Ancak, her nedense  psikoloji bilimi ile uğraşan yazarların eserlerinde sıklıkla gördüğümüz, cinsellik ile ilgili  anlatımlar, bu kitapta da yer almış. O kısımlar olmasa idi eser kendinden hiçbir şey kaybetmeyecekti belki de. Ondan dolayı beş yıldız alması gereken eseri dört yıldız kategorosinde tutmak zorunda kaldık.

Yazarın ´´Beni Ararken´´ www.kitapokumakistermisin.com/kitap/parapsikoloji/6/seda-diker/beni-ararken-kitabi-oku.html isimli eserini de okumanızı öneririz.

Seda Diker’in bundan sonra çıkacak eserlerini de okuyup paylaşmak dileği ile. matmazeella.blogspot.com/2013/12/aslinda-giden-erkek-yoktur-seda-ker.html veya ademarican.blogspot.com.tr/2015/02/aslnda-giden-erkek-yoktur-seda-diker.html linklerinde kitabı okuyup üzerinde yorum yapan iki farklı bloggerın sayfasına göz atabileceğiniz gibi  blog.kubratekin.com/2013/02/seda-diker-ile-son-kitab-aslnda-ayrlk.html buradan da yazarla yapılmış bir söyleşiyi okumayı tercih edebilirsiniz.

Kitaptan : ***Kimse karşısındakine içindeki yaraları göstermek istemez. Zaten, bazı kimselerde yaraları görmek istemez.

***   Küsmek karşımızdaki kişinin yaşam enerjisini çalmaktır.

***   Oysa onlar, rengarenk bir dünyanın içinde yaşayan körler topluluğu gibiydiler. Tanrı´nın adı sadece ağızlarında duruyordu. Sevgi asla yüreklerine inmiyordu. Ondan korkuyorlardı ama yine de onun adına savunmasız insanları cezalandırmaktan geri kalmıyorlardı. Karanlıkta yaşıyorlardı.

***   Yaradan´ın varlığını şah damarından daha yakında hissedebilmek için, içindeki korku ve öfkeyi atıp tam bir güven duygusuyla hareket etmesi gerektiğini hatta kötü niyetli kişilerin bile içindeki ışığı fark etmesi gerektiğini anladı.

***   Erkeğin de duyguları vardır ama onları kendi kendilerine aktive etmeleri zordur. Oysa kadın hem kendi duygularının patronudur, hem de erkeğinkilerini aktive edebilir.

***   Tanrı’ya yüzde yüz güvenmek ve teslimiyet içinde olmak hayatın akışını değiştirir.

***   ANNELİĞİ BIRAK SEVGİLİ OL
anne rolünden çıkıp sevgili olabilmek için;

erkeğinizin problemlerini çözmeyin,
onu eleştirmeyin,
sizi eleştirdiğinde sınırınızı hemen çizin,
paketlerinizi taşımasına izin verin,
psikolojik sorunları varsa, bir uzmana yönlendirin, siz psikolog değilsiniz,
aşırı şefkat vermeyin, yedikleriyle, giyimiyle uğraşmayın,
geç geldiğinde onu sorgulamak yerine, onun kendine ayırdığı süre kadar siz de kendinize bir dünya kurun,
kendinize ait dünya ile ilgili, o size soru sormadıkça, bilgi vermeyin,
onu değiştirmeye çalışmayın,
onu kontrol etmeyin...

www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/ www.youtube.com/watch

Arka Kapaktan :

Gerçek dişi etrafındaki erkeklerde mıknatıs etkisi yaratır! O´nun hayatından hiçbir erkek gidemez. Gitse bile bir süre sonra geri gelir. Ancak burada önemli olan, kimin geldiği değil, kiminle gerçek ve kalpten bağ kurulabildiğidir. 
Hayatımızdan giden hiç kimsenin olmadığını, istediğimiz ve korkmadığımız her an onları kolaylıkla geri getirebileceğimizi, derinlere gömdüğümüz bu yeteneğimizin kadim bilgilerini yeniden hatırlayabiliriz. Hatta istersek, bize olan manevi ve gönül borçlarını ödettirebiliriz! 
Erkeğinizin sizi duygusal olarak yarım bırakması, oluşturduğu beklentileri karşılamaması, sözleriyle davranışlarının birbirini tutmaması yüzünden 
yaşam  enerjinizi çalmışsa onu geri alabilirsiniz! 

Gerçek bir dişi, gücünü sadece anne rolünden değil, sevgili rolünden alır. Gerçek dişi, alır, vermez. Erkeğinin kendi yöntemleriyle sorunu çözmesine, büyümesine izin verir. 

Siz dişi bir 
kadın  olur, bilinçaltınızdaki korkuları yenerseniz, en cimri erkek size cömert, en çapkın erkek size sadık olur! 


Ayrılık acısını yok etmek sanıldığı kadar zor değildir! Acı, kişinin aşık olduğu insana olan özlemi değildir! Ayırt edilmesi gereken şey, özlemini çektiğimiz beklenti ve duygumuzdur. 

´Kaybetme korkusu, bize ilişkilerimizde hata yaptırır. Erkeği olduğu gibi kabul etmemizi engeller. Kalbimizi ona tam olarak açamayız. Ne kendimizi ne de erkeği gerçek anlamda sevmeyi bilmiyor oluruz. Herhangi bir erkek hayatımıza girdiğinde, hemen duygusal boşluklarımızı doyurması için beklentiler oluştururuz. Ve bunları bize vermediği zaman, ya ona tutunur ya da terk eder uzaklaşırız. Onu görmediğimiz, haber almadığımız zaman acı çeker, şüphe duyarız.  Güvenemeyiz  

*Gerçek dişi etrafındaki erkeklerde mıknatıs etkisi yaratır! O´nun hayatından hiçbir erkek gidemez. Gitse bile bir süre sonra geri gelir. Ancak burada önemli olan, kimin geldiği değil, kiminle gerçek ve kalpten bağ kurulabildiğidir.