Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Tutsak Güneş

Tutsak Güneş

TUTSAK GÜNEŞ - Ayşe Kulin / ROMAN

George Orwell´in 1984´ü gibi dispotik bir roman. Bu türden hoşlananların elden bırakmadan okuyacağı bir roman olmuş. İlk defa okuyacaklarında ilgisini çekeceğini düşünüyoruz.

benolmedenkitap.blogspot.com/2015/12/tutsak-gunes-ayse-kulin.html veya sizvebiz.blog/ayse-kulin-tutsak-gunes-gelecek-nasil-gelecek-dersiniz/ linklerinde kitabı okuyan farklı blogerlardan kitap hakkında daha fazla yorum ve alıntı okuyacaksınız.

^*** Torpilli çocuklar halkın üstün zekalı çocuklarının hakkını yemeğe devam ederlerse,ilerde bir gün koca ülke,aptalların yönetiminde kalacak. (Sayfa 28)

*** Robottan farksızlar. Ne kadar az şey biliyorlar ve nasıl her söylenene inanıyorlar...Neden? Çünkü düşünmemeleri, sorgulamamaları, ne söylenirse onu yapmaları için her yola başvuruluyor. (Sayfa 99)

*** Uluhan´ın başdanışmanlarından biriydi. Saray kendi adamlarına laf gelsin istemez. Mesela bakanlardan birinin oğlu bir trafik kazası yapmış, bir kadının ölümüne sebep olmuştu. Bir sabah medyada bir flaş haber... ertesi günü kapandı gitti olay. Ne şikayet eden oldu ne bir şey. Susturdular aileyi, her ne yaptılarsa. Iktidar böyle bir şeydir kızım, fazla güç insanı ahlakından da eder, aklından da. (Sayfa 150)

*** Her devletin pis işleri vardır. Suçları, cinayetleri, yasa dışı işleri, sırları... Malek, işte o sırları bildikçe, o suçlara bulaştıkça, dokunulmazlık zırhı kalınlaştı, eli güçlendi. (Sayfa 223)

*** Kimse hakkını aramıyor, kimse maruz kaldığı haksızlığı şikayet etmiyor, kimse eğer yönetimde bir yakını yoksa, mahkemelerde dava kazanamıyor, ihale kazanamıyor, piyango bile kazanamıyor. Oysa bir cesaret edip hesap sorsa , Saray´da dönen işlere itiraz etse, arkası zincirleme gelecek ama işte bu tehlikeyi öncelemek için insanları birbirlerini gammazlamaya alıştırıyorlar.Neredeyse her kişi bir diğerinin casusu...(Sayfa 255)

*** Benim saf kızım! Bizim ülkenin zengini vergi ödemek istemediği için, yoksul halk dolaylı vergi ödüyor ve bu dünyadaki en pahalı petrolü, en pahalı suyu tüketiyor. Kazık yediği­

nin farkında bile değil. (Sayfa 308)

*** Bir gün mutlaka, özgür bir hukuk devletin de yaşamayı başaracağız. (Sayfa 440)

.

Arka Kapaktan:

"Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı."

Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke… Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, "Gökcisim" denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır.
Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar… Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş´te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikayesini anlatıyor.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.