KATEGORİLER

Sen. Ben Ve Aramızdaki Her Şey

Sen. Ben Ve Aramızdaki Her Şey Kategori: Bireysel Gelişim Yazar: Mehmet Z. Sungur Yayınevi: Goa Dil: Türkçe Sayfa: 269 Sayfa

SEN, BEN ve ARAMIZDAKİ HER ŞEY – Mehmet Z. Sungur / KİŞİSEL GELİŞİM – Psikoloji

Evliliğinize yani geleceğinize yatırım yapmak istiyorsanız bu kitaba zaman ayırmanızı öneririz. İlk 80 sayfaya kadar durağan gidiyor ancak ondan sonra elinizden bırkamayacağınız bir kimliğe bürünüyor. Bilim insanlarının kitaplarında bir macera romanı sürükleyiciliği beklememek gerekir. Kendinize, eşinize, yuvanıza emek verin, hiç bir probleminiz olmasa dahi bu kitaba zaman ayırıp, okuyun, kendinizi değerli kılın deriz. Biz okuduk, beğendik ve gelecek nesillerimizin okumaları için kütüphanemize koyduk.

www.kitapokumakistermisin.com

Tanıtım Bülteninden :

 Kendisine yatırım yapmış olan insanların önemli bir kısmını hayalkırıklığına uğratmış olması evlilik kurumunun halen dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu olmasına engel olmuyor. Ömrünün kısa olması, geçici bir görme kusuru olduğunun bilinmesi hatta karşılık bulumadığında tarifsiz acılara neden olabilmesi tekrar tekrar aşık olmayı engellemiyor. Yıllarca emek verilmiş bir ilişkinin varlığı ve bu ilişkiye verilen önem ise sadakatsizliklerin yaşanmasını engelleyemiyor. Her şeye rağmen hepimizin yaşantısının içinde olabildikleri için her üç deneyimde daha iyi anlaşılması gereken yaşantılar oluyor. “Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey” bu üç deneyimden geçmiş bir çok insandan elde edilen bilgilere dayanarak yazıldı.

Arka Kapaktan :

Acı, onu araştıran ve anlayan herkes için muhteşem bir bilgidir. Acı, yaşama ve yaşadıklarımıza verdiğimiz değeri gösterir. Bir terapi oturumunda ağlayan eşinin gözyaşlarına hiçbir anlam veremediğini söyleyen ve "Ben hiç ağlamadım," diye övünen birine, "Sizin için çok üzüldüm," demiştim. "Niye?" diye sorduğunda ise, "İnsanın yaşamında ağlayacak kadar değer verdiği hiçbir şeyin olmaması çok acı verici de ondan," dediğimi hatırlıyorum.

Neredeyse, "Çözüm yoksa sorun da yoktur," biçimindeki aşırı pragmatik bir anlayışın pompalandığı bir dünyada, kim acıyı derinlemesine incelemek ve gösterdiği adresi bulmak ister ki? Bu kitabın bazı bölümleri ve özellikle sadakatsizliğe ayrılan bölümü, kendi acısından öğrenmeyi ve anlam çıkarmayı amaçlayan insanlar için yazıldı... Acı yaşamın kaçınılmazlarından biridir. Ancak acı çekmekten daha da önemli olan Acı Çekmeye Değer Bir Yaşam Öyküsü´ne sahip olabilmektir.

Bu kitap yalnızca sadakatsizlik gibi travmatik yaşantıları daha iyi anlamak ve onları daha az acıyla geride bırakarak yaşama devam etmenin yollarını aktarmak için yazılmadı. İnsan yaşamının vazgeçilmez bir yanılsaması olan aşk ve neredeyse felaket sayılabilecek olumsuz sonuçlarına rağmen halen dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu olarak ayakta kalmayı başaran evlilik de, bu kitabın konularından bazıları oldu. Evlilik, Abd ve İngiltere gibi birçok ülkede kendisine başvuranların yarısını hayal kırıklığına uğratan ve iflas ettiren bir kurum. Başka bir deyişle istatistikler, birçok ülkede iki evlilikten birinin boşanma ile sonuçlandığını göstermekte. Eğer bu istatistikler yapacağınız evlilikle ilgili değil de bir iş ortaklığı ile ilgili olsaydı, yani birisiyle iş ortaklığı yapacağınız sırada istatistiklerine çok güvendiğiniz bir arkadaşınız, "İkinizin iş ortaklığınızın yürüme şansı sadece yüzde 50," deseydi hâlâ tüm varlığınızı bu ortaklığa yatırır mıydınız? Ne gariptir ki iş evliliğe gelince insanların yüzde 90´ından fazlası, yüzde 50 yürüme şansı olan bir ortaklığa yatırım yapabiliyor. Bu kitabın bir bölümü de böylesi bir davranışı daha iyi anlamaya ve evliliklerin daha sağlıklı yürüyebilmesi yönünden yapılması gerekenlere ilişkin görüşlere ayrıldı.

Kitabın bir bölümü ise çoğu kez yalnızca politik doğruların konuşulduğu bir dünyada, politik olarak kolaylıkla yanlış anlaşılabileceği için konuşulmaması beklenen kadın–erkek farklarına ayrıldı. Benzerliklerin eşitlikle eşdeğer anlaşıldığı bir dünyada farklılıkları konuşmak cesaret ister. Oysa gerçekte farklılık, eşitliğe aykırı bir kavram değildir. Doğal olarak erkek ve kadına ait genellemeler her türlü genellemenin içerdiği tüm hataları kapsayacaktır. Ancak kitapta sözü edilen farklılıkların en azından bir kısmı bile gerçekse, bu farklılıkları anlamak birlikte yaşamayı kolaylaştırabilir. Bu anlayıştan yola çıkarak, ´Erkekler Mars´tan, Kadınlar Venüs´ten mi?´ başlığı altında farklılıkları mizahla yumuşatarak aktarmaya çalışan bir bölüm eklendi kitaba. Bu bölümün okuyucuları eğlendirirken bir yandan da düşündürebileceğini umuyorum. –Prof. Dr. Mehmet Sungur–