Youtube Google+ Instagram Twitter Facebook

Divan

Divan

Kendini tanımak isteyenler için psikolji bilimi ışığında yazılmış çok güzel bir eser. Kitabın ilk yarısı ağır ilerlemesine rağmen, ikinci yarısından sonra olaylar ve tahlilller çok daha akıcı ve etkileyici bir şekilde ilerlemekte, bitime yaklaşırken çok kalıcı vurgular yapmakta. Bitirdiğinizde iyi ki okumuşum diyeceksiniz. Yazarın bilim insanı olması ve her paragrafında bilimsel titizlik ve dikkatle yazılmış olması eserin edebi yönünün biraz zayıf kalmasına yol açmış gibi görülebilir. Emek isteyen ancak verilen emeğe fazlası ile cevap veren bir eser. Bu kitabı okuyan yazarın "Nietzche Ağladığında" isimli eserini ya okumuş ya da okuyacaktır kanaatindeyiz.

www.kitapokumakistermisin.com

Arka Kapaktan

Daha önce yayımladığımız Nietzsche Ağladığında kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir ´kült´ romana dönüştü. Bunun gibi yoğun metinlerde pekrastlanmayan bir ilgiyle karşılaşarak büyük övgüler aldı. Aynı yazarın hayranlarınıhayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Divan.Yine yoğun, şaşırtıcı ve sürükleyici...

ZAMAN

Tam bir iletişim bombardımanına maruz kalırken en yakınımıza bile dokunmakta sorunlar yaşadığımız modern zamanlar. Bütün mahremiyet dengelerinin bozulduğu, ´özel hayat´ tecavüzcüleri ve teşhircilerle dolu bugünün dünyası.

MEKÂN

Psikiyatrist ve hastanın birbirlerine açıldıkları, birbirlerini teslim almaya çalıştıkları, yalan söyledikleri, seviştikleri bir tür mahremiyet koltuğu: Divan.Ya da ´oyun yeri´.

AKTÖRLER

Sahicilik ve samimiyet arayanlar. İçi acıyanlar. Dokunma ve konuşma yeteneğiniyitirenler. Kendisiyle yüzleşmeyi beceremeyenler. Tanrı arayanlar. Yalnızlar.Dolandırıcılar. Ve zamanımızın vazgeçilmezleri arasındaki yerlerini giderek sağlamlaştıran psikiyatristler.

KONU

Yakınlarımızla yaşayamadığımız mahremiyeti bir kurum olarak paylaşan psikiyatristlerin ne ölçüde sahici ve samimi oldukları. Psikiyatrist ve hastasıarasındaki mahremiyetin sınırları; seksin terapideki (varsa) yeri. Hayal ve hakikatilişkisi. En mahrem sırlarımıza vakıf olan psikiyatristlerin bu ´mahrem yükler´i taşırken kendi mahremiyetlerindeki dalgalanmalar karşısında nasıl tökezledikleri.Genç bir hekim, Amerikan Psikiyatri Birliği´nin başkanlığını yapmış, şimdi ise hastasıyla cinsel ilişkiye girmekle suçlanan bir meslektaşını sorgulamakla görevlendirilir. Suçlanan psikiyatrist, katı kurallara dayalı hasta-hekim ilişkisinin aşılmasını savunmaktadır: ´Benim tekniğim, her türlü tekniği bir yana bırakmaktır´der. Genç hekimin tüm yaşamını değiştirecek olan bu görüşmeyle birlikte sevgi, hakikat, teori, otorite, benlik, doğruluk, para, statü, kibir, hınç... ve yalan üzerine, ´içeriden anlatılan´ bir yolculuk başlar.

Bu kitap için daha önce yorum veya alıntı yapılmadı.
Yorum yapabilmek veya alıntı yayınlayabilmek için üye olmanız veya üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bu kitabı sistemimizden emanet olarak alıp okuyan bir üyemiz yok.

Bu kitabı favorilerine ekleyen bir üyemiz yok.