Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

AZINLIĞIN ZENGİNLİĞİ HEPİMİZİN ÇIKARINA MIDIR? - Zygmunt Bauman / SOSYOLOJİ

Yoksulluğun olduğu yerde hiç kimsenin sofrasında ki ekmek temiz değildir. Yoksulluk gerçekte sadece yoksulların değil tüm ülke ve hatta tüm insanlığın sorunudur. Yoksulluğu gideremeyen, gelir adaletsizliğini düzeltemeyen toplumlar demokrasi yolunda olduğu gibi sanat, edebiyat, araştırma, geliştirme, teknoloji ve bilim, hülasa hayatın tüm alanlarında geri kalırlar. Usta yazar ve bilim insanı bu küçük ma çok değerli çalışmasında şu anda dünyada mevcut sistemin nasıl zengini daha zengin, yoksulu nasıl daha yoksul kıldığını teşhis ve teşhir edip ciddi ve anlamlı eleştirel bir bakış getirmekte. Tahmin edersiniz ki okunması çok kolay değil ancak okunup kitaplıkta yer verilmesi gereken bir kitap. Arzu ederseniz bu çalışmadan hareketle hazırlanmış belgesel dizisini de izleyebilirsiniz.


javascript:ntrTemp(); veya javascript:ntrTemp(); adreslerinde bu bilimsel çalışma üzerine yapılmış okur yorumlarına bakmak isteyebilirsiniz.

Arka Kapaktan: Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre, yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması, daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır. Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle, bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla, aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor. Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor: Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor?

İşin daha garip, belki de daha vahim yanı ise şudur: Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız, kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı, bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı. Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz. Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18. yüzyılda şöyle diyordu: "Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken, fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir."

Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman´ın kaleme aldığı bu kısa kitap, işte bu gibi sorulara yanıt arıyor. Bauman, söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.