KATEGORİLER

Mehmed´e Gönderilmeyen Mektuplar

Mehmed´e Gönderilmeyen Mektuplar Kategori: Hikaye Yazar: Şebnem Pişkin Yayınevi: Kent Kitap Dil: Türkçe Sayfa: 127 Sayfa

 MEHMED´e Gönderilmeyen MEKTUPLAR - Şebnem Pişkin / ÖYKÜ

Edebiyat dünyamızın sessiz, sakin ama bir o kadar da kararlı bir yazarı Şebnem Pişkin. Sabırla eserlerini yazmaya ve kendi çabaları ile onları tanıtmaya çalışıyor. Arkasında güçlü bir pazarlama veya medya grubu olsa idi bir çok kitabını okumuş olabilirdiniz. Bu güzel kitabında yazar, tasavvuf ehli bir bayanın kalbini karşılıksız bir aşka kaptırmasını, mahcubiyet, acı ve pişmanlıklarını mektupları üzerinden okurla paylaşıyor. Zaten fazla uzun olamayan kitap bir veya iki gece de bitirmek mümkün. Umarız sizin de ilginiz çekecektir.

www.umutcalisan.com/2015/10/mehmede-gonderilmeyen-mektuplar-sebnem.html ve www.milliyet.com.tr/-cok-satan-degil-cok-satmasi-kitap-2173714/ linklerinden hem kitapla hem yazarla ilgili detaylı bilgiye ulaşmak mümkün.

www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/  www.youtube.com/user/KitapOkumak

Kitaptan: ***   İnsan bedenindeki olumlu ya da olumsuz enerjiyi karşı tarafa en iyi aktaran yer el ayasıydı. Bu yüzden sevgilisiyle el ele tutuşan iki kişi arasında müthiş bir elektrik akımı gerçekleşir ve bu iki kişinin sadece elleri değil, kalpleri de birbirine yakınlaşırdı.

***   Ve Aşk, aslında insanın kendinden başlayıp kendine doğru sürdürdüğü bir yolculuktu.

 

 

Arka Kapaktan: Aşk, bir suret arar kendine Sevmeyi bilir kadın, Aşk´ı güzel yaşar. Öyle bir hayal gücü vardır ki kadının, hayal ile hayatı karıştırır bazen. Hayalini gerçek sanır; ama yanılır. Şair ruhludur her kadın. Dinleyecek kulak bulamazsa yazıp çizmeye başlar. Şiirler yazar, hikayeler yazar, mektuplar yazar.

Her kadının bir Mehmed´i vardır hayatta. Karşısında bulmak isteyip bulamadığı, sarmak isteyip saramadığı, kavuşmak isteyip bir türlü kavuşamadığı bir Mehmed´i… Ve yazıp gönderemediği mektupları vardır her kadının.

Bir insana duyulan aşktan yola çıkarak Yaradan´a ulaşmak hiç zor değil. Mecazi aşklar, İlahi olana ulaştırır insanı. Aşk yolu, kendini bilmenin ve Rabbini bulmanın belki de en kestirme yoludur. Mevla´yı bulmuşken Leyla´ya ne gerek vardı diye sordum hep kendi kendime. Aşk, Mevla´yı bulma yolunda Leyla´dan geçen bir imtihan değil miydi? Mevla bulunduysa şayet, bu imtihan ortadan kalkmaz mıydı? Ben Mevla´mı bulmuştum zaten, şimdi bu hikayeyi tersten yaşamanın ve İlahi aşktan mecazi aşka geri dönmenin ne gereği vardı?

Ama Aşk, bir suret arardı kendine. Gönül toprağına can olan Aşk, bir suret bulmadan kendine, çıkmazdı su yüzüne, çıkamazdı… Bilmediğim ve öğrenmek üzere olduğum şey, buydu işte.

Ne vakit ki Aşk tecelli eder insanın kalbinde,
İşte o vakit açığa çıkar insandaki gizli hazine.
Ve ancak o zaman tanır insan Rabbini.
Ve o zaman bilir kendini…