KATEGORİLER

Kitapsızlar

Kitapsızlar Kategori: Deneme Yazar: Erol Yılmaz Yayınevi: Phoenix Dil: Türkçe Sayfa: 200 Sayfa

Türk´ün Okuma İle İmtihanı KİTAPSIZLAR – Erol Yılmaz / DENEME

Kitabın, toplumun ihtiyaç listesinin 235. sırasında yer alması ne kadar acı. Bu acıyı ruhunda hisseden ve ´´Rahatları rahatsız etmeye´´ niyetli insanlardan biri olan yazarın kısa makaleler halinde kaleme aldığı kitap, hem kolay okunuyor hem de okuma hakkında gerçeğe dayalı ´Acı´ bilgiler paylaşıyor. Öncelikle, okuma konusunda yol almış, edebiyatçı,öğretmen,blog yazarı, kitap kurdu olduğunu ifade eden herkesin okumasını önereceğimiz bir kaynak eser. Hatırdan çıkarmamalı , kitabın genel ihtiyaçlar listesinin 235. sırasında bulunan bir toplumda ne bizim ne de çocuklarımızın huzurlu ve tatminkar bir hayat yaşaması o kadarda kolay değil.

kacakyolcu.com/turkun-okuma-ile-imtihani/ linkinde bu değerli çalışma hakkında biraz daha detaylı yoruma göz atmanızı öneririz.  www.on5yirmi5.com/133672 tıkladığınızda yazar ile okuma alışkanlığımız üzerine yapılmış söyleşiyi bulacaksınız. 

www.facebook.com/Kitap-Okumak-%C4%B0ster-misin-327927040637181/  www.youtube.com/watch

*** Bir Japon bir yılda 25 kitap okuyor.
Bir İsveçli yılda 10 kitap okuyor.
Bir Fransız yılda 7 kitap okuyor.
(Sıkı durun) 6 Türk yılda ancak bir kitap okuyor!

*** Okuyucuların okuma alışkanlıklarına baktığımız zaman tek tipleşme görüyoruz. En çok satılan
kitapların arasında artık düşünce kitaplarına rastlanmıyor. Bu durumda şu soru akla geliyor,
“Gerçekten insanların bir davası kalmadı mı, nitelikli kitap, tüketicinin haz ve hız isteğine cevap
veremiyor mu?”… Bugünün okuruna tüketici mi, okur mu demeli?

- Türkiye’de demokrasi olması gereken düzeyde değil. Bunun temel sebeplerinden birisi de, yaşadığımız açık veya örtük darbeler. Mesela, 1980 darbesini yaşamış biri olarak söylüyorum, bu ülkenin üstünden silindir gibi geçti 12 Eylül Darbesi… Ondan önce, sağ olsun sol olsun, insanların bir davası vardı. Buna İslamcı deyin, devrimci deyin, ülkücü deyin… O zaman insanlar ellerinde kitap olan, birtakım fikirler üzerinde tartışan ülküsü, ideali olan insanlardı. 1980 Darbesi’nde ne kitaplar atıldı, ne kitaplar yakıldı… O dönemlerde kitap tek kelimeyle bir suç unsuruydu. Kitabın yazarının kim olduğu veya içeriği, ideolojisi ne olursa olsun, eğer darbecilerin hoşuna gitmediyse vay geldi başınıza. Öyle olduğu için de yüzlerce, binlerce kitap yakıldı o dönemde.

Kısmen devam ediyor şimdi de…

*** Evet, bir kütüphaneci ve kitapsever olarak, üzülerek ifade edeyim ki, ülkemizde kitaba hak ettiği değer verilmiyor. Bunun belki de tek istisnası, kutsal kitabımız.

Değer verilmesi bir tarafa, çeşitli suç örgütleriyle ilgili haberler bağlamında ve “örgütsel doküman” ifadesi eşliğinde, kitapların suç aletleriyle birlikte resmedildiğini görüyoruz yıllardır televizyon ekranlarında.

Özellikle açık ve örtük darbe dönemlerinde kitaplar suç unsuru olarak kabul edildiği için, pek çok kitabın yakıldığını biliyoruz. Üstelik bu durumun sadece o dönemlere özgü olmadığını en acı şekliyle hatırlıyoruz.

Bu bağlamda, ülkemizde kitabın değer görmesi bir tarafa itibarsızlaştırıldığını söylememiz gerekiyor.

 

Arka Kapaktan ; 

 Bir ülke düşünün ki, sokaktaki adamdan siyasetçisine kadar, ´bilgi toplumu´ndan ´bilgisayar toplumu´nu anlıyor olsun.Kütüphane denildiğinde, sıkıcı mekânlar; kütüphaneci denildiğinde, kitapların tozlarını alarak raflara dizen asık suratlı, gözlüklü ve topuz saçlı kadınlar; kitap denildiğinde ise, iyi niyetli yaklaşımla, ders kitabı ya da olumsuz anlamda, suç unsuru akla gelsin.Gelişmiş dünyada, "halk üniversitesi" unvanıyla taçlandırılan halk kütüphanelerinin, devletin sırtında yükmüşçesine yerel yönetimlere "yıkılmaya" çalışıldığı; okul kütüphanelerinin, adı var kendi yok kütüphaneler şeklinde olduğu; üniversite kütüphanelerinin ise, kampüs içi yol kaldırımlarından dahaaz öncelikli kabul edildiği bir ülke düşünün.O ülke ki, "ben de okumak istiyorum ama zamanım yok" yalanına sığınan insanları, günde ortalama altı saat televizyon izliyor olsun....Böyle bir ülke, acımasız bir rekabetin yaşandığı uluslararası devler liginde nasıl yer alır ve lider ülke konumuna nasıl yükselir?(Tanıtım Bülteninden)