KATEGORİLER

Özgürlüğün İslami Yolu

Özgürlüğün İslami Yolu Kategori: Felsefe Din Yazar: Mustafa Akyol Yayınevi: Doğan Kitap Dil: Türkçe Sayfa: 284 Sayfa

 ÖZGÜRLÜĞÜN İSLAMİ YOLU – Mustafa Akyol / DENEME – Toplum / Din

Yazara ve konuya hiç ilgimiz yokken yine bir kitap okuru dostumuzun ısrarlı tavsiyesi üzerine başladığımız  ve bitirdiğimizde  ´´İyi ki okumuşuz´´ diye düşündüğümüz bilimsel bir eser. Okunması ve kitaplıkta kaynak eser olarak  bulundurulması gerektiği düşüncesindeyiz. İslam tarihinde iki ana akımın farklılıkları ve birbirleri ile olan uğraşlarını kısa ve olabildiğince akıcı anlatılan, kaynakcalı bu bilimsel eserin okunmasının bugünkü olayları daha sağlıklı yorumlamaya katkı da bulunacağını düşünüyoruz. Her evde okunması ve her kütüphane de bulunması gereken baş vuru kitabı. ´´Bitirdiğimde olaylara bakışımı değiştirmeyecekse o kitabı okumak neye yarar´´ diye bahsedilen nadide eserlerden biri. Yazara emeği için, okur dostumuza önerisi için teşekkür ederiz.   www.neokur.com/kitap/136759/ozgurlugun–islami–yolu ve www.kitapyurdu.com/kitap/ozgurlugun–islami–yolu/316247.html adreslerinde farklı okur yorumlarına göz atmak isteyebilirsiniz.

www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/ www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos

Kitaptan : *** Eleştiri ve alaya öfkeyle tepki vermeye yatkın olan Müslümanlar, bu tavrın kendilerini
sadece olgunlaşmamış ve öz güvensiz kişiler olarak resmedeceğini görmeliler.
Buna karşın şayet tepkileri ağırbaşlı ve akılcı olursa, İslam’a çok daha iyi bir şekilde
hizmet etmiş olacaklardır.
Unutmamak gerekir ki, bir dinin gücü, muhaliflerini susturma gücüyle ifade bulmaz.
O dine inananların ahlaki erdemleri ve entellektüel kapasitesiyle ifade bulur. (Sayfa 221)

***Özgürlük, her bireyin, kendi tercih ve kararlarıyla, doğru ve yanlışlarıyla şekillenen dolu bir hayat yaşamak için ihtiyaç duyduğu zemindir.
Ve hatta özgürlük, her bireyin, Allah’ı bulmak için yürüyeceği yoldur. (Sayfa 223)

***Bu öğreti (Mutezile ekolü), dünyanın insanların ‘’tercih etme hakkına’’ sahip olduğu özgür
bir yer olması gerektiği sonucuna götürdü.

Onlara göre, bütün dünya insanların hakiki imanı kabul edip etmeyeceklerinin imtihan
olunduğu bir ‘’imtihan yeri’’ olarak görülmeliydi.

‘’Dinde zorlama ve baskı yoktur’’ ayetinin de işaretiyle , iman, ancak hakiki bir tasdikle,
yani ‘kalbin bir eylemiyle’ gerçekleşebilirdi.

Öyleyse, insanlar, iman edebilmek için, önce ‘’din konusunda tercihte bulunabilme’’
özgürlüğüne sahip olmalıydılar. (Sayfa 73)

***Kur’an kumarı, faizi, içkiyi, leş ve domuz eti yemeyi ve putlar için kurban edilmesini
haram kılmıştır.
Ayrıca Müslümanlara günde beş vakit namaz kılmalarını, Ramazan ayında oruç
tutmalarını, ömürde bir kez hacca gitmelerini, fakire zekat vermelerini ve buna benzer
yükümlülükleri yerine getirmelerini emretmiştir.

...Fakat çok ilginçtir ki, Kur’an bu dünyada söz konusu günahlara yönelik bir ceza
belirlememiştir.
Kur’an’da spesifik olarak ceza öngörülen günah dörttür; hırsızlık, haydutluk,
(İftira) zina iftirası ve zina.. Ve bu günahlara bedeni cezalar tayin edilmiştir.

...Az önce sözünü ettiğimiz dört günah,Kur’anda ceza önerilmeyen günahlardan
kategorik olarak farklıdır.
Çünkü bu günahlarda Allah hakkıyla beraber, kul hakkı da çiğnenmektedir.
Başka bir ifadeyle, birine bir zulüm yapılmaktadır.

Kur’an sadece ‘’insanların haklarını’’ çiğneyen günahları (yani suçları) cezalandırmaktadır.
Allah’ın haklarını çiğneyen günahların sonuçları, hesabı öbür dünyada görülmek üzere Allah’a bırakılır. (Sayfa 208)

Arka Kapaktan :

Mustafa Akyol, İslam düşüncesindeki "bireyci" ve "hürriyetçi" damarı gözler önüne seriyor ve özgürlükçü bir İslam´ın mümkün olabileceğini gösteriyor.

"İstanbul´daki en parlak zihinlerden biri." –Fareed Zakaria, CNN

"Çok cesur ve zarif bir Müslümanca özgürlük müdafaası." –Financial Times

"Türkiye´de ve İslami Ortadoğu´da liberal demokrasi imkânları üzerine çok orijinal bir yorum."

Wall Street Journal–Mustafa Akyol, 2011´de İngilizce yayımlanan ve Türkçe baskısı için gözden geçirdiği kitabında Müslüman dünyadaki "özgürlük açığı"nı ele alıyor. Ve şu kritik soruyu soruyor: Müslüman dünyadaki otoriter rejim ve akımlar, İslam´dan değil de, acaba dünyanın bu kısmında kökleşmiş siyasi kültürler ve sosyal yapılardan kaynaklanıyor olabilir mi? Başka bir ifadeyle, acaba otoriter Müslümanlar, hasbelkader Müslüman olmuş otoriter insanlar mı?Tüm dünyayı ilgilendiren bu temel sorunun ardından, İslam düşüncesindeki "bireyci" ve "hürriyetçi" damarı gözler önüne seren Akyol, okurlara özgürlükçü bir İslam´ın pekâlâ mümkün olabileceğini de gösteriyor.