KATEGORİLER

Orta Zekalılar Cenneti

Orta Zekalılar Cenneti Kategori: Deneme Yazar: Zülfü Livaneli Yayınevi: Doğan Kitap Dil: Türkçe Sayfa: 461 Sayfa

 ORTA ZEKALILAR CENNETİ - Zülfü Livaneli / DENEME

Orta Zekalılar Cenneti aslında 90´lı yıllar ile 2010 yılları başlarına ait yazılardan derlenmiş.  Entellektüel bilginin artması adına keyifle okunacak makalelerden oluşmuş bu esere yazarın tüm diğer kitapları gibi kütüphanemizde yer verdik. Deneme türüne az çok yatkınlığı olan okurlara öneririz.   beydaninkitapligi.blogspot.com.tr/2015/12/zulfu-livaneli-orta-zekallar-cenneti.html  veya oguzuraz.blogspot.com.tr/2016/04/orta-zekallar-cenneti-zulfu-livaneli.html adreslerinde kitapla alakalı okur yorumları okuyabilirsiniz.

Kitaptan: ***   Bazıları da belli bir olgunluğa erişince, kendilerini beğendirmeye çalışmaktan vazgeçer ve dünyayı daha rahat bir gözle seyretmeye başlar. Bu aşamada kişinin ´nasıl göründüğü´ sorusu önemini kaybeder; bunu yerine kendisinin ´´dünyayı ve insanları nasıl gördüğü´´ öne çıkar. 

Değeri ölçülmeye çalışılan kişiden, değer ölçmeye geçiş aşamasıdır bu. O kiişi artık yarışta değil, jüridedir. Altın değil sarraftır. Aktör değil yönetmendir. Karatı ölçülen taş değil, kuyumcudur. (Sayfa 56)

***   Yaş insana olgunluk ve bilgelik getirmeli. (Sayfa 57)

***   Bazıları geride bir şeyler bırakacaklar. Bir kitap, bir tablo, bilimsel bir buluş, namuslu bir davranış, bir merhamet öyküsü, bir türkü...Gönlü daha zengin olanlar, ´´Bu dünyadan gider olduk / Kalanlara selam olsun !´´ diyecekler ve bu insan çığlığı yankılanacak kulaklarda. 

Bencilliğin kör kuyularında boğulanları ise torunları bile hatırlamayacak. (Sayfa 58)

***   Türkiye´nin Batılı olması, kendi kültürünü korumasıyla mümkün olacaktır. 

Dünyada başarıya ulaşmış ´´taklit ülke´´ yoktur. (Sayfa 90)

***   Yasaya uygun olmayan hayat değişmez ama hayata uygun olmayan yasa değişir. ´´Aslolan hayattır.´´  (Sayfa 124)

***   İlişkilerimizde göçebe kurallarına uyar. Çünkü dostluk bir yerleşik düzen işidir. Bir yerde uzun süre oturan insanlar, kendilerinden sonraki kuşaklar adına da komşularıyla uzlaşmak ve iyi geçinmek zorundadırlar.Çünkü bir ömrü beraber geçireceklerdir. Çocukları, torunları da birlikte yaşayacaktır. Oysa göçebenin dosta ihtiyacı yoktur. Bir gün rastladığı adamı, ertesi gün görmez bile. (Sayfa 146)

***   Bilimin sustuğu noktada şiir başlar ve evrenin gizli kapıları şiirle açılır. (Sayfa 160)

***   Benim tek pusulam vicdandır.
Vicdanı olmayan her insan Nazi´dir. (Sayfa 166)

***   Sürüden ayrılmanın, birey olmanın ve kendi kafasıyla düşünmenin en önemli göstergesi ise okumaktır. Hitler´in Propaganda Bakanı Goebbels bu yüzden, ´´Kültür sözünü duyduğumda elim tabancama gidiyor!´´ demiştir. Siz bu yazıyı okuduğunuza göre, her devrin Goebbels´lerinin hışmına uğramaya aday, kendi kafasıyla düşünen insanlardanssınız demektir. (Sayfa 206)

***   Birtakım çevreler salt Türk oldukları için gurur duyarken, bazıları Türk olmaktan utnaç duyduğunu fisıldıyor.

Aslında iki tutum da yanlıştır.

İnsan bir ulusa mensup olduğu için ne gurur duyabilir, ne de utanç ! Bireyi bağlayan, kendi eylemleri ve hayata karşı duruşudur. Bir ulus kahraman da çıkarır, katil de, bilim insanı da sapık da! Önemli olan, kişisel namus ve birikimdir. (Sayfa 295)

***   Müzik ezelden ebede giden suskunluğu yırtma çabasıdır ama sessizliğin sesinden daha güzel bir müziği kimse yazamadı şimdiye kadar.

Bayreıuh Festivali´nde Wagner´i anarken, günbatımında bütün borular Si notası üfleyerek selamlar dünyayı. Çünkü yerkürenin dönerken çıkardığı sesin notası Si´dir ama biz bu sesi duyamayacak kadar kirlettik kulaklarımızı. (Sayfa 358)

Arka Kapaktan :

1991 yılında yayınlanan Orta Zekâlılar Cenneti ile 2010 yılında yayınlanan Sanat Uzun, Hayat Kısa’dan derlenen yazılar elden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor.

“Orta Zekâlılar Cenneti’ni yazdığım yıldan bu yana, Türkiye’de ve dünyada çok şey değişti ama gözlemlerime göre ‘orta zekâlı’ların iktidar alanı daha da genişledi, neredeyse başa çıkılmaz bir ortak paydaya dönüştü. Toplum kaliteyi –deyim yerindeyse– kusmaya başladı, iyiliğin yerini kötülük, temizliğin yerini pislik, hakkın yerini haksızlık, kibarlığın yerini kabalık, ahlakın yerini ahlaksızlık alma yolunda epey ileri gidildi.

Ne olup bittiğini anlamamıza destek verebilecek böyle bir kitabı yeniden yayınlarken, iki ayrı kitaptan, yani Orta Zekâlılar Cenneti ile daha sonra yayınlanmış olan Sanat Uzun, Hayat Kısa’dan bir derleme yapmayı ve birlikte sunmayı istedim. İçimden öyle geldi. Umarım okurlar bunu uygun karşılarlar.”
Ömer Zülfü Livaneli