KATEGORİLER

Ah Kendime Bir Kulak Versem

Ah Kendime Bir Kulak Versem Kategori: Bireysel Gelişim Yazar: Jacques Salome Yayınevi: Sistem Yayıncılık Dil: Türkçe Sayfa: 425 Sayfa

AH KENDİME BİR KULAK VERSEM - Jacques Salome & Sylvie Galland / BİREYSEL GELİŞİM

Psikolog yazarlar tarafından yazılan kitap hayatın içinde bir çoğumuzun defalarca yaşadığı iletişim kazalarına düşmemenin yol haritasını vermekte. İki bilim insanı tarafından ortaya çıkarılan kitap bu alanda kaynak arayanlara önerilebiilir.

 mutlulukhaberleri.wordpress.com/tag/ah-kendime-bir-kulak-versem/ veya www.kitapyurdu.com/kitap/ah-kendime-bir-kulak-versem-/48794.html&filter_name=ah%20kendime%20bir%20kulak%20versem  adreslerinde bir çok okur yorumları kitapla ilgilenenlere bilgi verecektir.

 

www.youtube.com/user/KitapOkumak/videos  www.facebook.com/www.kitapokumakistermisin/

Kitaptan: *   … Oysa küçük çocuklar başkasının mevcudiyetine rağmen yalnız olabilme yetisini annelerinin yanında geliştirirler. Annelerinin her an çağrılarına kulak vereceğinden emin olarak tek başlarına varolabilir, hayal kurabilir veya oynayabilirler. Her ne kadar akla aykırı gelse de, annelerinin varlığından haberdar oldukları için onu unutabilecekleri bir alan yaratırlar kendilerine. Bu alanda kendilerini annelerinden uzaklaştırabilirler, çünkü onu kaybetmeyeceğini bilirler.

*   Sakinleştirici ilaç tüketicilerinin çoğu kadınlardır (%66 – %70). Psikotropik ilaçlar (antidepresanlar, ağrı kesiciler vb.) evlilik içi şiddete maruz kalan kadınlara erkeklerden daha sık salık verilir. Bu ilaçlar kadınları sakinleştirir ve kurban rollerini sürdürmelerine olanak sağlar. Sakinleştiriciler, ilişkideki sorunu – yalnızlığı ve çaresizliği – gizlemek için yapıştırılan yara bantlarına benzerler.

Arka Kapaktan:   Akıcı, sağlıklı, doyum veren bir iletişimi özlemeyenimiz var mıdır? Yanıt çok açık, değil mi? Oysa yaşadığımız hemen her zorluğun, rahatsızlığın ardında yanlış anlamalara, düş kırıklıklarına, derin yaralara yol açan iletişimsizliği buluyoruz. Başkalarıyla, kendimizle, yaşamla iletişimimiz çoğu zaman büyük bir bölümü kireçlenmiş bir borudan akmaya çalışan bir suyu andırıyor.

Dile getirilemeyen istekler, korkular, yansıtılan talepler, maruz bıraktığımız ya da bırakıldığım manipülasyon kol geziyor hayatlarımızda. Kendimizi karşımızdakinden ayırt edemiyor, başkalarının aynasında benliğimizi yitiriyor ya da onları adı konamamış boşluğumuzda yitiriyoruz...

Durum bu kadar mı umutsuz? Hiçbir şekilde! Bir bilgenin güzel öğüdündeki gibi: Karanlık bir odaya girdiğimizde oraya buraya çarpıp yara bere içinde kalmamak için eşyaların yerlerini bin bir zahmetle ezberlemek yerine, ışığı yakın!

Bu kitap tam da bunu yapıyor. Değişmez kabul ettiğimiz pek çok iletişim güçlüğü ve beraberinde getirdiği ağır yüklere farkındalığımızı açarak ışık tutuyor. Çözümün oracıkta, yanı başımızda olduğunu gösteriyor. Bunun ardından bize düşen, yolumuza el yordamıyla değil, çevremizi ve önümüzü görerek, güvenle devam etmek...