KATEGORİLER

İtiraflar

İtiraflar Kategori: Felsefe Din Yazar: Augustinus Yayınevi: Kabalcı Dil: Türkçe Sayfa: 384 Sayfa

 İTİRAFLAR - Augustinus / DİN - Felsefe

Eserin en etkileyici yönü yaşı. 1600 yaşında bir kitabı okumak her zaman karşınıza çıkacak bir fırsat değil. Yaşına rağmen halen geçerli bir üslubu, hiç ölmeyecek yaklaşımları var. Felsefe/Din alanında okumalarınız var ve bu alan ilginizi çekiyorsa bu ölümsüz esere zaman ayırmanızı ısrarla öneririz. İnsanın kendini tanıma arayışında verdiği uğraşların hemen hemen hiç değişmediğini fark edeceksiniz. Bir diğer farkındalığınızda bir insanın o tarihlerde neden yazmaya merak saldığı olabilir. Yazdıklarından para veya şöhret kazanmanın imkansız olduğu tarihlerde hangi itki ile böyle zahmetli bir işe soyunur insan? Okumaya, üzerinde düşünmeye, zaman ayırmaya değer bir kitap. Tekrar hatırlatmakta yarar olacak; Din - Felsefe ilginizi çekiyorsa başlayın. www.meryemana.net/books/itiraflar/sayfa-1 veya www.anlamak.com/itiraflar-saint-augustinus.html linklerinde çok detaylı incelemeler okuyabilirsiniz.

www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/  twitter.com/kitap_okumak www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos

Kitaptan: ***   Tanrım ebediyet sana ait olduğuna göre, sana söylediklerimi bilmiyor musun; ya da bir zamanda oluşan bir şeyi zamanda görmüyor musun? Öyleyse onca şeyi sana anlatmanın ne anlamı var? Bunları kuşkusuz seni bilgilendirmek için değil de, bu kitabı okuyacak kişilerin yüreğinde ve kendi yüreğimde sana olan sevgiyi uyandırsın ve “Rab yücedir ve her övgüye lâyıktır” diyebilelim diye anlatıyorum.

***   Gördüklerimden hiçbiri gibi yaratılmış değilim. Yaşayanlardan hiçbirine benzemediğimi cesaretle söyleyebilirim, onlardan daha iyi olmasam bile hiç değilse başkayım.

***   Felsefe tanrıyı bilmektir ve gerçek felsefeyle, gerçek din özdeştir.

***   Bütün bu şeyler ey evrenin Yaratıcısı seni övüyorlar. Ama onları nasıl yarattın? Tanrım, yeri ve göğü nasıl yarattın? Yeri ve göğü elbette ne yerde ne de gökte yarattın. Onları ne havada ne de denizde yarattın, çünkü bütün bunlar dünyaya ait. Evreni de evrende yaratmadın, nitekim var olması için, yaratılması için, bir uzay yoktu. Elinde yeri ve göğü yaratacak malzeme yoktu. Yapmamış olduğun ve bir şeyler yapmak için kullanacağın bu şeyler sana nereden geldi? Bütün bunlar sen var olduğun için varlar demekten başka söz kalmıyor. Şu hâlde konuştun ve her şey var oldu, bir tek sözün her şeyi yarattı.

Arka Kapaktan:

 İlkçağ Hıristiyanlığının en büyük düşünürü sayılan Saint-Augustinus (354-430), Yunan felsefesinin Platoncu geleneği ile Hıristiyanlık öğretisini kaynaştırmaya çalışmıştır. Spekülatif ve mistik eğilimlerin ağır bastığı eserlerinde işlediği en temel sorun Tanrı ve mutluluk sorunudur. Katolik öğretiyle ilgili kuşkularından bir türlü arınamayan Augustinus, bir içe bakış anında, hem içkin hem de aşkın “değişmez ışık” olan Tanrı’yı keşfeder. Ve “anlayayım diye inanıyorum” önermesini benimser.

Düşünce -ve dolayısıyla edebiyat- tarihinin 4 büyük itirafından- diğerleri J.J Rousseau, Gazali ve Tolstoy’a ait- birisi olan bu eser, bir filozofun ruh ve düşünce dünyasının bir anatomisini sunmaktadır bizlere. Felsefi ve tanrıbilimsel düşünüş biçiminin yer aldığı, otobiyografik nitelikli bu kitapta okuyucu, Augustinus’un dehasını görecek ve yüreğinin atışlarını içinde hissedecektir.