KATEGORİLER

Oğullar Ve Rencide Ruhlar

Oğullar Ve Rencide Ruhlar Kategori: Hikaye Yazar: Alper Canıgüz Yayınevi: İletişim Yayıncılık Dil: Türkçe Sayfa: 203 Sayfa

OĞULLAR ve RENCİDE RUHLAR - Alper Canıgüz - ÖYKÜ

Sıra dışı , çok çok farklı bir öykü.  Polisiye niyetine başlayan öykü ara ara mizahi yönünü ortaya çıkarmakta. Temelde insanı ve çevreyi irdelemekte yazar. Bitirdiğinizde benzer bir öykü okumadığınızı fark edebilrisiniz. Oldukça akıcı dili olan kitabı beğendiğiniz takdirde yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünebilirsiniz muhtemelen.

www.cinairoman.com/ okudumdanoldu.blogspot.com.tr/2011/10/ogullar-ve-rencide-ruhlar-alper-canguz.html ve sittirella.blogspot.com.tr/2013/11/ogullar-ve-rencide-ruhlar.html linklerinde kitabı okumuş bloggerların çok detay özet ve yorumları daha fazla bilgi verecektir.

www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/  www.youtube.com/watch

Kitaptan : *** Beş yaş insanın en olgun çağıdır;sonra çürüme başlar...(Sayfa 7)

*** Okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil ders anlatılırken susması gerektiğidir.

 

*** Neticede ahlak, herkese üç aşağı beş yukarı aynı şekilde davranabilmek değil midir?

*** Bütün orta sınıf çalışanları gibi iş günlerini hafta sonunu bekleyerek, hafta sonunu da iş günlerini özleyerek geçiriyorlar. Ömürlerinin son dakikasının nasıl geldiğini anlayamayacaklardı bile. Sistemin zaferi.(Sayfa 82)

***Kimse bir yalan olduğu fikrine inanmak istemez. Ama öyledirler. Her insan bir yalandır..

 

*** ...Gidip arkasında bir yerde dikildim. "Yakup Abi sen bu arabayı yıkıyorsun ama beş dakika sonra yağmur yağacak yine.."
"Yağsın, bir daha yıkarız." dedi bakkal ermişçe. O zaman anladım ki, böyle bir olasılık onu endişelendirmek şöyle dursun, mutlu ediyordu. O doğuştan araba yıkayıcısıydı. Ne var kihayat onu bakkallığa mahkum etmişti; pek çok müthiş kabzımalı milletvekilliğine mahkum ettiği gibi. Sistem yetenekleri heba ediyordu..(Sayfa111)

Arka Kapaktan: "Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.
Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.
Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı. Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla. Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek, servis minübüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için. Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı."
Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalardan bilinen sürükleyici diliyle, 5 yaşındaki bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof, hem fırlama bir oğlan... Hikayeyi ve "karakteri" çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de, bizzat karakter kazanıyor, anlatıda...
Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran, olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.